FAKRIN MADDİ SEMBOLÜ: TASAVVUF KÜLTÜRÜNDE SERAMİK KEŞKÜL-Ü FUKARALAR
FAR EAST ASIA 6th INTERNATIONAL CONGRESS ON SOCIAL SCIENCES April 17 – 22, 2026 – TOKYO, Tokyo, Japonya, 17 - 22 Nisan 2026, ss.663-675, (Tam Metin Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
- Basıldığı Şehir: Tokyo
- Basıldığı Ülke: Japonya
- Sayfa Sayıları: ss.663-675
- Süleyman Demirel Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Keşkül-ü Fukara, İslam tasavvuf geleneğinde dervişlerin dünyevi mülkiyetten arınma ve nefis terbiyesi sürecinde kullandıkları kaplardan biri olarak yalnızca gündelik ihtiyaçları karşılayan bir araç değil, aynı zamanda “fakr” anlayışının maddi kültürdeki en belirgin sembollerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Tasavvuf düşüncesinde fakr, ekonomik yoksulluk anlamına gelmemekte; kulun Allah karşısındaki mutlak ihtiyaç ve teslimiyet hâlini ifade eden manevi bir makamı temsil etmektedir. Bu bağlamda dervişler tarafından kullanılan keşkül kapları, hem halktan toplanan yiyecek ve ianelerin muhafaza edildiği pratik bir araç hem de derviş kimliğini görünür kılan sembolik bir nesne olarak tasavvuf kültüründe önemli bir yer edinmiştir. Tarihsel süreç içerisinde keşkül kaplarının metal, ahşap, cam ve Hindistan cevizi kabuğu gibi farklı malzemelerden üretildiği görülmektedir. Bu çeşitlilik, hem farklı coğrafyaların üretim geleneklerini hem de tasavvuf kültürünün gündelik yaşamla kurduğu ilişkiyi yansıtmaktadır. Bununla birlikte zaman içerisinde seramik malzemenin üretim sürecine dâhil olmasıyla birlikte keşkül formu farklı bir üretim tekniği ve yüzey anlayışıyla yeniden yorumlanmıştır. Seramiğin sunduğu plastik olanaklar, bu kapların işlevsel kullanımının yanı sıra estetik ve sanatsal açıdan da değerlendirilmesine imkân tanımıştır. Seramik keşkül-ü fukaralar, form çeşitliliği ve bezeme zenginliği bakımından diğer malzeme gruplarından ayrılmaktadır. Seramik yüzey üzerinde uygulanan bezemelerde bitkisel motifler, yazı kuşakları, sembolik unsurlar ve figüratif kompozisyonlar dikkat çekmektedir. Bu bezeme unsurları sadece dekoratif bir unsur olarak değil, aynı zamanda tasavvufi düşünce sistemi ve tarikat kültürü ile ilişkilendirilebilecek sembolik bir anlatım dili olarak değerlendirilebilir. Özellikle bazı örneklerde görülen figüratif tasvirler ve ikonografik düzenlemeler, seramik yüzeyin sunduğu anlatım olanakları sayesinde kalıcı bir görsel dil oluşturmuştur. Bu çalışma, keşkül kavramının tasavvufi kökenlerinden hareketle seramik keşkül örneklerini malzeme, form ve bezeme özellikleri açısından incelemeyi amaçlamaktadır.