Göller Bölgesi Seramik Gülabdanları Lake District Ceramic Waxes


ÜNAL S.

IV.International Conference The West of the East of the West, Prizren, Kosova, 25 - 27 Haziran 2019, ss.2-10

  • Basıldığı Şehir: Prizren
  • Basıldığı Ülke: Kosova
  • Sayfa Sayıları: ss.2-10

Özet

Göller Bölgesi kapsamında yer alan Isparta ili Anadolu gül bahçesi olarak bilinmektedir. Orta Asya’dan bu yana Türk kültürü içinde önemli bir yeri olan gül, gülsuyu ve gülyağı geleneği Anadolu’ya geldiklerinde  sürdürmeye devam etmişler, Kaşgarlı Mahmudun Divan-ı Lugat’daki anlatımında Türkler tarafından gülsuyu üretildiğini, gülsuyu üretimi hakkında en eski kaynaklardan biri İbn-i B. (1304 – 1396) seyahatnamesidir.

Gül kokusu, kimi zaman dinsel, kimi zaman cezp edici özellik olarak binlerce yıl öncesine dayanan çok eski gelenek olarak kullanılmış ve kullanılmaya devam etmektedir.

Isparta ‘ya Bulgaristan’ın Kazanlak şehrinden İsmail Efendi tarafından getirilmiş olan gül, yapısal olarak pembe renkli, yarım katmerli, kuvvetli kokulu kış koşullarına uyumu yüksek, gülyağı bakımından zengin bir bitkidir. Gülyağı elde edilirken yan ürün olarak gülsuyu’da üretilmekte buna da Isparta yöresinde “Gülab” denilmektedir. Yörede elde edilen gülsuyun içine konulan ve üst kısmındaki ince ağız bakımından gülsuyu serpmekte kullanılan özel kaplara’da “Gülabdan” adı verilir. Gülabdan şekil olarak bir kaide üzerinde yükselip gövdesi soğan formunda, boyun kısmı dar ve uzun olup; boyunun uç kısmındaki delikli emzikten gülsuyu serpilen formlardır.

Boyutları 20-25 cm olan gülabdanlar çini, cam, gümüş, altın örnekleri bulunmaktadır. Günümüzde seramik gülabdan gülsuyunun daha uygun ortamda muhafaza edilmesi sağlanarak ergonomik, estetik açıdan değerlendirilmeye çalışılmıştır.

 

Anahtar Kelimeler: Gülabdan, seramik, gülsuyu, Isparta

Summary

 

Isparta, which is within the scope of the Lakes Region, is known as the Anatolian rose garden. Rose, rose water and rose oil tradition, which has an important place in Turkish culture since Central Asia, continued to continue when they came to Anatolia. i B. (1304 - 1396). The fragrance of roses has been used and continues to be used as an ancient tradition dating back thousands of years, sometimes religious and sometimes attractive. Rose, which was brought to Isparta by Ismail Efendi from Kazanlak city of Bulgaria, is a structurally pink colored, half-layered, high-fragrant plant with high odor and rich in rosewood. While producing rose oil, it is produced in Gülsuyu as a by-product and it is called “Gülab esinde in Isparta region. The special containers put into the rose obtained in the region and used for sprinkling the rose in terms of the fine mouth on the upper part are called “Gülabdan.. Rising from a gulab on a pedestal in the form of an onion body, the neck is narrow and long; These are the forms which are sprinkled from the perforated spout at the end of the neck. There are samples of tile, glass, silver and gold. Nowadays, it is tried to be evaluated in terms of ergonomics and aesthetics by ensuring that rose water from ceramic gulab is kept in a more suitable environment.

 

Keywords: Gülabdan, ceramics, rose water, Isparta