Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servisine Başvuran Vital Anormalliği Olan Hastaların Değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İsmail Say

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Önder TOMRUK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Çalışmamızda travma dışı şikayetlerle acil servise başvuran ve acil serviste ölçülen vital bulgularda anormallik olan hastaların; demografik özelliklerini, hastaneye yatış ve taburculuk oranlarını, yoğun bakım ünitesine yatış oranlarını ve yatan hastalarda o başvurusuna ait mortalite oranlarının belirlenmesi amaçlandı. Çalışmaya 01.01.2018 – 31.03.2018 tarihleri arasında travma dışı nedenlerle hastanemiz acil servisine başvuran, vital anormalliği olan, 18 yaş ve üzeri 2800 hasta dahil edildi. Verilere acil poliklinik defteri ve Hastane Yönetim Bilgi Sistemi (Enlil) kullanılarak geriye dönük incelenmesiyle ulaşıldı. Çalışmaya alınan hastaların yaş ortalaması 49,68±20,74 idi. Hastaların %51'i kadın olarak bulundu. Çalışmaya hastaların %81,2'si taburcu, %17,5'i hastaneye yatış, %0,9'u tedavi reddi, %0,4'ü sevk, %0,01'i acil serviste eksitus ile sonuçlanmıştır. Yatışı yapılan hastaların %41,9'u yoğun bakımlara, %58,1'i servislere olmuştur. Yatış yapılan hastaların %12,3'ü eksitus ile sonuçlanmıştır. Hastaneye yatış kararında sistolik kan basıncı kendi içinde değerlendirildiğinde sistolik kan basıncı düşük olan hastaların, normal ve yüksek sistolik kan basınçlarına kıyasla daha fazla yatış oranına sahiptir. Hastaneye yatış kararında diyastolik kan basıncı kendi içinde değerlendirildiğinde diyastolik kan basıncı düşük ve yüksek olan hastaların, normal diyastolik kan basıncına kıyasla daha fazla yatış oranına sahiptir. Hastaneye yatış kararında nabız sayısı kendi içinde değerlendirildiğinde nabız sayısı düşük olan hastaların, normal ve yüksek nabız sayısına kıyasla daha fazla yatış oranına sahiptir. Hastaneye yatış kararında vücut sıcaklığı kendi içinde değerlendirildiğinde vücut sıcaklığı normal olan hastalar, vücut sıcaklığı yüksek olanlara kıyasla daha fazla yatış oranına sahiptir. Hastaneye yatış kararında solunum sayısı kendi içinde değerlendirildiğinde solunum sayısı yüksek olan hastalar, solunum sayısı normal olan hastalara kıyasla daha fazla yatış oranına sahiptir. Hastaneye yatış kararında oksijen saturasyonu kendi içinde değerlendirildiğinde oksijen saturasyonu düşük olan hastalar, oksijen saturasyonu normal olan hastalara kıyasla daha fazla yatış oranına sahiptir. Hastaneye yatış ile "solunum sayısı" (p=0,006) ve "oksijen saturasyonu" (p=0,000) arasındaki ilişki anlamlı bulunmuştur. Yatışı yapılan hastaların solunum sayısı kendi içinde değerlendirildiğinde solunum sayısı yüksek hastalar, solunum sayısı normal olan hastalara kıyasla daha fazla mortalite oranına sahiptir. Yatışı yapılan hastaların oksijen saturasyonu kendi içinde değerlendirildiğinde oksijen saturasyonu düşük olan hastalar, oksijen saturasyonu normal olan hastalara kıyasla daha fazla mortalite oranına sahiptir. Yatışı yapılan hastalarda mortaliteyi öngörmede ise "oksijen saturasyonu" (p=0,000) arasında anlamlı fark saptanmıştır. Sonuç olarak anormal vital bulgulara sahip hastaların hem hastaneye yatış oranları hem de yoğun bakımlara yatış oranları daha yüksektir. Vital bulgular hem hastaneye yatışı öngörmede hem de hastaların sağ kalımlarını öngörmede bağımsız risk faktörleridir.