TEVHİD-İ TEDRİSAT SONRASI YABANCI ve AZINLIK OKULLARINDA MÜFREDAT DEĞİŞİMİ VE DEVLET DENETİMİ
BELGİ DERGİSİ, sa.31, ss.49-74, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: Sayı: 31
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.33431/belgi.1710944
- Dergi Adı: BELGİ DERGİSİ
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.49-74
- Süleyman Demirel Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Bu makale, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinde yabancı ve azınlık okullarına yönelik olarak yürürlüğe koyduğu kapsamlı denetim, düzenleme ve müdahale politikalarını tarihsel, hukuksal ve sosyolojik bağlamda ele almaktadır. Osmanlı Devleti döneminde yabancı devletlerin diplomatik ve ekonomik ayrıcalıkları aracılığıyla dolaylı biçimde koruma altına alınan bu okullar, Cumhuriyet’in eğitimde egemenlik tesis etme ve millî kimlik inşa etme çabalarının merkezinde yer almıştır. Özellikle Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun kabulü sonrasında, yabancı ve azınlık okullarının müfredatlarının millîleştirilmesi, Türkçe, Türk Tarihi ve Türkiye Coğrafyası derslerinin zorunlu hale getirilmesi ve bu derslerin Türk öğretmenler tarafından okutulması gibi uygulamalar, eğitim politikalarının aynı zamanda birer kimlik inşa aracı olarak kullanıldığını göstermektedir. Lozan Antlaşması’nda yabancı okulların Türkiye’nin iç hukukuna tabi olacağının karara bağlanması, bu okullar üzerindeki hukuki denetimin temel dayanağını oluşturmuş ve Maarif Vekâleti 1924’ten itibaren bu okullar üzerinde çok yönlü bir denetim ve kontrol süreci başlatmıştır. Bu süreçte okul ruhsatlarının yenilenmesi, öğretmen kadrolarının incelenmesi, okul binalarındaki dinî sembollerin ve resimlerin kaldırılması, dinî propagandanın yasaklanması gibi uygulamalar hayata geçirilmiştir. Özellikle Fransız, İtalyan, Amerikan ve Avusturya okulları bu uygulamalara karşı direnç göstermiş, ancak Cumhuriyet yönetimi, egemenlik haklarının tavizsiz korunması ilkesi doğrultusunda bu okullara karşı kapatma dahil olmak üzere sert tedbirler uygulamıştır. Bu müdahaleler yalnızca bir eğitim politikası değil, aynı zamanda yeni rejimin laiklik anlayışının, millî kimlik oluşturma çabasının ve uluslararası diplomatik ilişkilerde bağımsız bir duruş sergileme kararlılığının yansıması olarak şekillenmiştir. Makale, bu süreci Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan tarihsel süreklilik içinde analiz ederek, yabancı okullar meselesinin egemenlik, kimlik ve diplomasi arasındaki çok boyutlu ilişkisini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun getirdiği reformların yalnızca eğitim alanında değil, millî kimlik inşası, kültürel hegemonya kurulması ve devletin kendi topraklarındaki egemenlik haklarını güçlendirmesi açısından da kalıcı etkiler yarattığı vurgulanmaktadır.
This study examines the comprehensive policies of supervision, regulation, and intervention implemented by the newly founded Republic of Türkiye toward foreign and minority schools, analyzing them within their historical, legal, and sociological contexts. These institutions, which had gained a form of indirect protection through the diplomatic and economic privileges extended during the late Ottoman period, became central to the Republic’s efforts to establish national sovereignty in education and construct a unified national identity. Following the enactment of the Law on the Unification of Education (Tevhid-i Tedrisat), significant reforms were introduced to nationalize the curricula of foreign and minority schools. Courses in Turkish language, Turkish history, and the geography of Türkiye were made compulsory and were required to be taught by Turkish teachers. Such measures reveal that educational policies also functioned as instruments of identity formation. The Lausanne Treaty, which stipulated that foreign schools would be subject to Turkish domestic law, provided the legal foundation for this supervision. Beginning in 1924, the Ministry of Education launched an extensive process of inspection that included the renewal of school licenses, review of teaching staff, removal of religious symbols and images from classrooms, and prohibition of religious propaganda. French, Italian, American, and Austrian schools often resisted these interventions; however, the Republican government, guided by the principle of uncompromising national sovereignty, enforced these policies strictly, including the closure of noncompliant institutions when necessary. These interventions reflected not only an educational reform agenda but also the secular vision of the new regime, its commitment to national identity formation, and its determination to assert independence in international relations. The article situates these developments within the historical continuity from the late Ottoman Empire to the early Republic, revealing the multifaceted interplay among sovereignty, identity, and diplomacy. Ultimately, it argues that the reforms introduced under the Tevhid-i Tedrisat Law left lasting impacts not only on education but also on national identity construction, cultural hegemony, and the consolidation of state sovereignty.