KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI TANILI HASTALARDA BRONŞİEKTAZİ VARLIĞI İLE İLİŞKİLİ KLİNİK VE RADYOLOJİK FAKTÖRLERİN VE İNFLAMATUAR BELİRTEÇLERİN ALEVLENMELER ÜZERİNE ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Zekiye KULA
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Hacı Ahmet BİRCAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:KOAH hastalarında bronşiektazi sık görülmektedir ve KOAH'ın spirometrik şiddeti arttıkça görülme sıklığı da artmaktadır. Bronşiektazi varlığının alevlenmeler ile ilişkili olduğu ve bu hastalarda mortaliteyi belirlediği gösterilmiştir. Ancak bu iki hastalığın birlikte bulunduğu bireyler ile bronşiektazi olmayan KOAH hastalarında alevlenmeleri belirleyecek inflamatuar belirteçler yeterince çalışılmamıştır. Çalışmaya GOLD tanımına uygun olarak toplam 87 KOAH hastası alındı. Hastaların demografik özellikleri, rutin tetkikleri, solunum fonksiyon testi, CAT skoru ve mMRC dispne skalası, GOLD evrelemesi kaydedildi. Hastalar gelecekteki alevlenmeler yönünden 9,6±3,3 (6-12) ay prospektif olarak telefon ve klinik vizitleri ile takip edildi. Stabil dönemde yüksek çözünürlüklü toraks BT görüntüleri alınarak bronşiektazi varlığı ve bronşiektazinin şiddeti yönünden iki radyolog tarafından Smith ve Modifiye Reiff skorları kullanılarak değerlendirildi. Hastalar bronşiektazi olan ve olmayan olarak iki gruba ayrıldı. Hastaların alevlenme ve stabil dönemlerinde alınan venöz kan örneklerinde fibrinojen, C-Reaktif protein (CRP), Soluble ürokinaz-tip plazminojen aktivatör reseptörü (suPAR) ve Plazminojen aktivatör inhibitörü-1 (PAI-1) düzeyleri çalışıldı. Hastaların (85E, 2K) ortalama yaşları 68,1±9 (46-87) idi. Hastaların 38'inde (%43,7) bronşiektazi saptandı. Bronşiektazi en sık tübüler formda idi (%89,4) ve alt loblarda daha fazlaydı. Bronşiektazi olan grupta vücut kitle indeksinin daha düşük (p=0.036), GOLD'a göre KOAH evresinin daha ileri evre (p=0.004), alevlenmelerin daha sık (p=0.01), alevlenme döneminde fibrinojen ve CRP değerlerinin daha yüksek olduğu görüldü (sırasıyla p=0.01, p=0.013). Radyolojik olarak bronşiektazi şiddeti arttıkça alevlenme sıklığının arttığı (r=0,356, p<0.05), alevlenme dönemi fibrinojen ve CRP düzeylerinin yükseldiği tespit edildi (sırasıyla r= 0,283, p<0.05 ve r=0,327, p<0.01). Serum suPAR ve PAI-1 değerlerinin hem alevlenme döneminde hem de stabil dönemde bronşiektazi olan grupta daha yüksek olduğu tespit edilse de bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. Sonuç olarak, KOAH bronşiektazi birlikteliğinde bronşiektazi, şiddeti ile paralel olarak hastalarda sık alevlenmelere neden olmaktadır. Radyolojik olarak bronşiektazi şiddeti arttıkça alevlenme dönemi fibrinojen ve CRP düzeyleri de artmaktadır. suPAR ve PAI-1 değerlerinin bronşiektazi olan KOAH hastalarında daha yüksek saptanmış olması bu hastalarda artmış havayolu inflamasyonunda rol oynuyor olabileceklerini düşündürmektedir. Anahtar sözcükler: alevlenme, bronşiektazi, çözünebilir ürokinaz-tip plazminojen aktivatör reseptörü, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, plazminojen aktivatör inhibitörü-1