Postmenopozal Dönemdeki Kadınların Cinselliğinin Kültürel Boyutunun Leininger Gündoğumu Modeli ile İrdelenmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Süleyman Demirel Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Kübra YILMAZ
Danışman: Emel Taşçi Duran
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çalışmanın amacı postmenopozal dönemdeki kadınların cinselliğinin kültürel boyutunun Leininger Gündoğumu Modeli ile irdelenmesidir. Yöntem: Çalışma nitel tasarımda bir araştırmadır. Leininger'in Gündoğumu Modelini kullanan araştırmacılara önerdiği hemşirelik alanına özel bir yöntem olan ethnonursing/etnohemşirelik araştırma metodu kullanarak yapılmıştır. Araştırma postmenopozal dönemde olan 20 kadınla yürütülmüştür. Örneklem seçiminde amaçlı örneklem yöntemlerinden tipik durum örneklemesi benimsenmiştir. Veri toplamada yüz yüze görüşme tekniği kullanılmıştır. Veriler sosyodemografik veri formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Görüşmeler derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak yapılmış ve akıllı telefon aracılığıyla kaydedilmiştir. Veri analizi için içerik analizi yaklaşımı kullanılmıştır. Bulgular: Çalışma sonucunda beş ana tema elde edilmiştir. Bu temalar Güzellik-Estetik, Cinselliğin Süreci, CS/ÜS Hizmetleri, Dini Etkiler ve Toplumsal Cinsiyet Faktörleridir. Çalışma bulguları katılımcıların cinselliğe yönelik algı ve cinselliği yaşama biçimlerinin toplumsal ve kültürel normlardan etkilendiğini göstermektedir. Kadın cinselliğinin toplumsal cinsiyet rolleri, din ve kültürel normlar etkisiyle baskı altına alındığı cinselliğin zorunluluk, görev, ayıp ve utanç verici bir durum olarak algılandığı belirlenmiştir. Bu nedenle kadınların tüm yaşam evrelerinde cinsel konularda kendilerini ifade etmekte zorlandıkları tespit edilmiştir. Özellikle postmenopozal dönemdeki kadınların duygusal ve toplumsal baskılar nedeniyle cinselliği tamamen bitirdikleri belirlenmiştir. Ayrıca kadınların cinselliği tabu olarak görmesi, sağlık profesyonellerinin olumsuz tutumları gibi durumlar CS/ÜS hizmetlerininden etkin bir şekilde yararlanmayı engellemektedir. Sonuç: Postmenopozal dönemdeki kadınlarda sosyokültürel normlar, toplumsal cinsiyet ve din, cinselliğe ilişkin algıların oluşmasında etkili olabilmektedir. Ayrıca bu çalışmanın bulguları, kadınların farklı yaşam evrelerindeki cinsellik deneyimlerinin, mevcut algıların oluşumunda önemli bir etkisi olduğunu ortaya koymakta ve farklı yaşam evrelerindeki cinsellik algılarına, yaşanma şekillerine de ışık tutmaktadır.