Türkiye’de Meme Ultrasonografi Raporlarının ACR-BIRADS Kriterlerine Uyumunun Değerlendirilmesi: Retrospektif Çok Merkezli Bir Analiz
Süleyman Demirel Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi, cilt.17, sa.2, ss.387-396, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 17 Sayı: 2
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.22312/sdusbed.1768748
- Dergi Adı: Süleyman Demirel Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.387-396
- Süleyman Demirel Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Amaç: Bu çalışma, Türkiye'deki çeşitli sağlık kuruluşlarından elde edilen meme ultrasonografi raporlarının yapı, teknik özellikler ve tanısal sonuçlar açısından Amerikan Radyoloji Koleji (ACR) BI-RADS 5. baskı standartlarına uyumunu değerlendirmiştir. Yöntem: 2015-2020 yılları arasında farklı radyologlar tarafından hazırlanan, 32 hastaneden toplam 230 meme ultrasonografi raporu retrospektif olarak analiz edilmiştir. Raporlar dört tip sağlık kuruluşundan elde edilmiştir: üniversite hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri, devlet hastaneleri ve özel hastaneler. Her rapor, BI- RADS kılavuzlarına dayanılarak teknik parametreler, sonografik tanımlayıcılar, BI-RADS kategorilerinin varlığı ve klinik öneriler açısından değerlendirilmiştir. Sonuçlar: Lezyon boyutu ve lokalizasyonu raporların sırasıyla %98 ve %99'unda belgelenmiş olmakla birlikte, önemli tanımlayıcılar sıklıkla eksikti: şekil (%23), oryantasyon (%15), posterior akustik özellikler (%10), vaskülarite (%20) ve elastisite (%4). Lezyonun meme başına olan uzaklığı olguların %43'ünde belirtilmiştir. BI-RADS kategorizasyonu raporların %58'inde, yönetim önerileri ise %52'sinde yer almıştır. Hasta tanımlayıcıları ve inceleme tarihinin raporlanmasında kurumlar arasında fark bulunmamıştır. Üniversite ve eğitim hastaneleri, devlet ve özel hastanelere kıyasla klinik öykü ve önceki görüntülemeleri daha sık belgelemiştir (p<0,05). Doku kompozisyonu raporlaması devlet hastanelerinde en düşük düzeydeydi (p<0,05). BI-RADS kategorizasyonu ve yorumlar, devlet hastanelerinde diğer gruplara göre anlamlı olarak daha az sıklıkta yer almıştır (p<0,05). Sonuç: Temel lezyon özelliklerinin tutarlı şekilde raporlanmasına karşın, malignite risk değerlendirmesi için gerekli kritik sonografik tanımlayıcılar yeterince kullanılmamaktadır. Özellikle devlet hastanelerinde klinisyenlerle iletişimi güçlendirmek ve hasta yönetimini optimize etmek amacıyla yapılandırılmış raporlama şablonlarına ve BI-RADS ilkeleri konusunda düzenli eğitime ihtiyaç vardır.
Background: This study evaluated the adherence of breast ultrasound reports from various healthcare institutions in Turkey to the American College of Radiology (ACR) BI-RADS 5th edition standards regarding structure, technical features, and diagnostic conclusions. Methods: A total of 230 breast ultrasonography reports from 32 hospitals, prepared by different radiologists between 2015 2020, were retrospectively analyzed. The reports originated from four types of healthcare facilities: university hospitals, training and research hospitals, state hospitals, and private hospitals. Each report was reviewed based on BI-RADS guidelines, assessing technical parameters, sonographic descriptors, inclusion of BI-RADS categories, and clinical recommendations. Results: Lesion size and location were documented in 98% and 99% of reports, respectively, but key descriptors were often missing: shape(23%), orientation(15%), posterior acoustic features (10%), vascularity(20%), and elasticity(4%). The lesion’s distance from the nipple was specified in 43%of cases. BI-RADS categorization was included in 58% of reports, and management recommendations in 52%. No differences were found in reporting patient identifiers or examination date among institutions. University and training and research hospitals more frequently documented clinical information, whereas references to prior imaging were more frequent in university and private hospitals(p<0.05). Tissue composition reporting was lowest in state hospitals(p<0.05). BI-RADS categorization and comments were significantly less frequent in state hospitals than in other groups(p<0.05). Conclusion: Despite consistent reporting of basic lesion features, critical sonographic descriptors essential for malignancy risk assessment remain underutilized. Structured reporting templates and routine training in BI-RADS principles are needed, particularly in state hospitals, to improve communication with clinicians and optimize patient management.