Muhasebe Hilelerinde Ahlaki Kırılma: Namuslu Filmi Üzerine Bir İnceleme
Süleyman Demirel Üniversitesi Vizyoner Dergisi, cilt.17, sa.51, ss.817-844, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 17 Sayı: 51
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.21076/vizyoner.1816211
- Dergi Adı: Süleyman Demirel Üniversitesi Vizyoner Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM), Academic Search Ultimate (EBSCO)
- Sayfa Sayıları: ss.817-844
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Süleyman Demirel Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Son yıllarda yaşanan muhasebe hileleri, yarattıkları ekonomik etkiler nedeniyle önemli bir tartışma konusu haline gelmiştir. Bu hileleri açıklayan geleneksel yaklaşımlar genellikle statik modellere odaklanırken, hilekârın yaşadığı psiko-sosyal dönüşümün dinamik yapısını ele alan çalışma sayısı sınırlı düzeyde kalmaktadır. Bu araştırmanın amacı, muhasebe hilelerinde yaşanan ahlaki kırılma sürecini, kişisel, örgütsel ve toplumsal düzeylerdeki etkileşimleri temel alarak aşamalı bir yapı şeklinde incelemektir. Çalışmada, etik çatışmaları ve toplumsal yozlaşmayı sembolik bir dille yansıtan 1984 yapımı Namuslu filmi veri kaynağı olarak seçilmiş ve nitel yöntemlerden biri olan kuram oluşturma yöntemiyle MAXQDA programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları, ahlaki kırılmanın, hazırlık, kırılma, normalleşme ve çözülme/intikam olmak üzere dört ana aşamaya yayılan bir dönüşüm olarak kurulduğunu göstermektedir. Bulgular, hazırlık aşamasında hissedilen baskıların ve anomik düzenin ahlaki direnci aşındırdığını, kırılma aşamasında damgalanma, bilişsel uyumsuzluk ve etik solma mekanizmalarının devreye girdiğini göstermektedir. Normalleşme aşamasında çevrenin sessiz ya da açık onayı hileyi olağanlaştırırken, çözülme/intikam aşamasında hile, Ali Rıza için bir savunma ve güç aracına dönüşmektedir. Araştırma sonucunda geliştirilen “Süreçsel Ahlaki Kırılma Modeli”, literatürdeki statik hile modellerine kavramsal, yöntemsel ve uygulama düzeyinde bütüncül ve süreç odaklı bir alternatif sunmaktadır. Çalışma, hile ile mücadelenin teknik kontrollerin ötesine geçerek, hileyi normalleştiren örgütsel söylem ve toplumsal meşrulaştırma uygulamalarını da hedeflemesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Accounting frauds in recent years have become a significant topic of debate due to their economic impact. While traditional approaches generally focus on static models, studies addressing the dynamic psycho-social transformation experienced by the fraudster remain limited. The study aims to examine the process of moral breakdown in accounting frauds through a phased structure based on personal, organizational, and societal interactions. The 1984 movie Namuslu, which symbolically reflects ethical conflicts and social corruption, is selected as the data source and analysed using the grounded theory method with MAXQDA. The findings suggest that moral breakdown does not occur suddenly, rather, it develops through a four-stage process of preparation, breakdown, normalisation, and resolution/revenge. During preparation, pressures and an anomic order erode moral resistance; at the breaking point, mechanisms such as stigmatization, cognitive dissonance, and ethical fading come into play. Whilst the environment’s tacit or explicit approval during the normalisation phase normalises the deception, during the dissolution/revenge phase, the deception becomes a means of defence and a source of power for Ali Rıza. The "Processual Moral Breakdown Model" developed in the study offers a comprehensive, process-oriented alternative to static fraud models at conceptual, methodological, and practical levels. The study emphasizes that combating fraud must extend beyond technical controls to target organizational discourse and social legitimization practices that normalize fraud.