Akne Hastalarında Akne Şiddeti, Beslenme Alışkanlıkları ve Kan Zonulin Düzeylerinin Ölçülmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Rahime Cankat GÜREL

Danışman: Mehmet Yıldırım

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Akne vulgaris, pilosebase üniteyi etkileyen, etiyolojisinde pek çok faktörün rol oynadığı, kronik inflamatuar bir deri hastalığıdır. Bu faktörler arasında immün, genetik, hormonal ve çevresel (beslenme) nedenler sayılabilir. Zonulin, enterositlerden salgılanan, sıkı bağlantıları geri dönüşümlü olarak açan bir sinyal proteinidir. Enterotoksinlere (bakteriyel toksinler, gluten vb.) bir yanıt olarak salınmaktadır. Tip 1 diyabetes mellitus ve çölyak hastalığı gibi primer defektin sıkı bağlantılardaki disfonksiyon olduğu, artmış bağırsak geçirgenliği ile karakterize rahatsızlıklarda kan zonulin düzeyleri artmaktadır. Geçmişte aknenin artmış bağırsak geçirgenliği ile ilişkili olduğu söylenmiş olsa da uzun bir süre bu fikirden uzaklaşılmıştır. Son yıllarda aknenin artmış bağırsak geçirgenliğiyle ilişkisi yeniden araştırılmaktadır. Ayrıca literatürde aknenin beslenmeyle ilişkili olduğu belirtilmekte ve bazı gıdaların bağırsak geçirgenliği üzerinden inflamatuar deri hastalıklarına yol açabileceği öne sürülmektedir. Çalışmamızda akne vulgaris hastalarının kan zonulin düzeylerinin sağlıklı kontrollerle kıyaslanması; her iki grubun demografik verilerinin, alışkanlıklarının ve diyetlerinin karşılaştırılması; akne grubunda kan zonulin düzeyinin ve beslenmenin hastalık şiddeti, hastalık başlangıç yaşı ve hastalık süresiyle ilişkisinin incelenmesi ve her iki grupta beslenme ile kan zonulin düzeyleri arasındaki bağlantının araştırılması amaçlandı. Bu amaçla çalışmamıza hastanemizin dermatoloji polikliniğine 2022 Ekim ile 2023 Mart ayları arasında başvuran 18 yaş üstü 75 akne vulgaris tanılı hasta ve 75 sağlıklı kontrol dahil edildi. Her iki grubun demografik verileri, alışkanlıkları, diyet tercihleri tespit edildi ve kan zonulin düzeyleri sandwich ELISA yöntemiyle çalışıldı. Ek olarak akne grubundaki hastaların global akne derecelendirme skoru ile hastalık şiddeti ve akne yaşam kalitesi ölçeği ile aknenin psikososyal etikleri saptandı. Ayrıca her hasta için hastalık süresi, hastalık başlangıç yaşı ve akne tipi kaydedildi. Veriler sosyal bilimler için istatistik programı SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) versiyon 22 kullanılarak analiz edildi. Sonuçlarımızda akne grubunun kan zonulin düzeyi ortalaması kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı oranda yüksekti (Sırasıyla 195,54±49,05 ng/ml'ye 158,45±85,07 ng/ml, p:0,001). Akneli erkeklerde akneli kadınlara göre kan zonulin düzeyi ortalaması anlamlı derecede daha yüksekti. Akne grubunda süt, 1 bardak/gün üstü süt, 1 bardak/gün üstü laktozlu gıda, 1 porsiyon/gün üstü hazır gıda, hazır tatlı, 2 bardak/gün üstü şekerli meşrubat, kırmızı et, 1 porsiyon/gün üstü rafine tahıl, 1 porsiyon/hafta üstü bakliyat tüketen kişi sayısı istatistiki olarak anlamlı düzeyde daha fazlaydı. Akne grubunda, bitter çikolataya kıyasla sütlü çikolata ve tam yağlı süte kıyasla yarım yağlı süt tüketen kişi sayısı da kontrol grubuna göre anlamlı miktarda daha çoktu. Zeytinyağı, meyve, balık, yumurta, 1 yumurta/gün üstü ve 1 porsiyon/gün üstü kuruyemiş tüketen kişi sayısı kontrol grubunda daha yüksekti ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı. Benzer şekilde kontrol grubunda balık, meyve, yumurta, kuruyemiş ve zeytinyağı tüketim miktarı ortalaması da akne grubuna göre anlamlı oranda daha yüksekti. Kırmızı et, süt, laktozlu gıda, hazır tatlı, rafine tahıl, bakliyat ve şarküteri et tüketim miktarı ortalaması da akne grubunda daha fazlaydı ve aradaki bu farkta istatistiksel anlamlılık mevcuttu. Akne şiddetine göre gıda tüketim miktarı ortalamaları incelendiğinde şiddetli aknesi olanların bakliyat tüketiminin anlamlı miktarda daha çok olduğu gözlendi. Hazır gıda, hazır tatlı, şekerli meşrubat, çikolata, sütlü çikolata, kırmızı et, beyaz et, 1 porsiyon / hafta üstü beyaz et, 2 porsiyon / hafta üstü beyaz et, şarküteri et, yumurta, bakliyat, 1 porsiyon / hafta üstü bakliyat, kuruyemiş ve katı yağ tüketenler ayrı ayrı incelendiğinde akne grubunun kan zonulin ortalamasının kontrol grubuna göre anlamlı derecede daha yüksek olduğu izlendi. Yumurta ve kuruyemiş tüketenler incelendiğinde kontrol grubunun kan zonulin düzeyi ortalaması akne grubuna göre anlamlı oranda daha düşüktü. Akne grubunda yapılan korelasyon analizinde kırımızı et tüketimi arttıkça kan zonulin düzeylerinin de arttığı görüldü. Aralarındaki bu korelasyonda istatiksel anlamlılık bulunmaktaydı. Diğer gıdaların tüketimiyle zonulin arasında anlamlı korelasyon saptanmadı. Akneli kadınların akne yaşam kalitesi indeksi puanı ortalaması akneli erkeklere göre anlamlı miktarda daha yüksekti. Sonuçlarımız akne vulgaris patogenezinde artmış bağırsak geçirgenliği olabileceği hipotezini desteklemektedir. Ayrıca aknenin diyet ile ilişkisi yaptığımız çalışmayla bir kez daha doğrulanmıştır. Akneyle ilişkili ve akneden koruyucu gıdaların bağırsak geçirgenliği üzerinden akne patogenezinde oynadığı rolü anlayabilmek için ileri çalışmalar gerekmektedir. Ek olarak aknenin bağırsak geçirgenliği ve diyetle ilişkisi daha geniş ölçekli çalışmalarla desteklenmelidir. Anahtar kelimeler: Akne vulgaris, Zonulin, Bağırsak geçirgenliği, Diyet