Atatürk'ten günümüze değişen tarım politikaları ve gıda sanayisine yansımaları


Karahan Çakmakçı A. G.

in: Prof. Dr. Bige Sükan'a Armağan Cumhuriyet Tarihi Yazıları, Hakan Yaşar, Editor, Kömen Yayınları, Konya, pp.211-265, 2022

  • Publication Type: Book Chapter / Chapter Vocational Book
  • Publication Date: 2022
  • Publisher: Kömen Yayınları
  • City: Konya
  • Page Numbers: pp.211-265
  • Editors: Hakan Yaşar, Editor
  • Süleyman Demirel University Affiliated: Yes

Abstract

19. yüzyılda ekonomik bağımsızlığını tamamen kaybeden Osmanlı İmparatorluğu tarım ülkesi olmasına rağmen kendine yeterli üretim yapamamakta, birçok tarım ürünü ve işlenmiş gıda ithal edilmekteydi. Tarıma dayalı ülke ekonomisinin sorunlarının çözümü amacıyla daha Kurtuluş Savaşı yıllarında alınmaya başlayan önlemler, savaştan sonra da geliştirilerek sürdürülmüştür. Atatürk Dönemi’nde tarımın ve gıda sanayisinin geliştirilmesi amacıyla gerçekleştirilen atılımlar; tarıma yönelik devlet desteği (ayni ve nakdi), çiftçinin kooperatifler yoluyla güçlendirilmesi, çiftçi, teknik eleman eğitimine ve tarımsal araştırmaya yönelik kurumların kurulması, Üniversite, Tarım Bakanlığı ve çiftçi iş birliği ile tarımsal üretimin arttırılması, ithal ikamesine yönelik olarak tarımsal üretimin ve gıda sanayisinin geliştirilmesi olarak özetlenebilir. İkinci Dünya Savaşı hem tarımsal üretim hem de gıda sanayisinin gelişimini olumsuz etkilemiştir. Savaş sonrasında dış güçler tarafından tarım ülkesi olarak tanımlanan Türkiye’de hükümetler tarımı geliştirecek politikalara önem vermiştir. Diğer yandan ekonomik bağımsızlıktan da ödünler verilmeye başlanmıştır. Demokrat Parti İktidarı Dönemi’nde tarımsal üretimin desteklenmesine bağlı olarak tarımsal üretim artmış ve gıda sanayisi gelişmiştir. Ancak devlet tarafından yapılan yatırımlarda siyasetin ön planda olması her iki sektörün istenen düzeyde gelişmesini engellemiştir. 1960’dan sonra planlı kalkınma dönemine geçilmesiyle sanayi yatırımları artmış ve gıda sanayisinin gelişmesi sağlanmıştır. 1980’e kadar üretimde kendine yeten Türkiye anlayışı 24 Ocak kararları doğrultusunda yerini serbest piyasa koşullarına bırakmıştır. Hükümetler neoliberal politikalar ve küreselleşme doğrultusunda tarıma yapılan destekleri azaltmış, gıda sanayisine devlet yatırımlarına son verilmiş ve mevcut devlet fabrikaları özelleştirme ile elden çıkarılmıştır. Yabancı sermaye yatırımlarının da desteklendiği bu süreçte önce gıda sanayisinde daha sonra da tarım topraklarının yabancılara satılması yoluyla tarımda yabancı sermaye piyasanın düzenlenmesinde karar verici duruma gelmiştir. Tarımsal üretime desteklerin kaldırılması, çiftçi örgütlerinin çalışamaz hale getirilmesi, tarımsal girdilerin sağlanmasında dışa bağımlılık, tarımda üretim maliyetlerini arttırmış, çiftçinin üretimden kopmasına yol açmıştır. Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında ihracatı yapılan tarımsal ürünler ithal edilir hale gelmiştir. Uygulanan dış güdümlü yanlış politikalar kuruluşunun 100. Yılında ülkeyi açlık ve kıtlıkla yüz yüze getirmiştir.