COVID-19 Pandemisinin Hastanede Yatarak Tedavi Gören Hastalarda Kan Dolaşımı İnfeksiyonlarına Etkisi
Flora İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Dergisi, cilt.30, sa.3, ss.321-328, 2025 (ESCI, TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 30 Sayı: 3
- Basım Tarihi: 2025
- Doi Numarası: 10.5578/flora.2025031292
- Dergi Adı: Flora İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: Emerging Sources Citation Index (ESCI), TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.321-328
- Süleyman Demirel Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Giriş: Koronavirüs hastalığı 2019 pandemisi sürecinde hijyen kurallarına daha sıkı uyulması sonucunda toplumda bulaşıcı hastalıkların epidemiyolojisinde, özellikle etiyolojik etken profillerinde ve sıklık sıralamalarında değişiklikler beklenmektedir. Bu çalışmanın amacı, pandemi döneminde yatarak tedavi gören hastalardaki kan dolaşımı infeksiyonlarında saptanan mikroorganizmaların pandemi öncesi dönemle karşılaştırılmasıdır. Materyal ve Metod: 1 Nisan 2018-31 Mayıs 2022 tarihleri arasında çocuk servisinde ve çocuk yoğun bakım ünitesinde yatan, ≥1 ay ve ≤18 yaş aralığında olan ve kan kültürlerinde pozitiflik saptanan hastalar çalışmaya alındı. Pandemi öncesi ve pandemi dönemi verileri istatistiksel olarak karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya alınan hastaların 129 (%72.9)’u pandemi öncesi dönemde, 48 (%27.1)’i pandemi dönemindeydi. Her iki dönemde de hastaneye yatışların en sık nedenleri alt solunum yolu infeksiyonu ve gastroenterit idi. En sık eşlik eden hastalıklar serebral palsi, immün yetmezlik ve epilepsi idi. Olguların tümü birarada değerlendirildiğinde %25’inde mekanik ventilasyon uygulandığı, %16’sında santral venöz kateter ve %6’sında ventriküloperitoneal şant olduğu belirlendi. Her iki dönemde de en sık izole edilen etken koagülaz negatif stafilokoklardı. Sonuç: Merkezimizde pandeminin kan dolaşımı infeksiyonlarındaki etken mikroorganizma profili üzerinde bir etkisi olmadığı gözlemlendi. Koagülaz negatif stafilokoklar kateterle ilişkili kan dolaşımı infeksiyonlarında en sık etken olsa da sıklıkla kontaminasyondan da sorumludur. Klinik yorum önemlidir. İnfeksiyonları etkili bir şekilde kontrol etmek için düzenli mikrobiyal izleme çalışmaları gereklidir ve her sağlık merkezi bu sorumluluğu üstlenmelidir.
Introduction: As a result of stricter adherence to hygiene rules during the coronavirus diseases-2019 pandemic, changes are expected in the epidemiology of infectious diseases in society, especially in etiological agent profiles and frequency rankings. This study aims to compare the microorganisms detected in bloodstream infections in our patients treated during the pandemic with the pre-pandemic period. Materials and Methods: The study included patients aged ≥1 month to ≤18 years who were hospitalized in the pediatric ward or pediatric intensive care unit between April 1, 2018, and May 31, 2022, and had positive blood cultures. Pre-pandemic and pandemic period data were compared statistically. Results: Of the patients included in the study, 129 (72.9%) were from the pre-pandemic period, and 48 (27.1%) were from the pandemic period. The most common reasons for hospitalization in both periods were lower respiratory tract infection and gastroenteritis. The most common comorbid conditions were cerebral palsy, immunodeficiency, and epilepsy. When all cases were evaluated together, it was determined that 25% of the cases received mechanical ventilation, 16% had a central venous catheter, and 6% had a ventriculoperitoneal shunt. The most frequently isolated causative agents in both periods were coagulase-negative staphylococci. Conclusion: In our center, it was observed that the pandemic did not affect the causative microorganisms’ profile in bloodstream infections. Although coagulase-negative staphylococci are the most common causative agents in catheter-related bloodstream infections, they are also frequently responsible for contamination. Clinical interpretation is important. Regular microbial monitoring is necessary to effectively control infections, and every healthcare center should undertake this responsibility.