Haldun Taner’in Ayışığında “Çalışkur” Öyküsünden Ayışığında Şamata Oyununa Bir Uyarlama Yolculuğu
International Congress On Social Sciences, China To Adriatic-XIV, Kayseri, Türkiye, 10 Haziran 2022 - 12 Haziran 2023, ss.347-348, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Kayseri
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.347-348
- Süleyman Demirel Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Çağdaş Türk yazınının çok yönlü yazarlarından Haldun Taner, 1940’lı yıllardan 1980’li
yıllara uzanan süreçte öykü ve oyun yazarlığını eş zamanlı olarak sürdürür. Her iki edebî türde
de onlarca yapıt ortaya koyar. Taner’in keskin zekasının ve gözlem gücünün çıktısı olan bu
yapıtlar, gerek içerdiği izlekler gerek bunların ifadesindeki deneysel tavır ve mizahi üslup
bakımından benzeşir. Bu benzeşme, yazarın kimi öyküleri ve oyunları arasında daha
belirgindir. Zira Taner, öykü türündeki kimi metinlerini sonraki yıllarda tiyatro türünde
yenidenyazma, başka bir ifadeyle uyarlama işlemine başvurmuştur. İlk olarak 1954’te aynı adla
kitaplaşan uzun öyküsü Ayışığında “Çalışkur” ve 1977’de sahnelenen oyunu Ayışığında
Şamata, bu minvalde değerlendirilebilecek iki yapıttır. Yazarın uyarlama yoluyla metinlerarası
bir sürece dâhil ettiği bu yapıtlar, ilki kaynak/uyarlanan, ikincisi yan/uyarlayan metin olarak,
sıra dışı kurguları ve anlatım biçimleriyle deneysel edebiyat çizgisindedir. Kaynak/uyarlanan
metin konumundaki Ayışığında “Çalışkur”, klasik kurgulama kurallarından uzaklaşılarak
“Ayışığında ‘Çalışkur’”, “Hikâyenin Tepkileri”, “Sonuç”, “Epilog” ve “Sonucun Tepkileri”
başlıkları altında oluşturulmuş bir öyküdür. Öyküye adını veren ilk bölümde okur, klasik bir
öykü metniyle karşı karşıya getirilir. Çoğunluğu varlıklı insanlardan oluşan bir muhitin
sakinlerinin yaşamlarından kesitlerin sunulduğu bu ilk metinde, yazar-anlatıcının eleştirel
bakışı devrededir. Yapıtı sıra dışı kılan ve kurgusal da olsa alımlayıcıyı da anlatıya dâhil eden
düzlemler, bu aşamadan sonra diğer başlıklar altında devreye girer. “Hikâyenin Tepkileri”
bölümünde muhayyel okurun öyküyü okuduktan sonra geliştirdiği tepkiler; çeşitli mektuplar,
eleştiri yazıları ve raporlar aracılığıyla gerçek okura sunulur. “Sonuç” bölümünde yazar,
muhayyel okurun tepkilerini dikkate alarak öyküsünü yenidenyazma yoluna gider. Öykünün
okur tepkilerinden önceki ve sonraki hâlinin yan yana verildiği bu bölümü yine okuru tatmin
etmek için yazılan “Epilog” takip eder. Öyküye son noktayı koyan bu bölümün ardından,
istekleri yerine getirilen okurun memnuniyet içeren yorumları, “Sonucun Tepkileri”
bölümünde bir araya getirilir. Taner’in can sıkıcı gerçeklerden kaçarak pembe düşler âlemine
sığınan gerçek alımlayıcıyı/okuyucuyu alaycı bir yaklaşımla sarstığı bu sıra dışı metin, yaklaşık
yirmi yıl sonra bir de seyirciyi sarsmak üzere yenidenyazılır. Yazarın epik-göstermeci tarzda
oyunlar kaleme aldığı süreçte Ayışığında Şamata adıyla sahneye uyarladığı yan metin, “Birinci
Perde”, “Ara Oyun”, “İkinci Perde” ve “Epilog” bölümlerinden oluşur. Ana metne büyük
ölçüde sadık kalınarak yapılan bu uyarlamada, edebî tür ve tarihî dönem değişiminden doğan
farklılıklar da dikkat çeker. Bu bildiride, daha ziyade bu farklılıklara odaklanılacak ve öyküden
tiyatroya aktarımda içerik, biçim ve dil bakımından ortaya çıkan dönüşümler karşılaştırmalı
olarak ele alınacaktır.