Evaluation Of The Turkey Dimension Of The Oecd Report On Using Digital Technologies For Early Education During Covıd - 19


Eryılmaz Ballı F. , Dönmez Yapucuoğlu M.

8. Uluslararası Öğretim Teknolojileri ve Öğretmen Eğitimi Sempozyumu (ITTES 2021), Trabzon, Turkey, 17 - 19 November 2021, pp.37-38

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Trabzon
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.37-38

Abstract

Parallel to the world, as of March 2020, the changes that have taken place in all areas of life with the Covid-19 Pandemic, which has had a strong impact in Turkey, have also been intensely felt in the field of education, which has a large stakeholder mass. Although distance education is on the agenda of educators as it is a necessity of the age even before the pandemic, the sudden onset of the pandemic has revealed the necessity of putting the new system into practice before being fully prepared. While the whole world has been experiencing unfamiliar lives with the pandemic, educators and students, who are the target audience of education, have also faced educational experiences that they have not experienced until now. In the report published by OECD in 2021, the duration and extent of closure of pre-primary and primary schools in 2020, approaches to the use of digital technology in early education before the pandemic, ensuring continuity of education for children in 2020, difficulties and adaptations in the process, support of disadvantaged child groups during distance education and forward-looking strategies are examined for, G20 members and guests, total 34 countries and their findings are presented. The aim of this study is to examine the general situation of Turkey, one of the G20 member countries in the report, in the light of the data shared with the OECD. If possible, similar experiences occur, it is possible that the lessons learned from the previous process will positively affect future experiences. For this reason, examining the outputs of the process experienced, for the needs and lives of distance education is important because it can contribute to the training of teachers, the determination of the strategies put forward for the deficiencies and taking action, the determination of the learning and teaching deficiencies and the realization of the actions to eliminate them, and the revision of the action plans of the other stakeholders in the process. This study, which aims to examine the report of the OECD on the data obtained with the "Distance Education Scale for Children in 2020" in terms of the results related to Turkey, is a qualitative research conducted with the document analysis method. There are 34 countries in the research report, and the report provides an opportunity to compare Turkey with other countries as well as revealing the current situation in the process. According to the OECD Report, the focus of responsibility for the use of digital technology at both pre-primary and primary school levels in Turkey is the central government, namely the Ministry of National Education. While the responsibility of organizing alternative education activities during the closure of schools during the pandemic process rests with the schools themselves in preprimary schools with the support of the Ministry of National Education, primary schools have also carried out alternative education arrangements by jointly working with the Ministry of National Education. According to the report, when the use of digital technologies in Turkey during the Covid-19 Pandemic process is examined, the number of participants who think that digital technologies should be used due to necessity/lack of alternatives due to the closure of schools is low at the pre-primary level and high at the primary school level. Similarly, the number of participants who have the view that digital technologies should be accepted as an appropriate tool to ensure the continuity of education for children is low at pre-primary education level and high at primary school level. When the time spent using digital tools as a part of distance education activities in 2020 is examined, the duration of children's exposure to screens in assigned interactive activities ranges from approximately 1 hour or less per day at the preschool level to 1-2 hours per day at the primary school level. On the other hand, while the time spent by parents to communicate with school personnel using digital tools is between 2-4 hours a day for preschool, it is reported as about 1 hour or less a day for primary school. When the expectations for teachers to use digital technologies in their studies with children before the pandemic in Turkey are examined, the level of these expectations in pre-primary is low; In primary schools it is at a medium level. In addition, it was stated that digital technologies, which involve the direct exposure of children to screens with interactive functions, have a medium level of importance at pre-primary level and a high level of importance in primary school. Data on the importance of broadcast technologies to ensure the continuity of children's education in 2020 shows that new television programs designed to support education, especially during school closures, are of high importance for both pre-primary and primary schools. On the other hand, it has been concluded that currently existing television programs are of moderate importance for both pre-primary and primary schools. One of the striking results in the OECD Report is the results for the efficiency of distance education in Turkey in 2020. Distance education in this process has been evaluated as highly effective in both pre-primary and primary schools. However, when evaluated for socio-economically disadvantaged children, it is stated in the report that this process is more difficult both in pre-primary and primary school. Distance education has a great importance as a part or extension of education life, both for extraordinary situations and in line with the requirements of the age. Evaluating and correctly interpreting the reasons for all the data in the report for Turkey, examining the presented table from different angles, and making comparisons with other studies carried out in the country, will help to reveal the strengths and weaknesses of the subject and to create distance education experiences with more positive outcomes. Keywords: Covid 19 Pandemic and Education, Distance Education in Turkey, Evaluation of Distance Education

