Uluslararası İlişkilerde Koruma Sorumluluğu Kavramına Teorik Bir Yaklaşım: İngiliz Okulu Perspektifi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Süleyman Demirel Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Adem Ali İren

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Muharrem GÜRKAYNAK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Uluslararası siyaset ve uluslararası hukukun en tartışmalı konularından olan insani müdahale ya da yirmi birinci yüzyılda ciddi değişikliğe uğramış haliyle koruma sorumluluğu insan haklarını koruyarak insani güvenliği sağlamayı amaçlamaktadır. Buna rağmen bu prensipleri kabul eden devletlerin uygulamalarında söz konusu ilkelere gerektiği kadar riayet edilmediği gözlenmektedir. Bu durumun sebepleri uluslararası ilişkiler teorilerinden İngiliz Okulu bağlamında yapılacak detaylı analizler çerçevesinde ele alınacaktır. Hem uluslararası düzeni hem de insan haklarını koruma durumunda kalan devletler bir ikilem yaşamaktadırlar. İkilemde kalan devletler uluslararası siyasetin gerekliliklerini dikkate alarak politika oluşturdukları için koruma sorumluluğunu yerine getirmede uluslararası düzenden ve güç dengesinden etkilenmektedirler. Bunun yakın dönemdeki en önemli örneklerini Ruanda'dan Suriye'ye kadar uzanan çeşitli krizlere farklı tepkiler gösteren uluslararası toplumun tavrında görmekteyiz. Ahlaki ve etik yönü ağır basan insan hakları ve insani güvenlik kavramlarının uluslararası siyasette yaygınlaşmasıyla, uluslararası ilişkilerin anarşik karakterindeki muhtemel değişimleri ve bu değişimlerin devlet davranışları üzerindeki etkisini İngiliz Okulu bakış açısıyla ölçmeyi amaçlayan bu çalışma insani müdahale, koruma sorumluluğu, İngiliz Okulu ve devlet egemenliği gibi kavramlara odaklanmaktadır. İkinci Dünya savaşı sonrasında yaygınlaşmaya başlayan insan hakları, Soğuk Savaşın bitimiyle yeni bir döneme girmiş ve insan haklarının uluslararasılaşması hızlanmıştır. Fakat uluslararası sistemin gereklilikleri, egemenlik kavramı ve insan haklarının korumaya çalıştığı değerler zaman zaman birbiriyle çatışmaktadır. Evrensel insan hakları oluşturma çabalarının önündeki en büyük engel ise doğu-batı, kuzey-güney ekseninde kültürel, siyasal ve ekonomik anlamda ayrışan dünyanın değişik bölgelerinin insani güvenliği ve insan haklarını korumayı farklı şekillerde algılamaları olmaktadır. Yirmi birinci yüzyılın hemen başında ortaya çıkan "koruma sorumluluğu" kavramı gün geçtikçe gelişerek meşru bir zemine oturmaya başlamış ve devlet egemenliği algısındaki değişimi destekleyerek insani güvenliğin ön plana çıkmasına neden olmuştur. Devletin güvenliği yerine insani güvenliği ön plana çıkaran bu yaklaşım, gücü devlet tekelinden çıkararak küresel anlamda bireyler üzerine dağıtmaktadır. Egemenlik devlete, insanı ve onun haklarını koruma sorumluluğu yüklemekte, devletin bu sorumluluğunu yerine getir(e)mediği durumlarda ise koruma sorumluluğu uluslararası toplumun bir görevi haline gelmektedir. Devletler, koruma sorumluluğunun insanı ve insan haklarını koruyan normatif tavrını teoride destekledikleri kadar uygulamada yeterince desteklememektedirler. Siyasi ve hukuki açıdan hiçbir devlet koruma sorumluluğunun önlemeye çalıştığı insanlığa karşı işlenen suçları, soykırımı, etnik temizliği ve savaş suçlarını desteklememesine rağmen, uluslararası toplum çoğu insani krizde birbirinden farklı tavır sergilemiştir. İnsan haklarını ve insani güvenliği korumayı amaçlayan "koruma sorumluluğu" akademik, felsefi, siyasi ve hukuki temelleri haklı savaş ve insani müdahaleye uzanan yeni bir kavramdır. Bahsi geçen kavramın devlet davranışları üzerine etkisinin uluslararası ilişkiler teorilerinden İngiliz Okulu bakış açısıyla ele alınacak olması, çalışmanın özgün değerini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Devlet Egemenliği, İnsani Müdahale, Koruma Sorumluluğu, İngiliz Okulu, , Dayanışmacılık, Çoğulculuk