BİR SİYASETNAME ÖRNEĞİ OLARAK ALİ ŞİR NEVAİ’NİN MAHBÛBÜ’L-KULÛB’UNDE İDEAL DEVLET VE ADİL YÖNETİCİ VİZYONU
Avrasya Uluslararası Araştırmalar Dergisi, cilt.12, sa.39, ss.1-16, 2024 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 12 Sayı: 39
- Basım Tarihi: 2024
- Doi Numarası: 10.33692/avrasyad.1219284
- Dergi Adı: Avrasya Uluslararası Araştırmalar Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.1-16
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Süleyman Demirel Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Mahbûbu’l-kulûb, Çağatay edebiyatının kurucu ismi olan Ali Şîr Nevâî’nin son eseridir. Eğitici ve öğretici özellik taşıyan eser, nasihat ve tavsiye verme konusunda içerdiği muhteva itibarıyla siyasetname türüne bir örnektir. Konu itibarıyla Siyasetnameler, devrin hükümdarına, vezirlere ve diğer yönetim kadrolarına öğüt vermek, onlara doğru ilkeleri hatırlatmak üzere kaleme alınır. Ancak bu tür içerisinde, yönetimin yanı sıra bütün sosyal sınıfı kapsayacak genişlikte tespit ve tavsiyeleri içeren örneklere de rastlarız. Örneğin Ali Şîr Nevâî’nin çalışmamıza konu olarak seçtiğimiz bu eseri, hükümdarlar dışında devlet yönetiminde rol alan büyük bir gruba (farklı kademelerdeki devlet erkânına) dair tespitleri ve onlara verilen öğütleri kapsamaktadır. “Âdil hakanlar hakkında” bilgilerle başlayan esere göre devlet içerisinde adaletin uygulanması yurdun kalkınması için temel ilkedir. Zira halkın hükümdara güvenmesi sonucunda diğer sosyal sınıflar arasında emniyet temin edilir ve her grup kendi görevini hakkıyla başarmak için çabalar. Nevâî’ye göre ideal devletin varlığı, hükümdarın adalet anlayışına mutlak şekilde bağlıdır.
Dil ve edebiyat sahasında büyük bir atılım göstererek Türk edebiyatına temel teşkil edecek eserler kaleme alan Ali Şîr Nevâî, büyük bir titizlikle ortaya koyduğu eserlerinde Türk dünyasının ortak değerlerine vurgu yapmış ve tüm eserlerinde Türklerin bu bilgilerden yararlanması gerektiğini tavsiye etmiştir. Bu doğrultuda Ali Şîr Nevâî’nin Çağatay Türkçesiyle yazdığı Mahbûbu’l-kulûb adlı son eserinde aktarılan bilgiler ışığında, dönemin siyasi ve sosyal yapısını, toplum zihniyetini ve edebî zevkini doğru okuyup irdelemek, günümüz Türk dünyasının ortak değer, düşünce ve paydalarını tespit etmeye çalışmak, makalenin temel gayesini teşkil etmektedir.