FORGERY OF PRIVATE DOCUMENT AND A REVIEW ABOUT WRITTEN EVACUATION CONSENT


Creative Commons License

Tulay M. E.

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ, vol.12, no.2, pp.901-945, 2022 (Peer-Reviewed Journal)

Abstract

The written evacuation consent signed between the lessor and the lessee, which has a legal basis and is frequently used in practice, offers a more rapid and practical evacuation opportunity for the lessor. Especially with the implementation of the mandatory rent increase rate stipulated in the Turkish Code of Obligations Temporary Article 1, which entered into force for a period of one year on 1.7.2022, a significant increase is observed in the enforcement proceedings based on evacuation consents. This situation creates an expectation that evacuation consents should be handled in terms of criminal law. Because, in order to appear in line with the decisions of the Turkish Supreme Court, the lessor or someone else fills in the dates in the document later in order to give legal validity to the consents they hold. In other words, the lessee signs a partially blank document. The consequences of this situation in terms of criminal law, should be analyzed by comparing it with the crime of forgery in the private documents which stipulated in Article 207 of the Turkish Penal Code and with similar crimes. On the other hand, the effects of the norms that affect the legal validity of the contract, especially the special regulation on family home, in terms of the crime of forgery, are also worth considering.

Kiraya veren ile kiracı arasında imzalanan, yasal dayanağı olan ve uygulamada sıklıkla başvurulan yazılı tahliye taahhüdü, kiraya veren bakımından hukuken daha seri ve pratik bir tahliye imkanı sunmaktadır. Özellikle 6098 sayılı TBK’ya eklenen Geçici Madde 1 hükmünde öngörülen ve emredici nitelikteki kira artış oranının tatbikiyle, yazılı tahliye taahhütlerine dayanılarak yürütülen icra takip işlemlerinde ciddi sayısal artış gözlemlenmektedir. Bu somut durum, tahliye taahhütlerinin ceza hukuku boyutuyla ele alınması noktasında bir beklenti doğurmaktadır. Çünkü uygulamada kiraya veren ya da bir başkası, elindeki taahhüde hukuken geçerlilik kazandırmak adına belgedeki tarihleri sonradan doldurmaktadır. Yani kiracı, kısmen boş bir senede imza atmaktadır. Yazılı tahliye taahhüdünde karşılaşılan bu somut durumun cezai sonuçları, 5237 sayılı TCK m. 207’de öngörülen özel belgede sahtecilik suçu altında ve benzer suçlarla karşılaştırılarak analiz edilmelidir. Diğer yandan, sözleşmenin hukuki geçerliliğini etkileyen normların, bu anlamda aile konutuna ilişkin özel düzenlemenin belgede sahtecilik suçu bakımından etkileri de ayrıca ele alınmaya değerdir.