Dünyaya paralel şekilde Mart 2020 itibariyle, Türkiye’de de etkisini kuvvetli bir şekilde gösteren Covid-19 Pandemisi ile hayatın her alanında zorunlu olarak meydana gelen değişiklikler, büyük bir paydaş kitlesine sahip eğitim alanında da yoğun olarak hissedilmiştir. Uzaktan eğitim, her ne kadar pandemi öncesinde de çağın gerekliliği olması bakımından eğitimcilerin gündeminde yer alıyor olsa da, ani gelişen pandemi tam anlamıyla hazır olunmadan yeni sistemin uygulamaya konulma zorunluluğunu ortaya çıkartmıştır. Tüm dünya pandemiyle pek de alışık olunmayan yaşantıları deneyimlerken eğitimciler ve eğitimin hedef kitlesi olan öğrenciler de şimdiye kadar deneyimlememiş oldukları eğitim-öğretim yaşantılarıyla karşı karşıya kalmışlardır. OECD’nin 2021 yılında yayımladığı raporda G20 üyesi ve misafir toplam 34 ülkeye ait; 2020'de okul öncesi eğitim kurumları ve ilkokulların kapanma süresi ve kapsamı, pandemi öncesinde erken eğitimde dijital teknolojinin kullanımına yönelik yaklaşımlar, 2020'de çocuklar için eğitimin sürekliliğinin sağlanması, süreçteki zorluklar ve uyarlamalar, uzaktan eğitim sırasında dezavantajlı çocuk gruplarının desteklemesi ve ileriye dönük stratejiler incelenmiş ve bunlara yönelik bulgular sunulmuştur. Bu çalışmanın amacı raporda yer alan G20 üyesi ülkelerden biri olan Türkiye’nin OECD ile paylaştığı veriler ışığında süreçteki genel durumunu incelemektir. Olası benzer yaşantıların gerçekleşmesi halinde önceki süreçten çıkarılan derslerin ileriki dönemlerdeki yaşantıları olumlu yönde etkilemesi olasıdır. Bu nedenle yaşanan sürecin çıktılarının incelenmesi, uzaktan eğitim ihtiyaç ve yaşantılarına yönelik olarak; öğretmenlerin eğitimi, eksikliklere yönelik ortaya konan stratejilerin belirlenmesi ve eyleme geçilmesi, öğrenme ve öğretme yetersizliklerinin belirlenip giderilmesine yönelik eylemlerin gerçekleştirilmesi ve süreçteki diğer paydaşların eylem planlarını tekrar gözden geçirmesi hususlarında katkı sağlayabileceğinden önem arz etmektedir. OECD’nin “2020 Yılında Çocuklar için Uzaktan Eğitim Ölçeği” ile elde ettiği verilere yönelik raporunun Türkiye ile ilgili sonuçlar açısından incelenmesini amaçlayan bu çalışma doküman incelemesi yöntemi ile gerçekleştirilmiş nitel bir araştırmadır. Araştırma raporunda 34 ülke yer almakta ve rapor Türkiye’nin süreçteki mevcut durumunun ortaya konması yanında diğer ülkelerle mukayesesine de olanak sunmaktadır. OECD Raporu’na göre Türkiye’de gerek okul öncesi gerekse ilkokul düzeyinde dijital teknoloji kullanımına yönelik sorumluluk odağı merkezi yönetim yani Millî Eğitim Bakanlığı’dır. Pandemi sürecinde okulların kapanması sırasında alternatif eğitim etkinlikleri düzenleme sorumluluğu okul öncesi kurumlarda Millî Eğitim Bakanlığı’nın desteği ile okulların kendilerinde bulunurken, ilkokullar da Millî Eğitim Bakanlığı ile ortaklaşa çalışmalar gerçekleştirerek alternatif eğitim düzenlemeleri gerçekleştirmiştir. Rapora göre, Türkiye için, Covid-19 Pandemisi sürecinde dijital teknolojilerin kullanımı incelendiğinde okulların kapanması nedeniyle dijital teknolojilerin gereklilikten/alternatif eksikliğinden dolayı kullanılması gerektiği görüşünde olan katılımcıların sayısı okul öncesi eğitim seviyesinde düşük düzeyde iken ilkokul seviyesinde ise yüksek bir düzeydedir. Benzer şekilde dijital teknolojilerin, çocuklar için eğitimin sürekliliğini sağlamak için uygun bir araç olarak kabul edilmesi görüşüne sahip katılımcıların sayısı da okul öncesi eğitim seviyesinde düşük düzeyde iken ilkokul seviyesinde ise yüksek bir düzeydedir. 