ISPARTA MERKEZ KAVAKLI (ÇİNİLİ) CAMİİ ÇİNİLERİ


Creative Commons License

BAYRAK KAYA E. , OYMAN N. R.

Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, cilt.11, ss.529-541, 2018 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Cilt numarası: 11 Konu: 60
  • Basım Tarihi: 2018
  • Doi Numarası: 10.17719/jisr.2018.2802
  • Dergi Adı: Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi
  • Sayfa Sayıları: ss.529-541

Özet

Türklerin ana yurdu Orta Asya’da ilk örneklerine rastlanan çini sanatı, çağlar boyu sanatsever ecdadın bizlere bıraktığı en değerli miraslarından biri olmuştur. Motifsiz ve sırsız olarak üretilmiş olan ilk çini örnekleri incelendiğinde, günümüzde üretilen çini eserlerden oldukça farklı olduğu görülmektedir. Zaman içerisinde sır ve ardından motiflerle buluşan çini formlar üzerinde atalarımızın göçleri, savaşları, barışlarını ve aşklarını bir dantel misali işledikleri bu toprak formlar buram buram tarih kokmaktadır. Türk çini sanatının bu değerli eserlerinden biriside Isparta Kavaklı Camiinin (Çinili Cami) çinileridir. Bir Anadolu kenti olan Isparta’nın mimari açıdan çini ile süslü tek eseri olması açısından oldukça önem taşımaktadır. Bu eserin mimarı kim olduğu tam olarak bilinmemekle beraber caminin kitabesine göre H.1196-1197/M.1782-1783 tarihlerinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Caminin çini süslemeleri kaynaklardan edinilen bilgiye göre 18. Yüzyılda Kütahya’dan getirilmiş ve bu çiniler camii içinde ve dışında süsleme olarak kullanılmıştır. Bu araştırmanın amaçlarından biri, Kavaklı Camiinin çinilerinin desen, kompozisyon özellikleri, boyama tekniklerinin yanı sıra teknik özelliklerini tanıtmak ve belgelemektir. Ayrıca Isparta’nın tek çinili camisi olan Kavaklı Camii çinilerinin önemini yansıtmak, daha iyi nasıl korunması gerektiğini açıklamak, bu tarihi eser hakkında halkta bir bilinç ve farkındalık uyandırmaktır.

The tile art, the first samples of which were discovered in Central Asia, the homeland of Turks, is considered one of the most valuable legacies handed down by our art-loving ancestors through the ages. Once the first samples of tiles without patterns and glazes have been investigated, it has been found that they differ quite much from the contemporary tiles. Having embraced glazes ad then patterns through ages, the tiles smell history thanks to immigrations, battles, peace agreements and love stories of our ancestors that took place on these lands embroidered on them like a lace. The tiles of The Kavaklı Mosque (The Mosque with Tiles) of Isparta District are considered among those invaluable works. This mosque exerts significance in that it is the only mosque covered with tiles in Isparta district located in Anatolia. Though the architect of this mosque is not known for sure, we know that the mosque was built in 1782-1783 (1196-1197 in Hegira Calender) based on its inscription. The tiles of the mosque were brought from Kütahya district in the 18th century as far as the resources indicated and those were used as ornamentations both inside and outside the mosque. One of the objectives of this study is to introduce and certify the design and compositions properties, painting techniques as well as the technical properties of The Kavaklı Mosque. This study also has the objective of highlighting the significance of the tiles of The Kavaklı Mosque, the only mosque covered with tiles in Isparta district and of indicating how to protect the tiles appropriately as well as raising awareness among people regarding the tiles of this mosque.