BİYOMİMETİK YAKLAŞIMLA ÇÖMLEKÇİLİK / POTTERY WITH A BIOMMIMETIC APPROACH


Creative Commons License

Ünal S.

International Ege Congress on Social Sciences & Humanities "On the occasion of the 40th Anniversary of Ege University, Institute of Social Sciences" September 02-04, 2022 / Ege University, Izmir, Türkiye, 2 - 04 September 2022, pp.478-486

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • Page Numbers: pp.478-486
  • Süleyman Demirel University Affiliated: Yes

Abstract

ÖZET İnsanlığın Neolitik Dönem’le başlayan çanak çömlek serüveni, birçok aşamadan geçerek günümüze kadar süregelmiştir. Kuşkusuz insan birincil gereksinimlerini karşılamak güdüsü ile aletler üretirken, özellikle kadının feminen doğasından kaynaklı, hazırlayacağı yemeği, saklayacağı erzakı için kap kacak da üretti. Bu dürtüyle başlayan çanak çömlek üretimi, günümüzde de kültürel değerler içererek sürdürülmektedir. Her zanaat ustasının da bir ustası olduğu gerçekliğinden hareketle çömlekçi insanın da bir ustası olması gerekir. Bu anlamda biyomimetik/biyomimikrik bir yaklaşımla bakıldığında; İnsandan milyonlarca yıl önce, zar kanatlılar grubuna (Hymenoptera) giren Vespoidea/ Vespidae familyasının alt grubunu (Eumeninae) oluşturan böcek türlerinden olan “Çömlekçi Eşek Arıları” bu işlevsel zanaatı bilmektedir. Bazı araştırmacılar ilk çömlekçilerin, kendilerine ve larvalarına toprak yuva yapan arıların seramik yapımı için en uygun toprakları seçmesini örnek alarak arıların yaşam alanlarındaki killerden yararlandıklarını öne sürerler. Bununla birlikte, insanın biyomimikrik yaklaşımla çömlek kaplara verdiği formları da toprak arı yuvalarından esinlenerek oluşturduğu söylenmektedir. Arı familyasının Neolitik Dönem ve sonrası çömlekçilere katkısı bununla da kalmamıştır. Primitif dönemlerin imkânlarıyla çömleklerin pişiriminde yüksek ısıya çıkamayan çömlekler, arıların ürettiği balmumu ile sıvanıp su geçirgenliği önlenmiştir. Yaban arılarının insanla ilişkisi çağdaş dünyada devam etmiş, teknolojik örüntülü mimari yapılarda da insana esin kaynağı olduğu görülmüştür. Yaban arıları (çömlekçi arı), bal arıları gibi öncelikle gıda (bal) gibi her hangi bir şey üretmediğinden olsa gerek, özellikle onlardan korunma yöntemleri dışında, özellikle biyomimetik kapsamda fazla araştırılmamıştır. Oysa çömlekçi yaban arılarının, botanik alanda doğaya katkıları ile birlikte doğanın usta mimarlarından olduğu, mükemmel çömlekçiler olarak insana ilham verdiği göz ardı edilmemelidir. İnsanlık, Seramikli Neolitik Dönem öncesinden kili ateş olmaksızın gün ısısı ile sertleştirerek topraktan kap ve gereç yapımını biliyordu. Bu dönemden itibaren toprak kap yapımı için kilin ateşle bütünleşmesiyle, işlevsel alanı genişleyen ve günümüze kadar devam edecek olan bir seramik süreci başlamıştır. Tüm öğretilerde dört temel yaşam elemanı olarak kabul edilen hava, su, toprak ve ateşin insan eliyle bütünleşmesiyle oluşan seramik, Neolitik Dönemden günümüze yaklaşık 9000 yıllık bir süreçte, ilksel gereksinimleri karşılayacak kaplardan, tinsel objelerden sanata, endüstriyel alanlara kadar insanlığın vazgeçilmezi olmuştur. Seramik aynı zamanda, pişmiş toprak kültürü olarak binlerce yılın veri aktarımını sağlayan önemli bir kültür alanı oluşturmuştur. Yapılan bu araştırma ve incelemede toprak yuva yapan çömlekçi yaban arılarının davranış özelliklerinin ana hatları, zootekni ve biyoloji biliminin ayrıntılarına değinmeden açıklanmıştır. Özellikle Neolitik Dönem tarzını fazla değişime uğratmadan, Anadolu’da yaşamakta olan ilkel çömlekçilik ile çömlekçi arının üretim ve hammadde olarak kullandığı toprağın benzerlikleri araştırılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Çömlekçilik, Çömlekçi Arı, Biyomimetik/Biyomimikri.