ÇÖMLEKÇİLİKTEN ÇAĞDAŞA ZANAAT SANAT İKİLEMİ


Creative Commons License

Ünal S.

in: GELENEĞİN MİRASI, BAYSAL Ali Fuat,AK Rıdvan,ÇAKIR Şerife, Editor, Necmettin Erbakan Üniversitesi Yayınları (NEU YAYINLARI KTB. S. No: 48888) Yaka Mah. Yeni Meram Cad. Kasım Halife Sok. No: 11/1 Meram / KONYA 0332 221 0 575 - www.neuyayin.com, Konya, pp.345-355, 2021

  • Publication Type: Book Chapter / Chapter Research Book
  • Publication Date: 2021
  • Publisher: Necmettin Erbakan Üniversitesi Yayınları (NEU YAYINLARI KTB. S. No: 48888) Yaka Mah. Yeni Meram Cad. Kasım Halife Sok. No: 11/1 Meram / KONYA 0332 221 0 575 - www.neuyayin.com
  • City: Konya
  • Page Numbers: pp.345-355
  • Editors: BAYSAL Ali Fuat,AK Rıdvan,ÇAKIR Şerife, Editor

Abstract

Geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan, sürdürülebilirliği ile günümüze kadar uzanan, günümüzde de arkeolojik ve geleneksel nitelikleriyle maddi kültür değerlerine önemli katkılar sunan çömlekçilik, aynı zamanda modern seramik sanatının da ilham kaynağıdır. Neolitik Dönemden günümüze binlerce yıllık pişmiş toprak üretiminin, Anadolu’nun özellikle ören yerlerine yakın kırsal kesimlerindeki yerleşmelerinde üretim tarzında fazla bir değişiklik olmadan sürdürülebiliyor olması, Somut Olmayan Kültürel Miras alanında dikkat çekici bir yer kaplamaktadır. Çömlekçilik, aynı zamanda pişmiş toprağın yok edilemeyen bir malzeme olması nedeniyle arkeolojik, antropolojik, sanatsal, etnografik vb. birçok disiplinde veriyi günümüze taşıması bakımından bizlere önemli kaynaklar sunmaktadır. Estetik ya da güzele erişim betimleri, Platon’dan itibaren yakın dönem düşünürlere kadar birçok filozof tarafından sınırları belirsiz felsefi kapsamda, değişik önermeleri ve eleştirileriyle tartışılmış, bu tartışmalı ve eleştirel yaklaşımlar, tüm sanat dallarını etkilemiş, çeşitli ekollerin ve sanat akımlarının doğmasına neden olmuştur. Bu süreçte özellikle 17.yüzyılın sonlarından itibaren başlayan sanat ve zanaat tartışmaları devamında, 18.yüzyılın sonlarına gelindiğinde “sanatçı” kelimesiyle “zanaatçı” kelimesi birbirinin karşıt anlamlısı haline gelmişti; “sanatçı” güzel sanat eserlerinin sahibiyken zanaatçı faydalı işler yapan ancak minör seviyede işlerini icra eden biriydi. Simgesel sanatın ilk örnekleri olarak kabul edilen prehistorik seramiklerden itibaren 19. yüzyıla gelindiğinde Konstrüktivistlerin ve Bauhaus Okulunun “sanatta ve teknikte birlik” anlayışı kapsamında seramik sanatı da bu tasarım devrimi ile çok farklı bir zemine oturmuştur. Bu dönemde tartışmaların ortasında olan seramiğin tam anlamıyla sanata evirilmesinde çıkış noktası primitif çömlekçilik olmuştur. Yaklaşık 9000 yıllık Anadolu çömlekçiliği, günümüzde de sürdürülebilirliği ile çok önemli kültürel değerler yaratmasının yanında, batıda olduğu gibi modern seramik sanatına da ilham vermesi de dikkat çekicidir.