Yığınların Etkisiyle İşlenen Suçlarda Bireyin Cezai Sorumluluğu


Tulay M. E.

7. Uluslararası Hukuk Sempozyumu (asoscongress), Eskişehir, Türkiye, 27 - 29 Mayıs 2021, ss.273-274, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Eskişehir
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.273-274
  • Süleyman Demirel Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Ceza hukuku sorumluluğu için aranan ön koşul, kanuni tipte tanımlanan fiilin hukuka aykırı şekilde gerçekleştirilmesidir. Fakat haksızlık unsurunun varlığı, cezalandırma için tek başına yeterli değildir. Failin cezalandırılması, ancak kusurluluk değerlendirmesiyle ortaya konabilir. Failin kınanabilirliğinin ölçütü olarak karşımıza çıkan kusur, cezanın varlığını ya da derecesini etkilemektedir. Nitekim somut olayda kusuru olmayan fail, tipik hareketin varlığına rağmen cezalandırılmayacak, kusuru az ise hakkında tesis edilen cezada indirim uygulanacaktır. Bu noktada, Türk Ceza Kanununda yer alan kusuru kaldıran ve azaltan nedenlerin, her somut olayda irdelenmesi şarttır. Kanunda açıkça karşılığını bulmamakla birlikte, sosyal hayatta yaşanması kaçınılmaz olan toplumsal olay ve tepkilerde, kanuni tipte tanımlanan eylem hukuka aykırı olarak işlenmişse, failin cezalandırılıp cezalandırılmayacağı, cezalandırılacaksa hakkında indirim uygulanıp uygulanmayacağı meselesi kusurluluk kapsamında ele alınmalıdır. Günlük hayatın türlü evrelerinde çok sık karşılaşılan ve bir yönüyle karanlık alanda kalan “yığınların etkisi”, fail, toplum ve hatta mağdur tarafından suç olarak değil, haklı bir tepki gibi algılanabilmektedir. Sportif etkinliklerdeki seyirci tezahüratları, toplumda infial doğuran şiddet ya da istismar vakaları gibi kolektif bir tepki ve davranışa yol açan hallerde failin cezai sorumluluğu, kusurluluk ve akabinde iştirak iradesi yönüyle tahlil edilmelidir. Bu hukuki analiz, ceza adaletinin tesisi, karanlık alan ile mücadele ve cezai normların birey ve toplum nezdinde doğru şekilde değerlendirilip içselleştirilmesi için elzemdir.