Psöriyazis tanılı hastalarda, serum IL-23R (interlökin-23 reseptör) gen polimorfizmlerinin ve serum IL-23 düzeylerinin sağlıklı gontrol grubu ile karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BAŞAK FİLİZ

Danışman: Mehmet Yıldırım

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Psöriyazis Tanılı Hastalarda, Serum IL-23R (interlökin-23 reseptör) Gen Polimorfizmlerinin ve Serum IL-23 Düzeylerinin Sağlıklı Gontrol grubu ile Karşılaştırılması Psöriyazis, eritemli, skuamlı papül ve plaklarla seyirli derinin inflamatuar bir hastalığıdır. Çalışmamızda IL-23R geninin rs2201841, rs11209026, rs7530511, rs11465804, rs1343152 polimorfizmleri ve bu polimorfizmlerin serum IL-23 düzeyleri ile ilişkisi araştırıldı. Ayrıca çalışmamızda IL-23R gen polimorfizmleri ve serum IL-23 düzeylerinin klinik, laboratuar ve demografik veriler ile ilişkisi değerlendirildi. Çalışmaya Süleyman Demirel Üniversitesi Deri ve Zührevi hastalıkları polikliniğine başvuran, klinik ve/veya histopatolojik olarak psöriyazis tanısı konulan 67 hasta ve 67 kontrol alındı. Hasta ve kontrol gruplarında KASP-PZR yöntemi ile IL23R gen rs2201841, rs11209026, rs7530511, rs11465804, rs1343152 polimorfizmleri; ELISA yöntemi ile serum IL-23 düzeyleri belirlendi. Elde edilen bulgular ve değerler çalışma grupları arasında karşılaştırıldı. IL23R gen rs2201841, rs11209026, rs7530511, rs11465804, rs1343152 polimorfizmleri ile psöriyazis arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı. Psöriyazis hastalarında rs2201841 odağında AA genotipi erkeklerde, GA genotipi kadınlarda, rs1343152 odağında AA genotipi erkeklerde, CA genotipi kadınlarda istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Çalışmamızda ortalama serum IL-23 düzeyi hasta grubunda (42,62±5,96), kontrol grubuna (75,76±13,24) göre anlamlı olarak daha düşük saptandı. Hasta ve kontrol grupları arasında IL-23R polimorfizmleri ile serum IL-23 düzeyleri arasında anlamlı ilişki saptanmadı. IL-23R gen polimorfizmleri açısından çalışmamız diğer çalışmalarla karşılaştırıldığında ortaya çıkan farklı sonuçların olası sebeplerinden biri, daha önceki çalışmaların farklı etnik kökenden, farklı sayı ve nitelikte olgu grupları üzerinde yapılmış olması olabilir. Hastalığın primer tetikleyicilerinden biri olan IL23' ün henüz psöriyazis lezyonlarının oluşmadığı dönemde, lezyonların başlatılmasından sorumlu olduğu ve hastalık oluşumunun ileri dönemlerinde azalarak yerini diğer sitokinlere bırakarabileceği düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: IL-23R gen polimorfizmleri, IL-23, Psöriyazis