Çanakçı Köyü (Ulukışla – Niğde) Cami’nde Bulunan Halı Seccadelerin Tasarım ve Teknik Açıdan Değerlendirilmesi


Öztürk D. G., Çiloğlu H., Genç M.

International Journal of Social and Humanities Sciences Research (JSHSR), cilt.12, sa.126, ss.2594-2611, 2025 (Hakemli Dergi)

Özet

Halı seccadeler, Türk kültüründe hem gündelik yaşamın hem de dini inanç açısından önemli bir yer tutmaktadır; özellikle camilere

bağışlanmaları, İslam’daki sadaka-i cariye anlayışı bakımından dini, toplumsal ve sembolik anlamlar taşımaktadır. Anadolu’da yüzyıllar

boyunca sürdürülen bu gelenek, dokumacılığı yalnızca bir zanaat faaliyeti olmaktan çıkararak kolektif bir hayır ve vakıf geleneğine de

dönüştürmüştür denilebilir. Bu çalışma, Niğde ili Ulukışla ilçesine bağlı Çanakçı köyü cami’nde tespit edilen halı seccadeleri içermektedir.

Araştırmanın amacı, camide bulunan halı seccadelerin teknik özelliklerini, desen kompozisyonlarını, motif ve renk kullanımını inceleyerek

yöre dokuma kültürüne katkı sağlamak ve literatüre kazandırmaktır. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan 2024 yılında

gerçekleştirilen alan araştırması kapsamında yapılmıştır. Konu kapsamında gerekli resmi izinler Ulukışla Kaymakamlığı’ndan alınmış;

cami görevlisi, köy muhtarı ve köy sakinleriyle sözlü görüşmeler yapılmıştır. Alan araştırması sonucunda camide 4 kilim, 12 büyük

boyutlu halı seccade, 13 küçük boyutlu halı seccade ve 1 mihraplı halı seccade olmak üzere toplam 30 dokuma örneği tespit edilmiş,

bunlardan 26’sının halı seccade olduğu belirlenmiştir. Benzer özellikler taşıdığı düşünülen 11 halı seccade, ayrıntılı inceleme kapsamında

değerlendirilmiştir. Dokumalar; malzeme ve teknik özellikler, ölçüler, hav yüksekliği, kalite, desen kompozisyonu, motif çeşitliliği ve renk

kullanımı açısından gözlem, fotoğraflama ve betimsel analiz yöntemleriyle incelenmiştir. Elde edilen bulgular, Çanakçı köyünde geçmişte

yaygın olan dokumacılık geleneğinin günümüzde büyük ölçüde sona erdiğini; buna karşın camiye vakfedilen halı seccadelerin hem dini

işlevleri hem de kültürel miras değerleri sayesinde günümüze kadar ulaşabildiğini göstermektedir. Bu çalışma, yok olmaya yüz tutmuş,

geçmiş yıllarda yörede yapılmış dokuma geleneğinin belgelenmesi ve korunmasına yönelik önemli bir katkı sunmaktadır.


Carpet prayer rugs hold a significant place in Turkish culture, both in daily life and religious belief; their donation, especially to mosques, carries religious, social, and symbolic meanings in terms of the concept of sadaqa-i jariya (ongoing charity) in Islam. This tradition, maintained for centuries in Anatolia, has transformed weaving from a purely craft activity into a collective tradition of charity and endowment. This study focuses on carpet prayer rugs found in the mosque of Çanakçı village, Ulukışla district, Niğde province. The aim of the research is to contribute to the local weaving culture and the literature by examining the technical characteristics, pattern compositions, motifs, and color usage of the carpet prayer rugs in the mosque. The study was conducted as part of a field study carried out in 2024, using qualitative research methods. Necessary official permits were obtained from the Ulukışla District Governorship; oral interviews were conducted with the mosque official, the village headman, and villagers. As a result of the field research, a total of 30 woven samples were identified in the mosque, including 4 rugs, 12 large-sized prayer rugs, 13 small-sized prayer rugs, and 1 prayer rug with a mihrab (prayer niche). Of these, 26 were determined to be prayer rugs. 11 prayer rugs, thought to have similar characteristics, were evaluated in detail. The weaves were examined using observation, photography, and descriptive analysis methods in terms of material and technical characteristics, dimensions, pile height, quality, pattern composition, motif variety, and color usage. The findings show that the weaving tradition, which was widespread in Çanakçı village in the past, has largely ended today; however, the prayer rugs donated to the mosque have survived to the present day thanks to both their religious functions and cultural heritage value. This study makes an important contribution to the documentation and preservation of the weaving tradition that was practiced in the region in past years and is on the verge of disappearing.