Soğuktan Koruyucu Giysi Konforunu İyileştirmeye Yönelik Yüksek Yalıtım Ve Sıvı Transferi Sağlayan Çift Yüzlü Kumaşların Geliştirilmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Süleyman Demirel Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Tekstil Mühendisliği Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Bilge Yılmaz

Danışman: Sibel Kaplan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez çalışmasında, özellikle yalıtım ve sıvı transfer özelliklerini iyileştirmek için üretilen modifiye sentetik (Thermosoft®, Nilit Heat®) ve rejenere selülozik (Viloft®) lifler ile yünün, yalancı rib örgü ile kumaşların iç yüzünde kullanımlarıyla dikişsiz örme makinasında kumaşlar üretilmiştir. Kumaşların kullanım amacı, soğuktan koruyucu bir giysi sisteminin deriye temas halindeki iç katmanıdır. Kumaşların dış yüzleri ise üç temel sentetik lif olan poliester (PET), poliamid (PA) ve polipropilenden (PP) oluşturularak tam yatırımlı poliamid esaslı gipe elastan ipliği eşliğinde toplam 18 adet numune üretilmiştir. Kumaşların temel fiziksel (gramaj, kalınlık), mekanik (patlama mukavemeti, eğilme direnci, sürtünme), geçirgenlik (hava geçirgenliği, Alambeta ve Permetest ile termal ve su buharı özellikleri) ve sıvı absorbsiyon/transfer (absorbsiyon süresi, transfer özellikleri, absorbsiyon kapasitesi, kuruma davranışları) özellikleri belirlenmiştir.

 

Farklı hammaddelerden üretilen çift yüzlü örme kumaşların termal konfor ve performans özellikleriyle ilgili sonuçlara göre, en yüksek gramaj ve kalınlık değerleri Yün/PA ve Thermosoft®/PET karışımlı kumaşlarda gözlenmiştir. Poliamid esaslı Nilit Heat® ve mikroakrilik içeren stapel Thermosoft® içerikli kumaşların eğilme rijitliği değerlerine bağlı olarak daha sert bir yapıda oldukları tespit edilmiştir fakat bu durumun vücudu saran dikişsiz örme bir giyside sorun olmayacağı düşünülmektedir. Kumaşlarda genel olarak boncuklanma sorunu gözlenmemiş, aşınma direnci açısından PET ve PP dış yüzeylerin daha fazla materyal kaybı oluşturdukları tespit edilmiştir. Kumaşların patlama mukavemeti değerleri üzerinde hammadde bileşenlerinin ortak etkileri görülmüş, fakat PET ve standart/modifiye PA içerikli kumaşlar, lif mukavemeti ile de uyumlu olarak daha yüksek değerlere sahip olmuştur. Kumaşların iç yüzüne çubuk ve sıra yönünde deri-kumaş temasını simüle etmek üzere uygulanan sürtünme testi sonuçları aralarındaki farklar genellikle anlamlı olarak tespit edilmese de Nilit Heat® ve Thermosoft® ipliklerin iç yüzde atlama formunda bulundukları durumda daha yüksek sürtünme katsayılarına bağlı olarak daha sıcak his verebilecekleri düşünülmektedir. Sürtünme testi sonucunda daha pürüzlü lif yapısı ve stapel iplik olmasına bağlı olarak daha pürüzlü olması beklenen yün ve Viloft® anlamlı farklar oluşturmamışlardır. Hava geçirgenliği değerlerinde ise, Yün/PET ve Viloft®/PET kumaşlarının daha düşük kumaş yoğunluğu değerlerine bağlı olarak daha yüksek değerler verdikleri tespit edilmiştir. Birbiriyle uyumlu olan bağıl su buharı geçirgenliği ve su buharı direnç sonuçları incelendiğinde, PET, PP, Heat®/PET ve Heat®/PP kumaşların su buharı formunda daha fazla ter geçirdikleri tespit edilmiştir. Yün, Viloft® ve mikroakrilik esaslı Thermosoft® liflerinde ise sırasıyla hidrofilik yapıları ve mikro incelikte olmalarına bağlı olarak absorblanan ve şişmeye neden olan nemin su buharı geçişini engelleyebileceği düşünülmektedir. Sıvı absorbsiyonunda Yün/PET ön plana çıkarken, Heat®, Heat®/PET ve Viloft®/PET kumaşları ise en yüksek miktarda sıvıyı bünyelerinde tutmuşlardır. Düşük absorbsiyonuna bağlı olarak en hızlı kuruyan kumaşlar PP içerikli olanlardır. Termal direnç ve iletkenlik değerlerine bakıldığında, kumaşların çoğu için anlamlı farklar tespit edilmese de en yüksek termal direnç yünlü kumaşlar ile Thermosoft®’un PP ile birleştiği kumaşlarda tespit edilmiştir. Termal absorbsiyon değerlerine bakıldığında, minimum değerler, dolayısıyla olası daha sıcak hisler Thermosoft® ve Heat® iç yüzeye sahip kumaşlarda tespit edilmiştir. Thermosoft®/PET’in termal difüzyon değeri ise en yüksek olarak tespit edilmiştir. Yalıtım yanında temas sırasındaki termal hisler hakkında fikir veren ısı akış yoğunluk oranı değerleri de termal absorbsiyon oranı değerleriyle uyumlu olarak, beklenenin aksine, yün iç katmanlı kumaşlarda yüksek çıkmıştır.

 

Bu tez kapsamında elde edilen sonuçların dikişsiz örme teknolojisiyle üretilen giysiler için, ihtiyaca uygun, farklı düzeylerde yalıtım ve sıvı transferine ihtiyaç duyulan durumlar için kullanılabilecek iç ve dış yüzey hammaddeleri konusunda alt yapı oluşturulabileceği düşünülmektedir.

 

Anahtar Kelimeler: yalıtım, sıvı transferi, dikişsiz örme, yalancı rib, çift yüzlü kumaş.