İkinci Yeni Şiirinde Yalnızlık Fenomeni
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Süleyman Demirel Üniversitesi, İnsan Ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Türk Dili Ve Edebiyatı Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Asena TÜRKEÇ
Danışman: Emine Candan İri
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmanın amacı, İkinci Yeni şiirinde öne çıkan yalnızlık temasını, varoluşçu psikoterapi kuramı bağlamında incelemektir. 1950'li yıllarda ortaya çıkan İkinci Yeni şiir hareketi, bireyin iç dünyasını, varoluşsal kaygılarını ve yalnızlık deneyimini ön plana çıkaran bir şiirdir. Bu bağlamda, özellikle Turgut Uyar, Edip Cansever ve Cemal Süreya'nın şiirlerinde yalnızlık; bireyin anlam arayışı, yabancılaşması ve içsel çatışmalarıyla birlikte ele alınmaktadır. Tezin temel amacı, İkinci Yeni'deki yalnızlık olgusunun Irvin D. Yalom'un fikirleri ışığında varoluşçu psikoterapi ilkeleriyle ne ölçüde örtüştüğünü ortaya koymaktır. Çalışmada varoluşçuluk ve varoluşçu psikoterapi kuramından oluşan eklektik bir yöntem kullanılmış ve bu yöntem varoluşçu hümanistik yaklaşım öncülerinden Rollo May ve Irvin D. Yalom'un görüşleriyle de desteklenmiştir. Tezin kuramsal çerçevesi oluşturulurken varoluşçu psikoterapinin yalnızlık, ölüm, özgürlük ve anlamsızlık gibi temel kavramları açıklanmış ve şiirler bu kavramlar üzerinden irdelenmiştir. Uygulamalı bölümde ise Turgut Uyar, Edip Cansever ve Cemal Süreya'nın şiirleri, yalnızlık teması üzerinden varoluşçu bir yaklaşımla çözümlenmeye çalışılmıştır. İkinci Yeni şairlerinin yalnızlık temasını bireysel bir duygu durumunun ötesinde, insanın varlıkla kurduğu ilişkideki temel bir kırılma anı olarak işlediği sonucuna ulaşılmıştır. Şiirlerdeki imgeler, dilsel yapılar ve biçimsel tercihler, varoluşsal yalnızlığın şiirsel ifade olanaklarını genişletmektedir. Bu tez, İkinci Yeni şiirinde yalnızlığın, edebî bir tema olmakla beraber felsefi bir zemini de işaret ettiğini ve varoluşçu psikoterapi kuramıyla anlamlı bir bağ kurduğunu göstermektedir.