OSMANLI MİNYATÜR SANATINDA NAKKAŞ LEVNİ’NİN SARAY VE HALK TİPLEMELERİ


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Süleyman Demirel Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Geleneksel Türk Sanatları Anasanat Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Burcu Koçak

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Mehmet ÖZKARTAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Minyatür; yapıldıkları dönemin sanat anlayışını yansıtan ve genellikle iki boyutlu, perspektifsiz olarak kitap metinlerini bezemek ve konuyu açıklamak amacıyla yapılmış küçük boyutlu tasvir resimleridir.Geleneksel Türk sanatlarında el yazması, kitap süsleme ve konuyu açıklamak için sulu boya, altın gibi malzemelerle kâğıt, deri, fildişi, kemik üzerine yapılan metni açıklayıcı nitelikteki resimlere minyatür denilmektedir. Türk resim sanatının bir türü olarak karşımıza çıkan minyatür resim sanatı Asya kökenli olup, İslam dünyasında güçlü saray çevrelerinde gelişerek 19. yüzyıla kadar devam ettiği görülmektedir. Osmanlı imparatorluğu döneminde aktif olarak kullanılmasından dolayı Geleneksel Türk sanatı olarak önemli bir yere sahiptir. 11. yüzyıldan sonra Türklerin eline geçen, Anadolu'da, önceleri Selçuklu emirleri, sonrasında ise Osmanlı padişahlarının koruyuculuğunda gelişmiş olan minyatür resim sanatı Osmanlı dönemi sanatında önemli bir yere sahiptir. Türk minyatür resim sanatında bir dönüm noktasını ortaya koymuş olan Levni, Lale devrinde Osmanlı minyatür sanatına derinlik ve perspektifi sokan sanatçı olarak karşımıza çıkmaktadır. Levni minyatür resimde geleneksel anlayışın dışına çıkmış, kendine özgü biçim geliştirmiştir. 19. Yüzyılın başlarında ise yenilenme hareketleriyle birlikte minyatür resim sanatında batı resim sanatının etkileri görülmeye başlanmıştır.