Scott'ın Romanından Donizetti'nin Operasına: Lucia di Lammermoor'da Delirme Sahnesinin Müzikal ve Dramatik Yapısı


Creative Commons License

Bozkurt A.

Uluslararası Sanat ve Estetik Dergisi, sa.16, ss.89-105, 2025 (Hakemli Dergi)

Özet

İtalyan opera repertuvarında öne çıkan ve mad scene (delirme sahnesi) olarak adlandırılan

sahneler, 19. yüzyılda hem müzikal hem de dramatik açıdan çatışmanın ve duygusal gerilimin

doruk noktaya ulaştırıldığı güçlü ifade araçları olarak kullanılmıştır. Bu sahnelerde genellikle

kadın karakterler üzerinden aşk, ihanet, toplumsal baskı ve ruhsal çöküş temaları işlenmiştir.

Bel Canto stilinin virtüöziteye dayalı teknik olanaklarıyla karakterlerin psikolojik durumlarına

ilişkin frenzi, psikoz ve öfori gibi ruhsal bozukluklar ve belirtiler sahne üzerinde

gösterilmiştir. Bu çalışmada, İtalyan besteci Gaetano Donizetti tarafından bestelenen Lucia di

Lammermoor operasının tarihsel arka planı ile dayandığı hikâye ele alınarak, operadaki

delirme sahnesinin dramatik ve müzikal yönden incelenmesi amaçlanmıştır. Lucia

karakterinin psikolojik kırılma anlarının delirme sahnesinde nasıl kurgulandığı ve bu

sahnenin eserin genel dramatik yapısı içindeki işlevi sorgulanmıştır. Verilerin toplanmasında

literatür taraması yapılarak doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırma kapsamında

öncelikle mad scene kavramı ve Romantik Dönem operalarındaki kullanımı ele alınmıştır.

Daha sonra Lucia di Lammermoor operasına kaynaklık eden Sir Walter Scott’ın The Bride of

Lammermoor adlı romanı, romana konu olan gerçek olay ve operanın dramatik çatısı hakkında

bilgi verilmiştir. Gerçek olayın roman ve operaya aktarım sürecinde nasıl dönüştürüldüğü

karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Lucia karakterinin psikolojik çözülmesine yol açan olay

örgüsü ve delirme sahnesinde ulaştığı dramatik doruk noktası analiz edilmiştir. Grand aria

formunda bestelenen sahnenin resitatif-cavatina-resitatif-cabaletta düzeninde kurgulandığı

görülmüştür. Karakterin ruhsal hastalığı, yalnızca bireysel bir çöküşü değil, aynı zamanda

operanın dramatik etkisini artıran bir anlatı unsuru olarak delirme sahnesinin yapısına temel

oluşturmuştur. Sonuç olarak, Lucia’nın delirme sahnesi, koloratur sesin virtüözitesiyle eserin

dramatik zirvesini oluşturmakta ve operanın genel dramatik yapısına gerçeklik kazandıran

önemli bir işlev üstlenmektedir.

Prominent in the Italian opera repertoire, so-called mad scenes were used in the 19th century

as powerful expressive tools that culminated conflict and emotional tension, both musically

and dramatically. These scenes generally addressed themes of love, betrayal, social

oppression, and psychological collapse through the lens of female characters. The virtuosic

technical capabilities of the Bel Canto style allowed the portrayal of psychological disorders

and symptoms related to the characters’ psychological states such as frenzy, psychosis, and

euphoria on stage. This study examines the historical background and the story behind Lucia

di Lammermoor composed by Italian composer Gaetano Donizetti and examines the mad scene

from a dramatic and musical perspective. The analysis explores how Lucia’s moments of

psychological rupture are constructed during the mad scene and the role of this scene within

the overall dramatic structure of the work. Data collection was conducted using literature

review and document analysis. The research first examines the concept of the mad scene and

its use in Romantic-era operas. It then provides information on Sir Walter Scott’s novel The

Bride of Lammermoor which served as the basis for Lucia di Lammermoor, the real-life event it

depicts and the opera’s dramatic framework. A comparative analysis is provided of how the

real-life event was transformed into novel and opera. The plot leading to Lucia’s psychological

disintegration and the dramatic climax reached in the mad scene are analyzed. The scene

composed in grand aria form, is structured in the recitative-cavatina-recitative-cabaletta order.

The character’s mental illness forms the basis for the mad scene not only representing an

individual decline but also acting as a narrative element that heightens the opera’s dramatic

impact. Consequently, Lucia’s mad scene with its virtuosity in coloratura voice, constitutes the

dramatic climax of the work and plays a crucial role in bringing realism to the opera’s overall

dramatic structure.