Anadolu Selçuklu Devleti Mimarisinde Kullanılan Bitkisel ve Geometrik Motiflerin (Hayat Ağacı veYıldız Motifi )Halıya Yansıması
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Süleyman Demirel Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Geleneksel Türk Sanatları Anasanat Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Ercan Çerçive
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Mehmet ÖZKARTAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Göçebe –atlı yaşamın dünya tarihindeki en büyük örneğini oluşturan Türkler yüzyıllar boyu yaşam şekillerini, inançlarını, doğa sevgisini, gelenek- göreneklerini, kanunlarını kısacası 'töre' dedikleri yasalarını kendi yaşamlarındaki değer yargıları içinde yaşatmışlar, doğru kabul ettikleri her şeyi kendi toplulukları içinde yüzyıllar boyu sürdürmüşlerdir. Türkler, değerli gördükleri motifleri ve sembolleri İslamiyet dinine geçtikten sonrada önce de kullanmaya devam etmişlerdir. Asya'dan Avrupa'ya ve Anadolu'ya gelişlerinde ve gittikleri her yerde yaptıkları mimari eserlerde sahip oldukları bu figüratif ve geometrik motifleri, hayvan figürlerinin tasvirlerini (aslan, Kartal, Ejder vb.) yer yer stilize ederek yer yer gerçekçi figürler halinde tasvir etmişlerdirBu çalışmada genel olarak Anadolu Selçuklu Mimarisinde çokça karşımıza çıkan Türklerin inancında ve hayat anlayışında önemi olan, mimari eserler üzerine sıklıkla işlenen hayat ağacı ve yıldız motifi hakkında bilgi verilmeye çalışılmıştır. Bu motiflerin Anadolu Selçuklu mimari eserleri üzerine işlenmeden çok daha önce yer sergilerinde (halı, kilim vb.) ve gündelik eşyalar üzerinde görselleştirildiği ve bu motiflerin toplumca ne anlama geldiği üzerinde durulmuştur. Konuyu görsel anlamda desteklemek amacıyla mimari ve el sanatları (halı, kilim vb.) eserlerinden örnekleri çalışmaya dâhil edilmiştir.Bu araştırma ile atalarımızdan kalan mimari sanat eserlerimizin kültürel kimliklerinin korunması gerektiği bilincine ulaşılması, geçmişine sahip çıkan, geçmişindeki tarihsel dokusundan heyecan duyan, geçmiş kültürlerin çağdaş yaşamın da bir parçası olduğu bilincinde bireylerin yetişmesinde katkı sağlayacağı düşünülmüştür.