Çağdaş Türk Sanatında Öz-Oryantalist Yaklaşımlar
Uluslararası XVIII. Ortaçağ-Türk Dönemi Kazıları ve Sanat Tarihi Araştırmaları Sempozyumu, Aydın Adnan Menderes Üni, Aydın, Türkiye, 22 - 25 Ekim 2014, ss.671-686, (Tam Metin Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
- Basıldığı Şehir: Aydın
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.671-686
- Süleyman Demirel Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Sözlük anlamı
doğu bilimi olan oryantalizm ya da şarkiyatçılık kavramı 19. yüzyıl Avrupası’nda sanat ve edebiyatta farklı
bir bağlam kazanmıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma döneminde bazı eski
Osmanlı topraklarının batılı ülkelerin sömürgeleri haline gelmesi sonucunda, batılılarca
özellikle merak edilen harem yaşamı, ayrıca müslüman olan toplumların yaşam ve
kültürü çeşitli sanatçılarca manipüle edilerek popüler bir fantazya haline
getirilmiştir. Bu oryantalist tavrın kökeninde „medeni“ batı toplumunun, bu
„medeniyetle“ uzlaştırılamayan, bu nedenle de „gayri-medeni“ ve
„ehlileştirilmemiş“ görülen aracılığıyla açık edilen bastırılmış eril
fantazilerinin yanı sıra uygarlaşmış,
doğuyu ve müslüman toplumlarını öteki, geri kalmış, uygarlaşmamış gören, bu
sebeple de doğunun, batının kendini aydınlatmasına muhtaç olduğu propagandası
yatar. Bu propaganda bir anlamda bu işgal ve sömürge faaliyetlerinin de haklı
gerekçesi olarak gösterilir. Böylelikle 19. yy edebiyat ve sanatında doğulu ve
müslüman toplumlar sapkın, cahil, yardıma ve özellikle de batıdan gelecek
kurtarıcı ışığa muhtaç gösterilirler.
Günümüz sanatında ise çeşitli batılı sanatçılar tarafından yine doğu
kültürlerine yönelik bir „öteki“ne ayna tutma tavrını görmekteyiz. Bu yaklaşım
bu kültürleri kendi dinamiği içerisinde anlaşılması ve düşünülmesi gereken
yapılar olarak değil, batılı vizyon çerçevesinde sınıflandırılması ve
değerlendirilmesi gereken yapılar olarak görür. Bununla beraber 1980 sonrası
Türk sanatında, „self-oryantalizm“ ya da eskilerin deyimiyle „şahsi
şarkiyatçılık“ olarak adlandırılabilecek, kendi kültürünün değerlerini, o kültürü
anlayarak değerlendiren bir bakış açısından değil de, yabancılaşmış, sözde-batılı
olma çabası içinde ve batının „öteki“ vizyonu aracılığıyla sunan, bir sanatsal
tavra rastlamaktayız. Sorgulanmadan kabullenilen bir batı hayranlığı ve batı
dünyasına „ben de aslında sizdenim“ demenin bir yolu olarak
değerlendirilebilecek bu tavır, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde
İstanbul enteljansiyası içerisinde sıklıkla rastlanan bir tavırken, yaklaşık
seksen yıl sonra küreselleşme ruhunun etkisi ile sanat ortamında yeniden
canlanmıştır. Özellikle günümüzde bazı genç kuşak sanatçıların yapıtlarında
açıkça teşhis edilir hale gelmiştir. Bu bildirinin amacı çeşitli Türk çağdaş
sanatçılarının, örnek olarak sunulacak yapıtları üzerinden, kendini ve öz
kültürünü „ötekileştiren“ bu bakış açısının, çağdaş Türk Sanatı’nda hangi
hallerde tezahür ettiğinin saptanması yanında, bu yaklaşımın nedenlerini ve
olası sonuçlarını da tartışmaya açmaktır.
Anahtar Kelimeler: Oryantalizm,
çağdaş Türk sanatı, ötekileştirme, self-oryantalizm