Gül Yağı Üretiminin Karbon Ayak İzi Değerlendirmesi
Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi, cilt.27, sa.2, ss.1-11, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 27 Sayı: 2
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.17474/artvinofd.1938361
- Dergi Adı: Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.1-11
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Süleyman Demirel Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Atmosferde biriken sera gazı emisyonları, iklim değişikliğinin başlıca etkenlerinden birini oluşturmaktadır. Enerji üretimi ve tüketimindeki küresel artışın hızı göz önüne alındığında, işletmelerin çevresel etkilerini nicel olarak değerlendirmeleri gerekmektedir. Bu çalışma, Akdeniz Bölgesi’nde bulunan bir gül yağı tesisinin üretim ve ihraç edilen ülkeye taşıma faaliyetleri dahil karbon ayak izini değerlendirmektedir. Tesisin toplam karbon ayak izi 14.63 kgCO2e/kg olarak hesaplanmıştır; tesis alanı içindeki ağaçların azaltıcı etkisi dikkate alındığında, bu değer 14.08 kgCO2e/kg'a düşmüştür. Ürüne özgü karbon ayak izi ise 32.22 kgCO2e/kg olarak belirlenmiştir. Doğal gaz, 8.15 kgCO2e/kg (%55.71) ile baskın emisyon kaynağı olarak tespit edilmiştir. Doğal gaz ve dizelin toplam karbon ayak izi 8.93 kgCO2e/kg iken, elektrik tüketiminin katkısı 0.15 kgCO2e/kg olarak hesaplanmıştır. Atık su, CO2 tüpleri, nakliye ve atıklar diğer karbon ayak izine neden olan başlıklardır. Tesisin karbon ayak izini azaltmaya yönelik temel öneri, alternatif yenilenebilir enerji sistemlerinin benimsenmesidir. Ayrıca, elektrik üretimi amacıyla anaerobik reaktörlerde gül artıkları kullanılması, atıkların değerlendirilmesini kolaylaştırırken emisyonları da azaltabilir. Atık nakliyesinden kaynaklanan dolaylı emisyonların en aza indirilmesi ve tesis alanı içindeki ağaç sayısının artırılması gibi ek önlemlerin de emisyon azaltımına katkıda bulunması beklenmektedir. Genel olarak, karbon ayak izinin azaltılması, sektördeki uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejilerini güçlendirmek ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini hafifletmek için temel bir ön koşul olarak görülmektedir.
Greenhouse gas emissions in the atmosphere are a primary driver of climate change. As energy production and consumption rise rapidly globally, enterprises must quantify their environmental impacts. This study assesses the carbon footprint of a rose oil facility located in the Mediterranean Region, including its production and transportation activities to the export destination. The total carbon footprint of the facility was calculated as 14.63 kgCO2-eq/kg; when the carbon sequestration effect of trees within the facility area was considered, this value was reduced to 14.08 kgCO2-eq/kg. The product specific carbon footprint was determined to be 32.22 kgCO2-eq/kg product. Natural gas was identified as the dominant emission source, accounting for 8.15 kgCO2-eq/kg (55.71%). The combined carbon footprint from natural gas and diesel amounted to 8.93 kgCO2-eq/kg, whereas electricity consumption contributed 0.15 kgCO2-eq/kg. Other sources, excluding wastewater, CO2 cylinders, transportation, and waste, were other carbon footprint contributions. To reduce emissions, the facility should adopt alternative renewable energy systems. Using rose residues in anaerobic reactors for electricity generation can also help with waste valorization and emission reduction. Minimizing indirect emissions from waste transportation and increasing the number of trees on-site are other recommended measures. Overall, carbon footprint mitigation is crucial for long-term sustainability strategies in the sector and mitigating climate change impacts.