Yargı Kararları Işığında Makul Tutukluluk Süresi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Süleyman Demirel Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Hamza Badıllı

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Yüksel METİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AİHS'in 5. maddesinde yer alan kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı; kişinin keyfi olarak yakalanması, gözaltında tutulması, zorla bir yere getirilmesi, tutuklanması, cezalandırılması, hareket serbestîsinin kısıtlanması, istediği yere gitmesi - gelmesi, dolaşabilmesi olanaklarının ortadan kaldırılamamasını ve kişinin bu güvence altında yaşamını sürdürmesi ve geliştirmesi olarak tanımlanmaktadır. Söz konusu hakka AİHS ile aynı doğrultuda olmak üzere Anayasamızın 19. maddesinde de yer verilmiştir. Bu düzenlemelerde sınırlandırılması mümkün olan kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının hangi koşullarda, ne şekilde ve ne kadar süre boyunca sınırlandırılabileceği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda AİHS'in 5'inci maddesinin 3'üncü fıkrasında kişilerin tutuklanmaları durumunda "makul bir süre içinde yargılanma ya da yargılama süresince serbest bırakılma hakkına sahip" oldukları, Anayasamızın 19'uncu maddesinin 7'inci fıkrasında da AİHS ile aynı doğrultuda "tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları" olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu açıdan hem AİHS ile hem de Anayasamız ile getirilen bireysel başvuru yolu korumasıyla tutukluluk durumlarının "makul süre"yi aştığını öne süren kişiler önce Anayasa Mahkemesine, ardından AİHM'e bireysel başvuru yoluna gidebilirler. Ancak ne AİHS'de ne de Anayasamızda "makul süre" kavramının süresi ya da miktarı belirtilmemiştir. Bu çerçevede "makul süre"den ne anlaşılması gerektiği AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarından öğrenilecektir. Çalışmada AİHM kararları, Anayasa Mahkemesi kararları ve Yargıtay kararları incelenerek söz konusu Mahkemelere göre makul süreden ne anlaşılması gerektiği ortaya konulmaya çalışıldı. Bu kapsamda yapılan değerlendirmeler sonucunda Yargıtay'ın makul tutukluluk süresi ve söz konusu süreden ne anlaşılması gerektiğiyle ilgili bir değerlendirmede bulunmadığı, bunun yanında hem AİHM hem de aynı doğrultuda Anayasa Mahkemesi'nin her olayın özelliğine göre farklı kararlar verdikleri, makul sürenin gün, ay, yıl cinsinden soyut bir süre olarak belirlenemeyeceğini, bu süreyle ilgili genel bir değerlendirme yapılamayacağını, söz konusu sürenin somut olay dikkate alınarak her olayda ayrı ayrı belirleneceğini kararlaştırdıkları, dolayısıyla makul sürenin önceden saptanmış, soyut ve kesin bir süre olmadığı, AİHM ve Anayasa Mahkemesi tarafından belirlenen kriterler doğrultusunda her olaya göre değişebileceği sonucuna ulaşıldı. Anahtar Kelimeler: Kişi Özgürlüğü ve Güvenliği, Tutuklama, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Makul Tutukluluk Süresi.