PREMATÜRE BEBEKLERDE KORD KANI VİTAMİN D DÜZEYİNİN NEONATAL MORBİDİTELER İLE İLİŞKİSİNİN ARAŞTIRILMASI
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NURTEN ÖZKAN ZARİF
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Gonca SANDAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Prematüre doğumlar gerçekleşen tüm doğumların %12'sini oluşturmaktadır. Prematüre doğum oranı artmakla birlikte gelişen yenidoğan yoğun bakım ünitesi koşulları, müdahalede bulunan ekip eğitimlerinin tamamlanması, erken antenatal önlemlerin alınması ile prematüre yenidoğan yaşam oranları artmıştır. Vitamin D tüm vücutta bulunan yaygın reseptörleri vasıtasıyla 1.000'den fazla gen üzerindede etkili olduğunun saptanması nedeniyle artık bir vitamin olarak değil bir hormon olarak tanımlanmaktadır (1). Gebelik ve erken bebeklik döneminde vitamin D eksikliğinin ilk olarak iskelet sistemini etkilediği düşünülsede iskelet sistemi dışında birçok kronik hastalığın ortaya çıkmasınada zemin hazırladığı bilinmektedir (8). Gebelik süresinde vitamin desteğinin yeterli düzeyde alınmaması ve düşük vitamin D seviyesinin, preeklampsi ve gestasyonel diyabetle ilişkili (8) olduğunun gösterildiği çalışmalar olmasına rağmen, vitamin D düzeyinin bronkopulmoner displazi (BPD), nekrotizan enterokolit (NEK), sepsis, intrakraniyal kanama (IKK), uzun süre mekanik ventilasyon, respiratuar distres sendromu (RDS) gibi diğer neonatal morbiditeler üzerine etkisi konusunda yapılan yayınlar sınırlıdır. Çalışmamızın amacı prematüre bebeklerde, vitamin D düzeyinin neonatal morbiditeler (BPD, sepsis, NEK, IKK, RDS, ROP, osteopeni) üzerine etkisini araştırmaktı. Bu çalışma Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde 04.11.2015-04.11.2016 tarihleri arasında kesitsel olarak yapıldı. Prospektif olarak yapılan çalışmada 37 gebelik haftası öncesinde doğan ve immatürite nedeniyle neonatal morbiditelerin gelişme riski yüksek olan 80 prematüre bebek alındı. Anneler için demografik özellikleri tanımlayıcı anketler düzenlenerek anket cevapları kaydedildi ve ailelerden bilgilendirilmiş onam formu alındı. Hastaların prenatal, natal ve postnatal bilgileri hasta dosyalarından ve takip kayıtlarından elde edildi. Çalışmaya alınan bebeklerin 44'ü erkek (%55), 36'sı kız (%45)'dı. Tüm bebeklerden doğum esnasında kord kan örnekleri alınarak 25 hidroksi vitamin D düzeyleri ölçüldü. Çalışmaya alınan bebeklerin kord kanı 25(OH)D3 düzeyleri 3,00 ile 45,50 ng/mL (ortalama değeri 15,76±9,44 ng/mL) arasındaydı. Vitamin D düzeyi sınıflamasına göre 14 (%17,5) hastada ağır eksiklik, 16 (%20) hastada orta eksiklik, 13 (%16,3) hastada hafif eksiklik, 5 (%6,2) hastada yetmezlik, 32 (%40) hastada 25(OH)D3 düzeyleri normal aralıklarda tespit edildi. Çalışmaya alınan prematüre yenidoğanların 40'ında (%50) RDS, 13'ünde (%16,2) İKK, 24'ünde (%30) ROP, 37'sinde (46,3) sepsis, 28'inde (35) osteopeni ve 29'unda (%36,2) BPD gözlendi. Prematüre bebeklerde vitamin D düzeyinin yenidoğan morbiditeleri üzerine etkisini araştıran klinik çalışmamızda vitamin D eksikliği olan prematüre yenidoğanlarda BPD, sepsis, RDS, NEK, İKK, osteopeni, ROP görülme sıklığının arttığı ve istatistiksel olarak anlamlı olduğu tespit edildi. Bu nedenle gebe kadınlarda uygun dozda vitamin D takviyesi yapılması ve gebelik takibinde vitamin D serum değerinin yakından izlenmesinin yenidoğan morbiditelerini önlemeye katkıda bulunabileceğini düşünmekteyiz. Vitamin D eksikliği olan anneden doğan bebeklerde hem yenidoğan döneminde, hem çocukluk yaşlarında ciddi sağlık sorunları olması nedeniyle özellikle gebelik döneminde vitamin D düzeyleri yakın takip edilip eksiklikler tedavi edilmeli, normal olanlara profilaktik destek mutlaka verilmelidir. Çalışmamızda elde ettiğimiz verilerde dikkate alınarak gebe kadınlara uygun dozda Vitamin D takviyesi yapılması ve serum değerlerinin izlenmesinin, yenidoğan morbiditelerini azaltmak için basit, ucuz ve etkili bir metod olabileceğini düşünmekteyiz. Anahtar kelimeler: Vitamin D düzeyi, bronkopulmoner displazi, prematüre bebek, respiratuar distres sendromu, intrakraniyal kanama, nekrozitan enterokolit, retinopati