Geç Osmanlı Dönemi İstanbul Evlerinin Yeni Mekânı: Salon
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Süleyman Demirel Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Mimarlık, Planlama Ve Tasarım Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Derya DÜZGÜN TOP
Danışman: Hatice Gökçen Özkaya
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Osmanlı İmparatorluğu'nun on dokuzuncu yüzyılında İstanbul evlerinin salonlarına odaklanan bu tez, salonun mekânsal varlığının, buradaki gündelik yaşam pratiklerinin ve maddi kültür öğelerinin İstanbullu seçkinlerin zihninde nasıl üretildiğini ve tüketildiğini Osmanlı'nın basılı yayınlarını kullanarak incelemeyi hedefler. Modernleşme ile paralel olarak, on dokuzuncu yüzyılın ortalarından itibaren sayıları hızla artan basılı yayınlar, halihazırda oluşmakta olan mekânların üretimine ve tüketimine aktif olarak katılmışlardır. Basılı yayınlar mekânı, kimi zaman metinsel kimi zaman da görsel anlatılara dökerek İstanbullu seçkinlerin zihninde tahayyül edilebilir kılmıştır. Salon da böyle bir bilgi aktarımının yaşandığı bu türden mecralarda üretilen ve tüketilen yeni bir mekân olarak İstanbul evlerine dahil olmuştur. Salonun toplumsal olarak üretilen ve tüketilen bir mekân olması dolayısıyla, Osmanlı'nın toplumsal dinamiklerini görünür kılma potansiyeli mevcuttur. Bu bakımdan salon, modernleşme süreçleriyle yakın bir ilişki kurarken Osmanlı'nın ekonomik, siyasi ve sosyal gelişmelerinden bağımsız da düşünülemez. Osmanlı toplumunu oluşturan sınıflar içerisinde, özellikle Müslüman bürokrat burjuvazisi toplumdaki ayrıcalıklı pozisyonlarını korumak ve yükseltmek amacıyla salonu bir tüketim mekânı olarak araçsallaştırmıştır. On dokuzuncu yüzyılda İstanbul'un bu seçkin ailelerinin evlerindeki salon, toplum içinde bir ayrım üretme aracı olarak hem mekânsallığıyla hem sunduğu yeni kullanım biçimleriyle hem de mobilya ve eşyalarıyla kültürel bir saygınlığı ifade eder. Bu bakımdan evin kamusala en çok açılan mekânı olan salon, seçkin ailelerin zenginliğinin, ihtişamlarının ve sosyal katmandaki statülerinin teşhir edildiği, evin en prestijli ve en gösterişli mekânıdır. Seçkin aileler bu mekânın niteliklerini kullanarak toplumsallığın içinde görece alt sınıflara ya da diğer seçkin ailelere toplumsal konumlarını yansıtmışlardır. Osmanlı'nın toplumsal dinamiklerinin içerisinde ayrım üreterek bir tüketim mekânı haline gelen salon, basılı yayınlarda üç farklı konu altında değerlendirilebilir. Tez, basılı yayınlarda üretilen salonun mekânsal organizasyonuna, kullanım biçimlerine ve teşhir edilen eşyalarına dair üretim ve tüketim süreçlerini mercek altına alır ve salona bu üç konu perspektiftinden yaklaşmayı dener. Salonun mekânsal organizasyonlarına ve mimari düzenlemelerine ilişkin araştırmalar konunun ilk adımını oluşturur. Bu araştırmalar salonun divanhane, selamlık, mabeyn, başoda, sofa gibi geleneksel kabul odalarıyla olan ilişkisini ortaya koymaya çalışırken aynı zamanda salonun mekânsal özelliklerinin bir tüketim mekânı olarak seçkin aileler tarafından nasıl araçsallaştığını da gözler önüne serer. Ardından salonun evlere dahil olmasıyla birlikte kullanım biçimleri ve yaşam tarzında da önemli dönüşümler yaşandığından yola çıkarak İstanbulluların gündelik hayatında salonun kimler tarafından nasıl kullanıldığı, bu mekânın hangi davranış kodları ürettiği, kadın-erkek ilişkilerinin nasıl biçimlendiği, modern zaman bilinciyle nasıl programlandığı ve yeni teknik araçların gelişimleriyle beraber nasıl dönüştüğü tez kapsamında ele alınan bir başka önemli konudur. Evlerde salonla beraber dönüşen yaşam tarzı, İstanbullu seçkinlerin habitusu için yeni sınırların inşasına referans verir. İstanbullu seçkin aileler değişen habituslarıyla salonu bir tüketim mekânı olarak araçsallaştırırlar. Çünkü burası, değişen yaşam tarzının ve habitusun diğer seçkinlere sergilendiği, teşhir edildiği adeta bir gösteri mekânıdır. Dolayısıyla tezde, değişen habitusun basılı yayınlarda nasıl üretildiği ve salona nasıl tezahür ettiği görünür kılınmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte, salonda seçkin ailelere prestij sağlayan ekonomik, kültürel, sosyal ve simgesel sermaye üreten mobilya ve eşyalarlar da salonun bir tüketim mekânı olma sürecinde önemli bir potansiyele sahiptir. Salona referans veren mobilya eşyalar da basılı yayınlarda İstanbullulara tanıtılmış, evlerin salonuyla ilişkilendirilmiştir. Zira, söz konusu mobilya ve eşyaların basılı yayınlarda reklamının yapılması salonun bir tüketim mekânı haline geldiğinin göstergesidir. Böylece Osmanlı'nın basılı yayınlarında salona referansla yapılan okumalar bütüncül olarak ele alındığında, salonun İstanbulluların zihninde nasıl bir yer edindiği, nasıl deneyimlendiği ve toplumsal olarak nasıl üretilip tüketildiğini anlamak mümkün hale gelmiştir.