2020 yılında uzaktan eğitim etkinliklerinin bir parçası olarak dijital araçları kullanarak harcanan zaman incelendiğinde çocukların atanan etkileşimli etkinliklerde ekranlara maruz kalma süresi okul öncesi seviyesinde günde yaklaşık 1 saat ya da daha az iken ilkokul düzeyinde günde 1-2 saat arasında değişmektedir. Diğer taraftan velilerin dijital araçları kullanarak okul personeli ile iletişim kurmak için harcadıkları zaman okul öncesi için günde 2-4 saat arası iken, ilkokul için günde yaklaşık 1 saat ya da daha az olarak raporlanmıştır. Türkiye’de pandemi öncesinde öğretmenlerin çocuklarla gerçekleştirdikleri çalışmalarda dijital teknolojileri kullanmalarına yönelik beklentiler incelendiğinde, okul öncesinde bu beklentilerin düzeyinin düşük; ilkokullarda ise orta düzeyde olduğu görülmektedir. Ayrıca çocukların etkileşimli işlevlere sahip ekranlara doğrudan maruz kalmasını içeren dijital teknolojilerin okul öncesi seviyesinde sahip olduğu önem orta düzeyde nitelendirilirken, ilkokulda ise yüksek düzeyde öneme sahip olduğu belirtilmiştir. 2020'de çocukların eğitiminin sürekliliğini sağlamak için yayın teknolojilerinin önemine dair veriler, özellikle okulların kapandığı dönemlerde eğitimi desteklemek için tasarlanmış yeni televizyon programlarının hem okul öncesi hem de ilkokullar için yüksek düzeyde öneme sahip olduğunu; halihazırda mevcut televizyon programlarının ise hem okul öncesi hem de ilkokullar için orta düzeyde öneme sahip olduğu sonucunu ortaya koymuştur. OECD Raporunda yer alan çarpıcı sonuçlardan biri de Türkiye’de 2020’de gerçekleştirilen uzaktan eğitimin verimliliğine yönelik sonuçlardır. Hem okul öncesi hem de ilkokullarda bu süreçteki uzaktan eğitim yüksek düzeyde etkili olarak değerlendirilmiştir. Ancak sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı çocuklar için değerlendirildiğinde bu sürecin hem okul öncesinde hem de ilkokulda, daha zorlu geçtiği raporda yer almaktadır. Uzaktan eğitim gerek olağan üstü durumlar için gerekse çağın gereklilikleri doğrultusunda eğitim hayatının bir parçası ya da uzantısı olarak büyük öneme sahiptir. Raporda Türkiye için yer alan tüm verilerin nedenlerinin en iyi şekilde değerlendirilip, doğru bir şekilde yorumlanması, ortaya konan tablonun farklı açılardan incelenmesi, ayrıca yurtiçinde gerçekleştirilen diğer çalışmalar ile karşılaştırmalar yapılması konuya yönelik güçlü ve zayıf yönlerin ortaya konmasına ve daha olumlu çıktılara sahip uzaktan eğitim yaşantıları oluşturulmasına olanak sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Covid 19 Pandemisi ve Eğitim, Türkiye’de Uzaktan Eğitim, Uzaktan Eğitimin Değerlendirilmesi