NİKAHLA İLGİLİ SÜNNETLER VE SÜNNETE UYGUN NİKAHIN BİREYSEL VE TOPLUMSAL YANSIMALARININ MAKASIDÜ’Ş- ŞERİA VE MASLAHAT BAĞLAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ
ASES INTERNATIONAL SCIENTIFIC STUDIES CONGRESS, 8 - 10 Mayıs 2026, ss.330-331, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Sayfa Sayıları: ss.330-331
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Süleyman Demirel Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
İslâm aile hukukunda nikah, yalnızca hukuki bir işlem olmayıp eşler arasında hak ve
sorumluluklar doğuran dinî ve toplumsal bir kurum niteliği taşımaktadır. Nitekim evlilik ve aile
hayatına ilişkin esaslar Kur’an’ı Kerim’de yer almakta; Hz. Peygamber ise bu esasları
açıklayarak uygulamalarıyla somutlaştırmıştır. Bu yönüyle nikâh, ilahi düzenlemeye dayanan
bir kurum olarak İslam toplumunda önemli bir yer edinmiştir.Bu çalışmada nikah akdiyle birlikte, evliliğin öncesinde, esnasında ve sonrasında bazı sünnet
uygulamalarının yer aldığı tespit edilmektedir. Bu bağlamda, nikahla ilgili sünnetler makasıdüş-şeria ve maslahat çerçevesinde ele alınarak söz konusu uygulamaların bireysel ve toplumsal
işlevleri ortaya konulmaktadır. Nitekim evlilik öncesinde tarafların birbirlerini görmeleri ve
nişanlanma gibi uygulamaların evlilikte huzur ve mutluluğun, karşılıklı sevgi ve saygının
oluşmasına katkı sağlamakta ve ilerleyen süreçte ortaya çıkabilecek uyumsuzlukların önüne
geçmektedir. Aynı zamanda evlilik öncesi ölçülü tanışma teşvik edilirken, bu sınırların aşılması
ve gayrimeşru ilişkilere götüren tutum ve davranışlar da yasaklanmıştır. Mehir konusunda ise,
kadının hakkı olarak Kur’an’ı Kerimde açıkça belirlenmiş bir hüküm olup ancak miktarının
mali açıdan güçlüğe düşürmeyecek derecede hafif tutulması tavsiye edilmiştir. Buna rağmen
mehirle bağdaşmayan bazı uygulamaların toplumda zaman zaman görüldüğü de ifade
edilmektedir. Özellikle kadına veya ailesine evlilik karşılığında verilen ‘başlık parası’ gibi
uygulamalar İslam hukukunda meşru kabul edilmemekte, bu tür uygulamaların rüşvet
mahiyetine dönüşebileceği belirtilerek dinen uygun görülmediği vurgulanmaktadır. Öte yandan
güncel istatistiksel veriler Türkiye’de boşanma oranlarının en yoğun olduğu dönem evliliğin ilk
yıllarında olduğunu göstermektedir. Bu durum çeşitli sosyo-ekonomik ve kültürel etkenlerle
ilişkilendirilmektedir. Sonuç olarak, nikahla ilgili sünnetler makâsıdü’ş- şeria ve maslahat
ilkeleri çerçevesinde ele alındığında hem bireysel huzurun sağlanmasına hem de toplumsal
düzenin korunmasına yönelik önemli faydalar sağladığı anlaşılmaktadır.