Türk Ceza Muhakemesi Hukukunda Seri Muhakeme Usulü


Creative Commons License

Belci O.

Yetkin Basım Yayım ve Dağıtım, Ankara, 2021

  • Publication Type: Book / Research Book
  • Publication Date: 2021
  • Publisher: Yetkin Basım Yayım ve Dağıtım
  • City: Ankara

Abstract

Suç, insanlığın kaçınamayacağı ve ortadan kaldıramayacağı bir gerçekliktir. Günümüzde toplumsal ve iktisadi alanda yaşanan gelişmelerin yanı sıra, internet kullanımının yaygınlaşması gibi sebeplerle, işlenebilecek suçların hem çeşidi hem de sayısı artış göstermiştir. Elbette bu artış karşısında suçu önleme politikaları ve suçun işlenmesinden sonra suçu aydınlatma hususunda önemli yeri olan adlî bilimler de gelişme göstermiştir. Buna karşın birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de adlî merciler önünde bulunan soruşturma ve kovuşturma dosyalarının sayısı yatay bir seyir göstermek yerine sürekli artış eğilimi göstermektedir. Dosya sayısının sürekli artış grafiği çizdiği bir ortamda, bir uyuşmazlığın kesin bir karar veya hükümle sona ermesi için geçen ortalama süre de doğal olarak uzamaktadır. Hatta çok kısa bir süre içerisinde sonuçlanacak, basit olarak tabir edilebilecek bir uyuşmazlık bile çok uzun bir süre içerisinde sonuçlanabilmektedir. Bu yoğunluk, adlî mercilerin etkinliğine olumsuz yönde tesir etmektedir. Her türlü cezaî uyuşmazlığın klasik muhakeme usulüyle çözülmeye çalışılması da anılan yoğunluğun artmasına neden olan unsurlardan biridir. Birçok devlet, bazı tür cezaî uyuşmazlığın klasik muhakeme usulüyle değil de, fail-mağdur uzlaşması gibi alternatif çözüm yollarıyla veya savcı-sanık pazarlığı gibi kendine has usullerle çözümlenmesi yolunu benimsemektedir. Ülkemizde de bu amaçla önödeme, uzlaştırma, kamu davasının açılmasının ertelenmesi gibi usullerle cezaî uyuşmazlıkların mahkeme önüne taşınmadan çözülebilmesine yönelik usuller benimsenmiştir. Özellikle uzlaştırma ile; ciddi sayıda uyuşmazlığın, tarafların iradesi doğrultusunda çözümlendiği ve bu suretle yargının iş yükünün önemli ölçüde azaltılmasına yardımcı olunduğu bilinmektedir. Fakat bu kurumlar dahi, iş yükünün istenilen seviyeye düşürülmesini sağlayamamıştır. Bu nedenle de Ceza Muhakemesi Kanununda seri muhakeme usulü adı verilen yeni bir muhakeme usulü ihdas edilmiştir. Seri muhakeme usulü ile kanun koyucunun belirli bir önem seviyesinin altında gördüğü suçlara ilişkin muhakeme sürecinin savcı ile şüpheli arasında varılan bir anlaşma ve bu anlaşmanın mahkemece onaylanması üzerine hızlı bir şekilde sona erdirilmesi ve ceza uyuşmazlığının klasik muhakeme usulü ile çözülmesi yolundan vazgeçilmektedir. Çalışmamızda seri muhakeme usulüne ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 31/03/2021 Tarihli ve 2020/35 E. - 2021/26 K. sy. iptal kararı ile 08/07/2021 Tarihli ve 7331 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonrasında oluşan durum da değerlendirilmiştir. Çalışmamızın ilk bölümünde seri muhakeme usulüne ilişkin hukukumuzda yer alan düzenlemelere, seri muhakeme usulüne ilişkin kavramsal tartışmalara ve bu usulün ihdas edilmesinin amaçlarına yer verilecek; ardından özellikle Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere birçok ülkede uygulanan savcı-sanık pazarlığı ve Alman hukukunda yer alan ceza kararnamesi muhakemesi gibi usuller ile benzerlik gösteren ve ayrışan yönlerine değinilecektir. İkinci bölümde seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için hukukumuzda aranılan koşullara ve seri muhakeme usulünün uygulanmasının mümkün olmadığı hallere değinilecektir. Üçüncü bölümde ise seri muhakeme usulünün uygulanışı, Cumhuriyet savcısı ve ardından mahkeme tarafından yapılacak işlemlere ve seri muhakeme usulü sonunda verilebilecek kararlar ile bu kararlara karşı başvurulabilecek kanun yolları incelenecektir. Nihayet, uygulamada karşılaşılan sorunlar da dikkate alınarak çözüm önerilerimiz sunulacaktır.