Karşılıklı kuyu yer radarı verilerinin modellenmesi
Pamukkale University Journal of Engineering Sciences, cilt.22, sa.6, ss.581-596, 2016 (ESCI)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 22 Sayı: 6
- Basım Tarihi: 2016
- Doi Numarası: 10.5505/pajes.2015.45712
- Dergi Adı: Pamukkale University Journal of Engineering Sciences
- Derginin Tarandığı İndeksler: Emerging Sources Citation Index (ESCI)
- Sayfa Sayıları: ss.581-596
- Süleyman Demirel Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Uygulamalı jeofiziğin girişimsel olmayan
elektromanyetik yöntemlerinden biri olan yer radarı sığ yeraltının
oldukça yüksek çözünürlükle görüntülenmesi için yaygın olarak
kullanılmaktadır. Bir yer radarı çalışmasında iki önemli unsur olan
çözünürlük ve derinlik, zeminlerin su, kil, çözülebilir tuz
içeriklerinden ve antenin merkez frekansından etkilenir. Elektriksel
iletkenliğin yüksek olduğu alanlarda istenilen çözünürlük ve hedeflenen
derinlikte iyi bir yeraltı görüntüsü elde etmek zor olabilir. Bu
nedenle, karşılıklı kuyu dizilimine dayanan bir yer radarı çalışması
daha detaylı bir yeraltı radar hız dağılımının elde edilmesi için iyi
bir alternatif yaklaşım olabilir. Bu çalışmada, karşılıklı kuyu yer
radarı veri kümelerinin tomografik ters çözümü için gerekli olan ilk
varış seyahat süreleri Maxwell denklemlerinin zaman ortamı sonlu farklar
ve gridlenmiş bir hız alanı boyunca Eikonal denkleminin sonlu farklar
çözümünden hesaplanmıştır. Modellemede iki kuramsal yeraltı modeli
kullanılmıştır. İlk modelde yeraltı iki tabakadan oluşmaktadır. İkinci
model tekdüze bir ortam içerisinde gömülü düşük ve yüksek hızlı bloklar
içermektedir. Yer-hava arayüzeyinin modellemedeki etkisi ve bir kuyu içi
radar çalışmasında kuyuların derinliği ve mesafesi arasındaki oranının
önemi test çalışmalarında gösterilmiştir. Tüm alıcı konumlarında zamanda
kaydedilmiş elektrik alanın düşey bileşenini (Ez) içeren radargramlar
zaman ortamı sonlu farklar modellemesinden elde edilmiştir. Farklı
derinlikteki kaynak konumları için seyahat süresi kontur haritaları
hızlı bir sonlu farklar Eikonal çözücüsünden elde edilmiştir. Daha
sonra, minimum seyahat süresine sahip ışın yolları alıcıdan kaynağa en
dik iniş doğrultusunda izlenerek hesaplanmıştır. Sonuç olarak, her iki
modelleme yaklaşımından elde edilen seyahat süreleri birbirleriyle
oldukça uyumludur. Zaman ortamı sonlu farklar modellemesi ilk varışlarla
ilişkili dalga fazlarının belirlenmesi ve değerlendirilmesi için önemli
bir araçtır. Diğer taraftan, Eikonal denklemi temelli modelleme ilk
varış sürelerinin doğrudan hesaplanması için oldukça etkili bir yaklaşım
sunmaktadır.
The ground-penetrating radar (GPR) that is one of
the non-invasive electromagnetic methods of applied geophysics is widely
used to image shallow subsurface with extremely high resolution. The
resolution and depth being two important aspects in a GPR survey are
affected by the water, clay, soluble salt contents of soils and the
center frequency of antenna. It may be difficult to obtain a good
subsurface image at desired resolution and targeted depth in the areas
characterized by high electrical conductivity. Therefore, a GPR survey
based on the crosshole configuration can be a good alternative approach
to achieve more detailed subsurface radar velocity distribution. In this
study, first-arrival traveltimes being essential for tomographic
inversion of crosshole GPR data sets were calculated by a
finite-difference time-domain (FDTD) solutions of Maxwell’s equations
and finite-difference solution of the Eikonal equation throughout a
gridded velocity field. Two theoretical subsurface models were used in
modeling. In the first model, the subsurface divided into two layers.
The second model includes low- and high-velocity blocks embedded in a
homogenous medium. The effect of ground-air interface in modeling and
the importance of the ratio between separation and depth of boreholes in
a crosshole radar survey were also shown during the test studies.
Radargrams consisting of the vertical component of the electric field
(Ez) recorded in time at the entire receiver locations were acquired
from FDTD modeling. Traveltime contour maps for source locations with
different depths were obtained from a fast finite-difference Eikonal
solver. Raypaths having the minimum traveltime were then calculated by
following the steepest gradient direction from the receiver to the
transmitter. As a result, the first-arrival traveltimes obtained from
both modeling approaches are quite compatible with each other. FDTD
modeling is an important tool to determine and evaluate of the wave
phases corresponding to the first arriving wave. On the other hand,
Eikonal-equation-based modeling presents an approach being highly
effective for directly computing first-arrival traveltimes.