KUTSALIN İZİNDE: POST-MODERN BİREYİN ANLAM ARAYIŞI VE TURİSTİK YOLCULUK


Acarer A.

IWACT’25 9th INTERNATIONAL WEST ASIA CONGRESS OF TOURISM RESEARCH, Bitlis, Türkiye, 15 - 17 Mayıs 2025, ss.207-208, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Bitlis
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.207-208
  • Süleyman Demirel Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

20. yüzyılın son çeyreğiyle birlikte modernitenin akıl, ilerleme ve düzen ilkelerine dayanan bütüncül yapısı, yerini post-modern dönemin çoğulcu, parçalanmış ve belirsizliklerle örülü yapısına bırakmıştır. Modern toplumun bireye sunduğu anlam haritaları; ulus-devlet, din, kutsal, bilim ya da aile gibi kurumsallaşmış yapılar etrafında şekillenirken, post-modern bağlamda bu yapıların mutlak belirleyiciliği ve değerleri sorgulanmış, farklı bağlamlarda işlevsellik odaklı etkileşimlerle dönüştürülmüşlerdir. Bu değişim, bireyin kimlik ve anlam arayışını sabit referans noktalarından kopararak, gündelik yaşamın değişen pratiklerine, kişisel deneyimlere ve anlık ilişkilere yöneltmiştir. Artık birey, anlamı dışsal bir otoritenin sunduğu sabit yapılarda değil, öznel deneyimlerin, estetik tercihlerin ve geçici aidiyetlerin dinamik ortamında üretmekte ve yeniden kurgulamaktadır. Bu bağlamda turizm, post-modern bireyin fiziksel ve içsel bir yolculuğa dönüştüğü ancak işlevselliğin bir an bile geri plana atılmadığı bir alan haline gelmiştir. Bu çalışma turizmi bir tüketim biçimi olmasının yanında, bireyin varoluşsal sorularına eşlik eden düşünsel bir süreç olarak ele almaktadır. Bu bağlamda Jean Baudrillard’ın simülasyon teorisi ve Zygmunt Bauman’ın sıvı modernite kavramı çalışmanın teorik temelini oluşturmaktadır. Bauman’ın sürekli dönüşüm ve hareket kavramlarını modern toplumdaki her tür etkileşime entegre ederek, belirsizliği esas alan bir metafor aracılığıyla ele aldığı sıvı modernite kavramı, Baudrillard’ın çağdaş turizmde gerçeklik ve sanallık deneyimlerinin bir araya getirildiği simülasyon yöntemleriyle ilişkilendirilebilecek teorisi, kutsal mekan anlayışıyla analiz edilmektedir. Böylece turizmin “kendini keşfetme”, “kaçış” veya “özgünlük” arayışıyla buluştuğu bahsi geçen bağlamlar hem etik hem de ontolojik düzeyde mantıksal olarak incelenmektedir. Sonuç olarak turizm, post-modern toplumda hem mekansal harekete hem de kimlik, aidiyet ve anlam arayışını taşıyan düşünsel bir yolculuğa dönüşmektedir. Bu çalışma, turistik uygulamaların ekonomik veya kültürel boyutlarını göz ardı etmeksizin derin felsefi ve antropolojik bağlamları olduğunu savunmaktadır. Bu nedenle turizm, günümüz bireyinin anlamla kurduğu ilişkinin bir yansıması olarak değerlendirilmektedir.