Etnisite ve Kimlik Bağlamında Isparta Çünür Alevileri


Creative Commons License

Bayram E. G.

16. ULUSLARARASI HİSARLI AHMET SEMPOZYUMU, Kütahya, Türkiye, 7 - 10 Mayıs 2026, ss.82-83, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Kütahya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.82-83
  • Süleyman Demirel Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Isparta’nın Çünür yerleşiminde yaşayan Alevi topluluğunu etnisite ve kimlik

kuramları çerçevesinde ele alan bu çalışma, inanç pratikleri ile müzikal ifade biçimleri

arasındaki karşılıklı inşa süreçlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, kimliğin

yalnızca sabit ve verili bir kategori olarak değil, tarihsel deneyimler, kolektif hafıza

ve ritüel pratikler aracılığıyla sürekli olarak yeniden üretilen dinamik bir yapı olarak

şekillendiği varsayımından hareket etmektedir. Bu bağlamda çalışma, Çünür

Alevilerinin tarihsel süreklilik anlatıları, topluluk içi aidiyet biçimleri ve ritüel

performansları üzerinden oluşan kimlik dinamiklerini analiz etmektedir. Özellikle

cem erkânı, deyiş geleneği ve sözlü kültür unsurları, yalnızca dinsel pratiklerin bir

parçası olarak değil; aynı zamanda topluluğun tarihsel sürekliliğini görünür kılan,

kültürel sınırlarını belirginleştiren ve kolektif hafızayı aktaran sembolik pratikler

olarak değerlendirilmektedir. Araştırma nitel araştırma yöntemleri temelinde

yürütülmüş olup saha çalışması sürecinde derinlemesine görüşme ve katılımcı gözlem

tekniklerinden yararlanılmıştır. Bu yöntemler aracılığıyla elde edilen veriler,

etnomüzikoloji ve sosyoloji disiplinlerinin kuramsal yaklaşımlarının kesişiminde

analiz edilmiştir. Çalışma, müzikal pratiklerin yalnızca estetik bir ifade alanı

oluşturmadığını; aynı zamanda toplumsal hafızanın aktarımı, kolektif aidiyetin

güçlendirilmesi ve topluluk sınırlarının sembolik olarak yeniden üretilmesi açısından

önemli bir işlev üstlendiğini ortaya koymaktadır. Elde edilen bulgular, Çünür

Alevilerinde etnik aidiyetin yalnızca soy bağına dayalı bir kimlik kategorisi olarak

tanımlanamayacağını göstermektedir. Buna karşılık kimliğin, inanç merkezli ritüeller,

sözlü anlatılar ve müzikal performanslar aracılığıyla toplumsal yaşam içerisinde

sürekli olarak yeniden üretildiği görülmektedir. bu süreçte müzik, hem topluluk içi

dayanışmayı güçlendiren hem de kültürel sınırları belirginleştiren önemli bir kültürel

sermaye işlevi görmektedir. Sonuç olarak çalışma, Çünür Alevilerinin yerel

kimliğinin çok katmanlı ve dinamik yapısını ortaya koyarak Alevilik araştırmalarına

ve etnomüzikoloji literatürüne bölgesel ölçekte özgün bir katkı sunmaktadır.

This study examines the Alevi community residing in the Çünür settlement of Isparta

within the framework of ethnicity and identity theories and aims to analyze the

reciprocal processes through which religious practices and musical forms of

expression construct one another. The research is grounded in the assumption that

identity should not be understood as a fixed and given category; rather, it is a dynamic

structure that is continuously reproduced through historical experiences, collective

memory, and ritual practices. In this context, the study analyzes the identity dynamics

of the Çünür Alevis through narratives of historical continuity, forms of communal

belonging, and ritual performances. In particular, the cemritual, the tradition of deyiş

(sacred hymns), and elements of oral culture are evaluated not merely as components

of religious practice but also as symbolic practices that render the historical

continuity of the community visible, delineate its cultural boundaries, and transmit

collective memory. The research was conducted using qualitative research methods,

and the fieldwork process employed in-depth interviews and participant observation

techniques. The data obtained through these methods were analyzed at the

intersection of theoretical approaches drawn from ethnomusicology and sociology.

The study demonstrates that musical practices do not merely constitute an aesthetic

field of expression; rather, they play a significant role in the transmission of social

memory, the reinforcement of collective belonging, and the symbolic reproduction of

communal boundaries. The findings indicate that ethnic belonging among the Çünür

Alevis cannot be defined solely as a category based on lineage. Instead, identity is

continuously reproduced within social life through belief-centered rituals, oral

narratives, and musical performances. In this process, music functions as an

important form of cultural capital that both strengthens intra communal solidarity

and clarifies the cultural boundaries of the community. Consequently, the study

reveals the multilayered and dynamic character of the local identity of the Çünür

Alevis and aims to provide an original regional contribution to the literature on Alevi

studies and ethnomusicology.