Doğu-Batı Tartışmaları Arasında Ortak Avrupa Birliği Kimliğinin İnşası


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Süleyman Demirel Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Ufuk Cerrah

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Muharrem GÜRKAYNAK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

II. Dünya Savaşı sonrası oluşan küresel jeopolitik durumun bir sonucu olarak başlayan Avrupa entegrasyon süreci, Soğuk Savaş'ın ardından Avrupa Birliği adı altında yoluna devam etmiştir. Üye devletlerin egemenlik haklarından bazılarını devrederek oluşturdukları Avrupa Birliği ne bir "devlet" ne de bir "uluslararası örgüt"tür. Kendine has bir yapısı olan Birlik modernizmin ürünü olan ulus-devletlerin üzerine kurulmuş ulus-üstü siyasi bir yapıdır. Post-modern dönemi temsil eden ulus-üstü siyasi yapıların meşruiyetlerini nasıl sağlayacakları sorusu günümüzün önemli tartışma konuları arasında yer almaktadır. Ulus-devletler meşruiyetlerini kendilerini oluşturan halktan ve bu halkların ulus-devletlere devrettikleri egemenlik haklarından sağlamaktadırlar. Kısacası ulus-devletlerin halkları (uluslar) aidiyet duygusu ile ulus-devletlere bağlanmakta ve bu yolla "ulusal kimlikler" inşa edilmektedir. Ulus-üstü siyasi yapılar ise bir yandan üye devletlerden oluşurken diğer yandan da üye devletlerin halklarından oluşmaktadır. Ulus-üstü siyasi yapılara aidiyet duygusunun gelişmesi (ulus-üstü kimliklerin oluşması) ve bu yolla ulus-üstü siyasi yapıların meşruiyet temellerinin oluşması önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Avrupa entegrasyon sürecinin başarılı bir şekilde yoluna devam etmesi, ulus-üstü siyasi yapıya aidiyeti gösteren ortak bir Avrupalılık kimliğinin inşası ile mümkün görünmektedir. Bizim yaptığımız bu çalışma ulus-üstü Avrupalılık kimliğinin inşa edilip edilemeyeceği, eğer edilebilecekse bunun nasıl gerçekleştirilebileceğine ilişkindir. Bunun için öncelikle tarihsel süreç içerisinde Avrupa ve Avrupalılık kimliğinin nasıl geliştiğini ortaya koyduk. Daha sonra "günümüz Avrupası yani Avrupa Birliği için nasıl bir kolektif kimlik inşa edilebilir?" sorusuna cevap aradık. Yaptığımız çalışmada Avrupa düşüncesinin üç temel dayanağının olduğunu gördük. Bunlar; Antik Yunan Mirası, Roma İdarî Düzeni ve Hıristiyan Disiplin Anlayışıdır. Antikite Dönemi'nde (Eski Yunan, Helen, Roma) ve Ortaçağ'da ortak Avrupalılık kimliği Doğu (oryantalizm)-Batı (oksidentalizm) düalizmine dayanan "ötekileştirme" üzerine inşa edilmiştir. Burada Avrupalılık kimliğinden ziyade daha çok Batı kimliği söz konusu olmuştur. Modernizmle birlikte Avrupa kendisini uygarlıkla özdeşleştirmiş, karşısındakini de "uygar olmayan dünya" olarak tanımlamış ve bu şekilde ortak bir Avrupalılık kimliği gelişmiştir. Napolyon'un Fransa etkisinde ve Hitler'in de Almanya etkisinde bir Avrupa inşa etme girişimleri ise başarısızlıkla sonuçlanmıştır. II. Dünya Savaşı sonrası küresel sistem içerisindeki önceliğini kaybeden Avrupalı ulus-devletler daha sonra Avrupa Birliği adını alacak olan bir entegrasyon sürecini başlatmışlardır. Bu süreç bir yandan kıtaya barış ve güvenlik sağlarken, diğer yandan da ekonomik refah ve zenginlik getirmiştir. Entegrasyon sürecinin Avrupalılara sağladığı bu fayda onların Avrupa entegrasyon sürecine aidiyet duygusu ile bağlanmalarını sağlamıştır. Bu ise Avrupa'da "ötekileştirmeye" dayanmayan ortak bir Avrupalılık kimliğinin gelişmesine yol açmıştır. Demokrasi, insan ve azınlık haklarının korunması, hukukun üstünlüğü, serbest piyasa ekonomisi ve özgürlükler gibi liberal değerlere dayanan bir Avrupalılık kimliği gelişmiştir. Entegrasyon süreci Anayasal Kriz ve Euro Krizi gibi yapısal krizlerle karşılaştıkça sıradan Avrupalıların Birliğe olan aidiyet duyguları zayıflamıştır. Avrupalı politika yapıcılar ise ortak Avrupalılık kimliğini sağlamlaştırmak için tekrar bir öteki- düşman kurgulayarak "ötekileştirme" üzerinden kolektif bir Avrupalılık kimliği inşa etme yoluna gitmişlerdir. Bu ise yabancı düşmanlığı ve İslâmofobinin artmasına neden olmuştur. Bununla birlikte Avrupa Birliğinin iddialı bir şekilde "Avrupa Birleşik Devletleri"ne dönüşme çabası ise Birliğin ulus-devletlerin mahrem alanına girmesine yol açmıştır. Bu girişim ise Avrupalılar arasında büyük bir tepkiye (Eurosceptism) neden olmuştur. Bizim temel tezimiz ortak Avrupalılık kimliğinin demokrasi, insan hakları, özgürlükler, serbest piyasa ekonomisi, azınlıkların korunması gibi liberal değerler üzerinde; ulus-devlet ve ulusal kimlikleri yok etmeden Avrupa Birliği'nin kendine has yapısı dikkate alınarak inşa edilebileceğidir. Anahtar Kelimeler: Kimlik, Kimlik İnşası, Avrupa, Avrupa Birliği, Avrupalılık Kimliği, Oryantalizm, Oksidentalizm, Ötekileştirme.