ISPARTA GÜLÜ (ROSA DAMASCENA) POSASININ KÜL SIRLARINDA KULLANIMI


ÜNAL S. , Akgeyik E.

IV. International Symposium on Strategic and Social Research, Burdur, Türkiye, 5 - 06 Aralık 2019, ss.1-10

  • Basıldığı Şehir: Burdur
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.1-10

Özet

ÖZET: Göller Bölgesi Isparta’nın sembolü haline gelen gül bitkisinden tarih öncesi dönemlerden bu yana, kralların ve gelişmiş medeniyetlerin değişik amaçlarla faydalandıkları bilinmektedir. Çoğunlukla tıbbi olarak faydalanılan gül bitkisinin türleriyle ilgili kesin bir bilgi bulunmamakla birlikte, kaynaklar gül bitkisine Orta Asya’nın ev sahipliği yaptığını söylemektedir. İbn-i Haldun eserlerinde distilasyon yöntemini kullanarak gül suyu ve gül yağını nasıl elde ettiğini detaylarıyla kaydetmiştir. Edirne; Osmanlı Devleti döneminde gül bitkisinin yetiştirildiği ve işlendiği merkez olarak kabul edilir. Isparta gülü (Rosa Damascena) 1870 yılında Müftüzade İsmail Efendi tarafından Isparta’ya getirilmiş ve kendisi ilk gül yağını eski usul damıtma sistemi ile elde etmiştir. Atatürk’ün Isparta’ya gelişiyle (6 Mart 1930) verilen talimat üzerine 1934 yılında modern gül yağı fabrikası kurularak endüstriyel koşullarda gül yağı ve gül suyu üretilmeye başlanmıştır.

Günümüzde gül çiçeğinin damıtılması ile elde edilen ekonomik değeri yüksek gül suyu ve gül yağı, büyük ölçüde ihraç edilerek ülke ekonomisine katkı sağlamaktadır. Ancak; üretim sonrası geride kalan gül posası yeterince değerlendirilemeyerek geri dönüşümü sağlanamamaktadır.

Bu çalışmada; gül bitkisi damıtılarak elde edilen gül suyu ve gül yağı sonrasında oluşan atığın (gül posasının) seramik bünyede kül sırı olarak kullanımı amaçlanmıştır. Bu kapsamda gül posası külünü seramik sanayiinde hammadde olarak kullanıp, seramik bünyede özgün efektlerin oluşturulması ve atık durumdaki gül posasının geri dönüşümü sağlanarak ülke ekonomisine kazandırılması hedeflenmiştir.

Anahtar Kelimeler: gül posası, geri dönüşüm, kül, seramik

ABSTRACT: Lakes Region It is known that kings and developed civilizations have benefited for different purposes since the prehistoric period from the rose plant, which became the symbol of Isparta. Although there is no definite information about the types of rose plants that are mostly used medically, sources say that the rose plant is hosted by Central Asia. Ibn Khaldun recorded in detail how he obtained rose water and rose oil by using distillation method in his works. Edirne; It is considered as the center where the rose plant was grown and processed during the Ottoman Empire period. Isparta rose (Rosa Damascena) was brought to Isparta by Müftüzade İsmail Efendi in 1870 and he obtained his first rose oil with the old-style distillation system. Upon the arrival of Atatürk to Isparta (March 6, 1930), a modern rose oil factory was established in 1934 to produce rose oil and rose water under industrial conditions.

Today, rose water and rose oil, which have high economic value obtained by distillation of rose flower, are exported to a great extent and contribute to the national economy. But; rose pulp remaining after production cannot be recycled enough and cannot be recycled.

In this study; rose water and rose oil obtained after distillation of rose plant waste (rose pulp) is intended to be used as ash glaze in the ceramic body. In this context, it is aimed to use rose pulp ash as a raw material in the ceramic industry, to create original effects in the ceramic body and to recycle the waste pulp into the economy of the country.

 

Keywords: rose pulp, recycling, ash, ceramic