Avrupa Birliği Uyum Sürecinde Türkiye'deki Sivil Toplum Kuruluşları


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Süleyman Demirel Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Yönetimi Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2007

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Olcay Karakuş

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Yüksel METİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tezin amacı, Türkiye'deki STK'ın gelisimine Avrupa Birligi uyum sürecinin etkisini incelemektir. Bu konuyu tahlil edebilmek için Avrupa Birligi'nde ve Avrupa tarihinde sivil toplum ve STK'ların gelisiminin ve bugünkü konumlarının yeterince anlasılması ve açıklanması gerekmektedir. Sivil toplum ve STK'ların tarihsel ve teorik olarak Avrupa'da dogup gelismis kavramlardır. Bugün sivil toplumun Avrupa'nın geleneksel toplum tipi oldugunu söyleyebiliriz. Bu nedenle bugün Avrupa Birliginde sivil toplum ya da STK'lar çogunlukla sadece gelismekte olan ülkelere yönelik olarak gündemdedir. Bugün Avrupa Birliginde konu agırlıklı olarak aday ülkelere yönelik olarak bu ülkelerde STK'ların olusturulması ya da gelistirilmesi gerektigi üzerinde çalısmalarla birlikte anılmaktadır. Türk tarihinde sivil toplumun ya da sivil toplum degerlerine sahip kurulusların olmadıgını söylemek tam olarak dogru degildir. Ancak Avrupa'daki gelisimi düsünüldügünde STK'ların en önemli özelliklerinden biri olan yönetim karsısında görece özerk olmak özelligi Osmanlı döneminde varlık göstermis olan STK benzeri kuruluslar için söz konusu oldugunu söylemek zor görünmektedir. Yani bu kurulusların devlet karsısında bagımsız olduklarını söyleyemeyiz. Bu nedenle Osmanlıdaki bu yapılar, islev olarak STK sayılabilecek olsalar da bugünkü anlamda STK sayılmamaktadırlar. Avrupa Birliginde Avrupa çapındaki STK'lar aday ülkelerle olan iliskilerde kendi alanlarında faaliyet gösteren STK'ları görmek istemektedirler. Ayrıca birlik içinde birçok kararın alınmasında STK'lara danısılmaktadır. Bu nedenle STK'lar özellikle aday ülkelerin uyum süreçlerini hızlandırmakta oldukça etkili olabilmektedirler. Sonuç olarak, Türkiye'de sivil toplumun ve STK'ların gelistirilmesi geregi her zaman gündemde olmustur. Türkiye'de de özellikle Helsinki sonrası süreçte Avrupa Birligi uyum süreci nedeniyle bu alanda daha köklü iyilesmeler görülmeye baslanmıstır. Bunu ulusal mevzuat degisiklikleri ile de kolaylıkla takip edebiliyoruz.