Karadoru-Karaköy (Çanakkale) arasındaki Pb-Zn-Cu Cevherleşmelerinin Jeolojik ve Jeokimyasal Özellikleri


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Süleyman Demirel Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2010

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Didem Kıray

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Mustafa KUŞCU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Çalışma alanı, Çanakkale - Yenice çevresinde bulunmaktadır. Çalışma alanında en altta Karbonifer - Triyas yaşlı Karakaya formasyonu yer alır. Karakaya kompleksinin en alt tektonostratigrafik birimi olan Nilüfer birimi egemen olarak metabazik kayaçlardan oluşmaktadır. Nilüfer birimi üzerinde kireçtaşları, spilitik bazalt, diyabaz ve arkozik kumtaşlarının hakim olduğu Hodul birimi yer alır. Karakaya Kompleksine ait birimleri Oligosen yaşlı Karadoru granitoyidi kesmektedir. Karadoru granitoyidi ile Karakaya kompleksine ait Nilüfer ve Hodul birimleri arasında kontak metamorfizma ve skarn zonları gelişmiştir. Kontak metamorfizmanın albit - epidot hornfels ve hornblend hornfels fasiyesine kadar ilerlediği görülmektedir. Skarn zonunun ise tipik granat - epidot skarn türünde geliştiği görülür. Karadoru granitoyidi kayaçlarını yine Oligosen yaşlı Çan volkanitleri uyumsuz olarak örter.Çalışma alanında Pb-Zn-Cu cevherleşmeleri, Triyas yaşlı Karakaya formasyonu içerisinde yer alır. Cevherleşme Karaköy, Peynir Deresi ve Karaköy mevkiilerinde gözlenir. Cevherleşme damar şeklinde Karakay formasyonunu keserek gelişmiştir. Mineral parajenezini galen, sfalerit, pirit ve kalkopirit cevher mineralleri ile limonit, hematit, kuvars, kalsit ve klorit oluşturmaktadır.Analiz sonuçlarına göre Pb-Zn-Cu cevherleşmelerinde Sb/Bi oranı 0.01 - 0.06 ppm arasında değişmektedir. Bu cevherleşmelerden alınan ?34S değerleri galen örneklerinde ? -4.0 ile -1.7 aralığında, piritlerde ? -3.9 ile -1.7 arasında değişen değerlerdedir. Değerlerin dağılımının sıfıra yakın olmalarına dayanarak kükürtün kökeninin mağmatik hidrotermal olduğu söylenebilir.Pb-Zn-Cu cevherleşmelerinin damar şeklinde epijenetik yataklanması, iz element içeriklerinin yüksekliği ve ?34S izotop oranlarının sıfıra yakın olması cevherleşmenin mağmatik hidrotermal kökenli olduğunu destekler niteliktedir.