DİJİTAL ÇAĞDA SANAL KUMAR PROBLEMİ: ANALOJİK BİR ÇIKARIMLA FİZİKİ KUMARIN HARAMLIĞINA İLİŞKİN HÜKMÜN SANAL KUMAR AÇISINDAN GEÇERLİLİĞİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
DİL, DİN, DÜŞÜNCE VE YORUM SEMPOZYUMU II Dijital Çağda Dil, Din, Düşünce ve Ahlakın Evrimi, İzmir, Türkiye, 2 - 03 Ekim 2025, ss.380-383, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: İzmir
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.380-383
- Süleyman Demirel Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
İnternetin küresel ölçekte yaygınlaşmasıyla birlikte dijital platformlara erişimin kolaylaşması, bireylerin sanal ortamlarda daha fazla vakit geçirmesine neden olmuş, bu durum özellikle sanal kumar ve bahis gibi bağımlılık riski yüksek faaliyetlerin yaygınlaşmasını hızlandırmıştır. Özellikle genç bireylerin dijital oyunlar ve sosyal medya ile yoğun etkileşimi, sanal kumar bağımlılığının hem bireysel hem de toplumsal düzeyde ciddi etkiler doğurmasına neden olmaktadır. Psikolojik, sosyal ve ekonomik zararlar doğuran bu eğilimle mücadelede toplumsal farkındalık, aile desteği, eğitim politikalarının güncellenmesi ve özellikle dini-ahlaki normların etkili biçimde kullanılması büyük önem arz etmektedir. Bu çerçevede İslam dini, haksız kazanç, israf ve belirsizlik gibi unsurlar taşıyan kumar faaliyetlerini açık biçimde yasaklamaktadır. Ancak sanal kumarın fiziki kumarda olduğu gibi İslam hukuku açısından değerlendirilmesinde doğrudan nass bulunmadığı için bir çeşit analojik çıkarım yöntemi olan fıkhi kıyas devreye girmektedir. Analojik çıkarım, klasik fıkıh metodolojisinde açık hüküm bulunmayan yeni meselelerin çözümünde kullanılan temel araçlardan biridir. Bu yönteme göre fiziki kumarla sanal kumar arasında işlevsel, ahlaki ve toplumsal etkiler açısından benzerlik kurularak, her iki faaliyet de aynı hükme tabi tutulmaktadır. Fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta, analojik çıkarımın mantıksal geçerlilik bakımından tümdengelimde olduğu gibi kesinlik içermemesidir. Çünkü analoji, tümdengelimsel bir yöntem değil, benzerlik temelli bir akıl yürütmedir. Tümdengelimde sonuç, öncüllerden zorunlu olarak çıkar; oysa analojide sonuç, yalnızca benzerlik oranına dayalı olarak olasılık içerir. Bu nedenle bir yöntem olması bakımından analojik çıkarım, klasik mantık açısından mutlak doğruluk taşımaz ve çoğu zaman varsayımsal geçerlilikle sınırlıdır. Buna karşın İslam hukukunda fiziki kumarla sanal kumar arasında kurulan bağ ile analojik bir çıkarımla elde edilen haramlık hükmü, bazı fikir ayrılıkları barındırsa da, ameli anlamda kesin kabul edilir. Bu çalışma, sanal kumarın fıkhi yasaklık hükmünün dayandığı analojik çıkarım yönteminin epistemolojik ve mantıksal temellerini sorgulamakta; bu yöntemin normatif bağlayıcılığını tartışmaya açmaktadır. Çalışmada sanal kumar olgusunun fiziki kumarla olan benzerlik düzeyi analiz edilmekte ve bu analizde, analojik çıkarımın tümdengelimsel geçerlilikten farklı oluşu mantıksal bir çerçevede değerlendirilmektedir. Ayrıca sanal kumarın, fıkhi hükme konu edilebilmesi için gereken illiyet bağının analoji yoluyla kurulup kurulamayacağı sorgulanmaktadır. Araştırmanın, nitel içerik analizi yöntemiyle klasik fıkıh kaynakları, modern dijital davranış biçimleri ve mantıksal anlamda yöntem teorilerini bir araya getirerek yürütülmesi hedeflenmektedir. Böylece yalnızca fıkhi kıyasla elde edilen hükmün değil, aynı zamanda bu hükmün dayandığı metodolojik yaklaşımın da tutarlılığı incelenmektedir. Bu yönüyle çalışma, geleneksel kıyas yönteminin dijital çağın yeni olgularına ne derece uygulanabilir olduğunu irdeleyerek hem fıkıh metodolojisine hem de mantıksal açıdan çağdaş yöntem tartışmalarına katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Anahtar Kelimeler: Mantık, Yöntem, Analoji, Kumar, İslam Hukuku.