Yeni Türk Ceza Kanununda icrai hareketle görevi kötüye kullanma suçu (md. 257/1)


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Süleyman Demirel Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Yönetimi Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2010

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Hasan BALCI

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Faruk TURHAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Görevi kötüye kullanma suçu 12.10.2004 tarihinde Resmi Gazetede (RG.) yayımlanan ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanununun (YTCK) 257.maddesinde (m.) düzenlenmiş bulunmaktadır. Görevi kötüye kullanma suçu genel ve tamamlayıcı bir vasfa haizdir. Eski Türk Ceza Kanununda (ETCK) dört madde altında düzenlenen (212.m., 228.m., 230.m., 240.m.) bu suç tipi YTCK da tek bir madde ve tek bir başlık altında toplanmıştır. Bu sayede ETCK'da mevcut olan dağınıklığa son verilmiştir. Ayrıca ETCK'da yer alan 230.m. ve 240.m. ayrımı noktasında özel kastın gerekip gerekmediği konusundaki tartışmalar ortadan kalkmıştır. Bunun yanında yine ETCK'da yer alan 228.m. ve 240.maddenin aynı konuyu düzenlediği hususundaki tartışmalarda sona ermiştir.Bu çalışmada, YTCK'nın 257.maddesinin 1. Fıkrasında (f.) yer alan görevi kötüye kullanma suçunun icrai bir hareket ile işlenmesi kısmı irdelenecektir. İhmal, gecikme göstererek görevini kötüye kullanma, irtikâp suçunu oluşturmadığı takdirde görevinin gereklerine uygun davranması için veya bu nedenle kişilerden kendisine veya bir başkasına çıkar sağlayan kamu görevlisinin durumunu düzenleyen 257.maddenin 2. ve 3. fıkraları bu çalışmanın kapsamı dışında yer alacaktır. Bunun nedeni, görevi kötüye kullanma suçu konusunda genel çalışmalar hem kitap hem de yüksek lisans tezi olarak bulunmaktadır. Ancak bu çalışmada özellikli olarak YTCK'nın 257/1. maddesine yer vererek daha dar kapsamlı fakat detaylı bir çalışma yapılması amaçlanmıştır. Ayrıca görevi kötüye kullanma suçu ile ilgili hiçbir çalışmada tam olarak yer almayan usul yönü de bir bütünlük içerisinde verilmiştir.Görevi kötüye kullanma suçunda suçun faili kamusal faaliyet icra eden kamu görevlisidir. Yeni kanuni düzenleme ile birlikte kamu görevlisi kavramı genişletilmiş, kamu hizmeti gören kişilerde görevi kötüye kullanma suçunun faili olabilecek duruma gelmiştir. Suçun maddi unsuru ise görevin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle kişilerin mağduriyetine, kamu zararına veya kişilere haksız kazanç sağlama olarak belirtilmiştir. Bu şartları husule getirmeyen bir fiil görevi kötüye kullanma suçunu oluşturmaz. Bu şartlar ile birlikte görevi kötüye kullanma suçu, zarar suçu haline getirilmiştir. Suçun manevi unsuru ise genel kasttır ve teşebbüse elverişli bir suç tipidir. Görevi kötüye kullanmayı unsur olarak ihtiva eden özel nitelikte bir hüküm mevcut ise söz konusu hükümde yer alan ceza daha hafif olsa bile görevi kötüye kullanma suçundan dolayı faile ceza verilmez. Görevi kötüye kullanma suçu mahsus (özgü) bir suç olup, kamu görevlisi dışındaki kişilerin de iştirak etmeleri mümkündür. Nihai olarak bu suç, görev suçu niteliğinde bulunduğu için 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanması mecburiyeti vardır.Mevcut çalışmada kamu görevlisi kavramı, icrai hareket ile görevi kötüye kullanma suçunun eski ve yeni kanundaki durumunu, eski düzenlemedeki eksiklikleri ve telafi edilip edilmediği hususunu ayrıca yeni düzenlemedeki eleştirilen hususları irdelenmeye ve çözüm bulunulmaya çalışılacaktır.Anahtar Kelimeler: Görevi Kötüye Kullanma, Kamu Görevlisi, Kamusal Faaliyet, İcrai Hareket, Haksız Kazanç, Kamu Zararı, Mağduriyet.