Sürmekte olan daimi dişlere uygulanan farklı fissür örtücülerin etkinliklerinin karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Süleyman Demirel Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Diş Hekimliği Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BURCU GÜÇYETMEZ TOPAL
Danışman: Zühal Kırzıoğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Daimi dişlerin sürme dönemi, çürük oluşumu açısından en riskli dönem olduğundan, fissür örtücülerin en kısa sürede uygulanması önerilmektedir. Ancak, nem izolasyonunun zor olduğu bu dişlerin koruyucu tedavileri için, hangi materyalin daha uygun olduğu hakkında görüş birliğine varılamadığı görülmektedir. Bu çalışmada, sürmekte olan daimi birinci büyük azı dişlerine uygulanan giomer içerikli (BeautiSealant), hidrofilik (Embrace WetBond) ve hidrofobik yapıdaki rezin içerikli (Fissürit F) fissür örtücülerin klinik başarılarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışmaya; 5-8 yaşlarında, sağlıklı, Frankl Davranış Skalası'na göre 3 ve 4 skoruna sahip, kapanış problemi olmayan, diş sıkma ve/veya gıcırdatma alışkanlığı olmayan ve süt II. azı dişi ağzında mevcut olan, en az bir adet sürmekte olan, gelişimsel defekti olmayan, çürüksüz daimi birinci büyük azı dişe sahip, onam imzaları alınmış 200 çocuk hasta(105 kız, 95 erkek) dahil edilmiştir. Çocukların sürmekte olan daimi birinci büyük azı dişleri Carvalho ve ark.'nın (1989) skalasına göre değerlendirilmiş, S3 ve S4 safhasında olanlar seçilerek, giomer (BeautiSealant®), hidrofilik (Embrace WetBond®) ve hidrofobik yapıdaki rezin içerikli (Fissürit F®) fissür örtücüler uygulanmıştır. Çalışmaya dahil edilen hastaların 683 tane (325 tane üst çene, 358 tane alt çene) daimi birinci büyük azı dişine fissür örtücü uygulanmış, bu dişlerden 390 tanesi 18 ay boyunca 3'er aylık periyotlarla takip edilebilmiştir. Fissür örtücülerin retansiyon kaybı ve yeni çürük oluşumu, retansiyon kayıplarının lokalizasyonları, kenar renklenmesi ve kenar bütünlüğü sürme safhaları dikkate alınarak değerlendirilmiştir. 18. ay sonunda fissür örtücü uygulanan dişlerin 18,5'inde retansiyon kaybı görülmemiş, 49'unda parsiyel kayıp, 32,6 'sında ise tam kayıp görülmüştür. BeautiSealant uygulanan dişlerde tam retansiyon kaybı, Fissürit F ve Embrace WetBond uygulanan dişlere göre istatistiksel olarak anlamlı derecede daha fazla görülmüştür. Parsiyel veya tam retansiyon kaybı sonucu fissür örtücü uygulanan dişlerin 7,7 'sinde başlangıç aşamasında yeni çürük oluşumu tespit edilmiştir. Uygulanan fissür örtücüler arasında yeni çürük oluşumu en az Embrace WetBond grubunda, en fazla BeautiSealant grubunda tespit edilmiştir. Kenar bütünlüğü açısından BeautiSealant daha başarılı bulunurken, Fissürit F daha başarısız bulunmuştur. Parsiyel kayıplar ile kenar bütünlüğündeki bozulmaların ilişkili olduğu görülmüştür. Kenar renklenmesi açısından en başarısız BeautiSealant bulunmuştur. Fissür örtücülerin klinik başarılarının, dişlerin sürme safhaları ile ilişkili olduğu görülmüş, fissür örtücülerin sürmenin erken safhalarında uygulanmasının koruyucu etkinliklerini arttırdığı kanısına varılmıştır. Sürmekte olan daimi dişlere uygulanan rezin içerikli fissür örtücüler, giomerlerden daha başarılı bulunmuştur. Giomer içerikli fissür örtücülerin, çocuk hastalarda kullanılmasının önerilebilmesi için başarılarının değerlendirildiği daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulduğu sonucuna varılmıştır.