2.45 GHZ elektromanyetik radyasyonun, diş gelişimi ve çürük oluşumuna yatkınlık üzerine etkisi ve laktik asit bakterilerinin koruyuculuğunun incelenmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Süleyman Demirel Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Pedodonti Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZÜLFİKAR ZAHİT ÇİFTÇİ
Danışman: Zühal Kırzıoğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmanın amacı, doğum öncesi ve sonrası dönemde maruz kalınan 2.45 GHz elektromanyetik radyasyonun (EMR), ratlarda diş gelişimi ve çürük oluşumuna yatkınlık üzerine etkisinin araştırılması ve laktik asit bakterilerinin mutans streptokoklara (MS) ve çürük oluşumuna karşı koruyuculuğunun incelenmesidir. Çalışmamızda, 24 adet hamile wistar albino rat, deney ve kontrol grubu olarak ayrılmıştır. Deney grubu, hamilelik dönemi ve bu ratlardan elde yavrular ile birlikte laktasyon dönemi süresince 2.45 GHz EMR'ye maruz bırakılmıştır. Her iki gruba ait 8 yavru rattan; 7, 14 ve 21 günlük olduklarında çene örnekleri alınarak, dişlerin gelişimi, histolojik ve immünohistokimyasal olarak incelenmiştir. Takiben, kalan yavrular 7 gruba ayrılmıştır: A-1 ve B1 grubu, karyojenik diyet; A-2 ve B-2 karyojenik diyet ve L. plantarum 167.P6.5; A-3 ve B-3, karyojenik diyet ve L. rhamnosus M17-10.2; ve B-4, normal diyet. B-4 grubu dışındaki yavrular, Streptococcus sobrinus suşu ile enfekte edilmişlerdir. 8 haftalık çalışma süresince, MS sayımları gerçekleştirilmiş ve çalışma sonunda çürük lezyonları değerlendirilmiştir. Çalışma sonuçlarında; makroskobik, mikroskobik ve immünohistokimyasal olarak incelenen çene örneklerinde, gelişim ve apoptotik aktivite açısından önemli bir farklılığın olmadığı görülmüştür. L. rhamnosus uygulanan tüm gruplarda, MS oranlarının düşük olduğu görülmüştür (p 0.05). Sonuç olarak, günde iki saat 2.45 GHz EMR'ye maruz kalmanın, ratlarda diş gelişimi ve çürük oluşumu üzerine etkisinin olmadığı, özellikle doğal ağız florasından izole edilen laktik asit bakterilerinin, MS ve çürük oluşumunu azalttığı gözlenmiştir.