Kitap Sanatları Perspektifinden Bir Tıp Yazması: Şerafeddin Sabuncuoğlu’nun Minyatürlerinde Görsel Anlatı


Creative Commons License

Akın K.

Art-e Sanat Dergisi, sa.37, ss.1-17, 2026 (TRDizin)

Özet

Türk kültür mirasının vazgeçilmez unsurlarından olan yazmalar, bulundukları döneme ve coğrafyaya dair verdikleri bilgilerle tarihi belgeler olmanın yanında estetik ve sembolik değer taşıyan sanat eserleri olarak değerlendirilebilir. Sanat ve bilim alanında birincil kaynak olan bu eserler, görsel anlatılarla toplumsal hafızayı şekillendirmiştir. Bu açıdan, Osmanlı tıp tarihinin önemli isimlerinden Amasyalı hekim Şerafeddin Sabuncuoğlu’nun kaleme aldığı ve özgün minyatürlerle bezeli Kitabü’l Cerrahiyyet-Ül Haniyye ya da Kitâb-ı Cerrâhiyye-i İlhâniyye adlı eseri, sanat ve tıbbın kesişim noktasında incelenmeye değerdir. Çalışmada Sabuncuoğlu’nun minyatürleri görsel betimleme ve içerik incelemesiyle ele alınmıştır. İncelemede minyatürlerdeki cerrahi sahneler, kullanılan aletler, hasta-hekim ilişkisi ele alınmıştır. Bulgular, minyatürlerin tıbbi uygulamaları belgelemekle kalmayıp, erken dönem Osmanlı tıp bilgisinin aktarımında ve toplumsal hafızanın şekillenmesinde önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Sonuç olarak, çalışma Şerafeddin Sabuncuoğlu’nun minyatürlerinin sanat ve bilim tarihine değerli katkılar sunduğunu ortaya koymaktadır. Bu yaklaşım, yazmaların disiplinlerarası önemini vurgulamakta ve erken dönem Osmanlı tıp uygulamalarının görsel temsilinin anlaşılmasına ışık tutmaktadır.
Manuscripts, indispensable elements of Turkish cultural heritage, can be considered not only historical documents that provide information about their period and geography but also works of art possessing aesthetic and symbolic value. These works, which serve as primary sources in art and science, have shaped social memory through visual narratives. In this respect, the work titled Kitabü’l Cerrahiyet-Ül Haniyye or Cerrâhiyye-i İlhâniyye, written by Şerafeddin Sabuncuoğlu, a physician from Amasya and a significant figure in Ottoman medical history, and adorned with original miniatures, is worthy of examination at the intersection of art and medicine. This study analyzes Sabuncuoğlu's miniatures through visual depiction and content analysis; surgical scenes, instruments, and the patient-physician relationship are evaluated together. The study examines the surgical scenes, instruments used, patient-physician relationship, and visual narrative in the miniatures. The findings demonstrate that the miniatures not only document medical practices but also played a significant role in the transmission of early Ottoman medical knowledge and the shaping of social memory. In conclusion, this study reveals that Şerafeddin Sabuncuoğlu's miniatures make valuable contributions to the history of art and science. This approach emphasizes the interdisciplinary importance of manuscripts and sheds light on understanding the visual representation of early Ottoman medical practices