Geç Osmanlı'da Eğitim Alanında Kadının Görünürlüğünün İnşası: Darülmuallimatların Mimari ve Mekansal Tarihi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Süleyman Demirel Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Duygu KÖSE

Danışman: Hatice Gökçen Özkaya

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

1839 Tanzimat Fermanı ile başlayan ve 1923 Cumhuriyet'in ilanı ile devam eden Geç Osmanlı Erken Cumhuriyet Modernleşmesinde, kadın hareketlerinin ve iktidar politikalarının sonucunda devlet tarafından kadın, yeni bir toplumsal özne olarak seçilmiş ve inşa edilmiştir. Devlet iradesiyle gerçekleşen bu durum, başkent İstanbul başta olmak üzere tüm Osmanlı coğrafyasında eğitimli kadının kamusal alanda görünürlüğünü sağlamış ve mümkün kılmıştır. Kadın, feminist söylemin sahibi ve hak arayan bir özne olmaktan çıkarılıp, Türk milletinin kurtarıcısı, umudu ve sembolü niteliğindeki kadın figürü olarak varlık kazanmıştır. Toplumsal formasyonun tamamında gerçekleştirilecek bir dönüşümün, eğitimli kadın figürünün oluşturulması ile mümkün olacağı düşünülerek kadının eğitimine önem verilmiştir. Bu bağlamda anne kimliği üzerinden gelişen bir yaklaşımla kadınların eğitimi kurgulanmıştır. 1869'da yayınlanan Maarif-i Umûmiye Nizamnâmesi de kurgulanan bu eğitim sürecindeki gelişmelerin başında gelir. Bu nizamname doğrultusunda kız öğrencilerin eğitim sürecinde, ilköğretim düzeyindeki sıbyan mekteplerinde erkek öğrencilerle birlikte aynı binalarda, rüştiyelerde ise erkek öğrencilerden ayrı binalarda ve kadın öğretmenlerden eğitim almasına izin verilmiştir. Kız rüştiyelerinde kadın öğretmenlerin eğitim vermesi şartı da kadın öğretmenlerin yetiştirilmesi için bir başka eğitim kurumuna olan ihtiyacı doğurmuştur. Böylelikle kız öğrencilere eğitim verecek kadın öğretmenleri yetiştirmek amacıyla ilk Darülmuallimat 1870'te İstanbul'da açılmış ve böylece kadınlara eğitim alma-verme hakkı sağlanmıştır. Eğitimli kadın figürünün inşası için önemli bir adım olan bu hak ile devlet aynı zamanda kadının kamusal alanda görünürlüğünü de resmi olarak kabul etmiş ve bu görünürlüğü öğretmenlik mesleği aracılığı ile meşrulaştırmıştır. 1870'te kurulan İstanbul Darülmuallimatı yaklaşık 40 yıl kadar tüm Osmanlı coğrafyası için kadın öğretmen yetiştiren tek kurum olmuştur. 1913 senesine gelindiğinde taşrada da darülmuallimatlar açılmaya başlamış ve tüm Osmanlı coğrafyasında bu eğitim kurumları aracılığı ile eğitimli kadının kamusal görünürlüğünün artışı yönünde yeni bir dönem başlamıştır. Bu okullar, kadınların hem öğretmen hem de öğrenci olarak, ev dışında ve okul ortamında yeni kamusallık pratiklerini deneyimlemelerini sağlamıştır. Bu tez çalışması da, 1870'te ilk açıldığında vatana hayırlı evlatlar yetiştirecek anneler üretme hedefinin, 40 yıl sonra eğitimli entelektüel bir kadın zümresi üretmeye evirildiği Darülmuallimatların geçirdiği politik sürece de vurgu yaparak Geç Osmanlı Modernleşmesinde eğitimli kadının yeni rolleriyle birlikte kamusal alandaki görünürlüğünün nasıl inşa edildiğini konu edinir. Azınlık ve yabancı kız okullarının alternatifi yeni bir eğitim kurumu olarak tahayyül edilen Darülmullimatlar ile kadın eğitiminin ele alınışı kadının kamusallığı anlamında önemli bir gelişmedir. Bu bağlamda kadın eğitim yapıları ve özellikle de Darülmuallimatlara ilişkin çok sayıda arşiv belgesi ile bu okulun eğitimli kadının görünürlüğünün inşasına nasıl ve ne düzeyde katkı sunduklarını ve katkılarının mekânsal olarak nasıl karşılık bulduğunu ortaya koyma amacındadır. Bu amaç doğrultusunda resmi olarak kurulmuş bu okullarla, eğitimli kadının kamusal alandaki görünürlüğünün süreklilik arz edip etmediği, kentsel ve kamusal mekânda bina bazında ortaya çıkan bu yeni yapılarla görünürlük inşasının mekânsal ölçeğe nasıl taşındığı cevap aranan sorular arasındadır. Ayrıca çalışmada bu sorularla ilişkili olarak incelenen dönemde Osmanlı mimarlık pratiğinin mekân ve yapı üretim alışkanlıklarını ve aynı zamanda nasıl bir değişim sürecinde olduğu da dikkate alınarak, eğitimli kadın figürü için oluşturulmuş bu yapıların ve mekânların üretim süreci de detaylıca incelenmiştir.