Yapıbozum ve Kesinlik
SULEYMAN DEMIREL UNIVERSITESI ILAHIYAT FAKULTESI DERGISI/REVIEW OF THE FACULTY OF DIVINITY, UNIVERSITY OF SULEYMAN DEMIREL, cilt.1, sa.50, ss.104-118, 2023 (Hakemli Dergi)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 1 Sayı: 50
- Basım Tarihi: 2023
- Doi Numarası: 10.59149/sduifd.1211200
- Dergi Adı: SULEYMAN DEMIREL UNIVERSITESI ILAHIYAT FAKULTESI DERGISI/REVIEW OF THE FACULTY OF DIVINITY, UNIVERSITY OF SULEYMAN DEMIREL
- Derginin Tarandığı İndeksler: Index Islamicus, MLA - Modern Language Association Database
- Sayfa Sayıları: ss.104-118
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Süleyman Demirel Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Jacques
Derrida tarafından bir metin analiz şekli ve okuma etkinliği olarak
geliştirilen yapıbozumda, metnin ilk bakışta sahip olduğu düşünülen anlamı
bozulur ve ona sınırsız yeni anlamın nispet edilmesinin imkânı yaratılır. Bu
anlayışta özne yazar değil, metnin yanı sıra çoğu zaman okurdur. Bahsi geçen
sınırsız yeni anlam arayışı metinden kesinlik ifade eden belirgin bir anlam
çıkarılmasını imkânsız kılmakta ve metinle ilgili zamandan bağımsız evrensel
bir doğruluktan da söz etmek mümkün olmamaktadır. Bu durumda metin, kendi sonsuz
sayıdaki yorumunun yaratıcısı olmanın yanı sıra ona dair herhangi bir anlamın
kesinlik içeren bir nitelemeyle ortaya konulmasını doğrudan kendisi engeller.
Bunun karşıtı olarak Aristoteles mantığında kesin ve evrensel bilgiye
zorunlulukla ulaşmayı mümkün kılacak yöntemin tespiti hedeflenmektedir. Öyleyse
metinden çıkarılabilecek mümkün, zorunlu anlamlar bağlamında yapıbozum ve
kesinlik kabulleri karşıt pozisyonda değerlendirilmeye uygundur. Söz konusu
mantık anlayışında talep edilen evrensel, kesin ve sabit bilgi tümdengelimli
akıl yürütme aracılığıyla elde edilebilir. Buna ek olarak Aristoteles
mantığında bir bilginin bilime konu olması onun yöntem aracılığıyla elde
edilmesini ve elde edilen bilginin de ispatlanmasını gerektirir. Çünkü
Aristoteles’in bilme kabulü ancak ispat vasıtasıyla olur. İspat da kıyas yani
tümdengelimdir. İspat aracılığıyla elde edilecek bilgi, öncesinde bilinen başka
bir bilgi vasıtasıyla tespit edilir. Bu noktada kesinliğinden şüphe duyulmayan
tümel önermenin tümevarımla elde edilmesi de tümel önerme ile ortaya koyulan
sonucun kesinliğini gerektirendir. Ancak bilim tarihi boyunca tümel önermenin
elde edilişi, tümdengelim, unsurları ve onun iddialarına çok sayıda eleştiri
getirildiği bilinmektedir. Çalışma kapsamında ele alınan problem bağlamında bu
eleştirilerden biri, özellikle modern dönemin çoğulcu bakış açısıyla reddettiği
kesin ve sabit anlam savunusudur. Bu bağlamda çalışmanın amacı, her ne kadar
Derrida tarafından kurgulandığı şekliyle bir yöntem olarak nitelenmesi tümüyle
doğru olmasa da, yapıbozum ve kesinlik iddiasının metodolojik anlamda
değerlendirilmesi ile yöntemin işlevselliğine etkilerinin tespit edilmesidir.
Çünkü Derrida’nın da benimsediği çoğulcu bakış açısının bilim anlayışı,
özellikle sosyal bilimler açısından kendi içerisinde tutarlı olarak geleneksel
mantığın mutlak yöntemi yani tümdengelimli akıl yürütmesi ile elde edilen
bilginin evrensel, zorunlu, kesinlik değeri taşıyan çıkarımlar elde etme
iddiasını eleştirir. Ayrıca bu bakış açısı, bilimde kesinlik iddiasının onun
sürekliliğine bir çeşit ket vurma nedeniyle pratikte katkı sağlamadığını
savunmaktadır. Derrida’nın yapıbozum anlayışı ile Aristoteles mantığının
kesinlik iddiasının kıyaslandığı bu araştırmada herhangi bir yöntemin merkeze
alınmamasına özen gösterilecek ve her iki yöntemin de mümkün olduğunca objektif
değerlendirmesi yapılarak, tarafımızca eksiklik olarak tespit edilen noktalara
dikkat çekilecektir. Yöntemlerin kendi kurguları sebebiyle birbirlerine
yapacakları muhtemel itirazlar ve bu itirazlara verilebilir muhtemel cevaplar tespit
edilmeye çalışılacak olup, çalışmanın sonunda temel problemle ilgili
kanaatimize yer verilecektir.