Batı Paphlagonia’dan İki Yeni Bizans Manastırı: Odalaryanı ve Uzunçarşı’nın Kiliseleri ve Yapıları


VERİM E.

Arkeoloji ve Sanat, cilt.0, sa.182, ss.151-170, 2026 (TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 0 Sayı: 182
  • Basım Tarihi: 2026
  • Dergi Adı: Arkeoloji ve Sanat
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.151-170
  • Süleyman Demirel Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bizans Anadolu’sunun Paphlagonia bölgesinde yer alan Bartın, literatürde çoğunlukla Amastris (Amasra) liman kenti üzerinden tanınsa da hinterlandındaki yerleşimleri ve dini mimari dokusu yeterince tanınmamaktadır. Bu çalışma, Bartın İli ve İlçeleri Yüzey Araştırması (BİYA) kapsamında Küre Dağları Milli Parkı’nın sarp ve izole arazisinde tespit edilen Odalaryanı ve Uzunçarşı Bizans Manastırlarını bilim dünyasına tanıtmayı amaçlamaktadır. Topoğrafik izolasyonları ve yapı hiyerarşileriyle dikkat çeken bu iki alanda; beşi dini mimari (dört kilise ve bir anıt mezar) olmak üzere toplam yedi anıtsal yapı incelenmiştir. Yoğun bitki örtüsü ve kazı eksikliğine rağmen yüzey araştırması verileri, alanların sıradan kırsal yerleşimlerden ziyade, mimari dokusundaki dini yapıların yoğun olmasıyla yüksek ihtimalle birer manastır organizasyonu olduğuna işaret etmektedir. Epigrafik veri ve tarihi kaynaklarındaki bilgilerin yokluğunda; yapıların mimari tasarımları, duvar tekniğindeki detaylar ve mimari plastik buluntular arasındaki keramoplastik süsleme unsurları, göreceli kronolojisini 10. ile 12. yüzyıllar arasına yerleştirmektedir. Özellikle Uzunçarşı’da keşfedilen anıt mezar (mausoleum), Batı Karadeniz Bizans arkeolojisi için ünik bir örnektir. Bu iki yeni manastırın keşfi, Bartın hinterlandındaki Bizans varlığının yalnızca askeri veya ticari bir ağdan ibaret olmadığını, aksine sofistike bir dini mimari geleneğe sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Bulgular, bölgenin 13. yüzyılın ikinci yarısındaki terkiyle dondurulmuş birer zaman kapsülü niteliği taşıyarak Batı Karadeniz yerleşim arkeolojisi literatürüne özgün bir katkı sunmaktadır.
Bartın, situated within the Paphlagonia region of Byzantine Anatolia, is predominantly recognized in scholarly literature through the coastal city of Amastris; however, its hinterland settlements and religious architectural fabric remain inadequately documented. This study aims to introduce the Odalaryanı and Uzunçarşı Byzantine Monasteries, identified in the rugged and isolated terrain of the Küre Mountains National Park during the BİYA. In these two areas, which stand out for their topographical isolation and structural hierarchies, a total of seven monumental buildings—five of which pertain to religious architecture (four churches and a tomb)—were examined. Despite the dense vegetation and lack of systematic excavations, survey data indicate that these sites are, with high probability, monastic organizations rather than ordinary rural settlements. In the absence of epigraphic evidence, the architectural designs, details in masonry, and ceramoplastic ornamentation elements among the architectural plastic finds place the relative chronology of the structures between the 10th and 12th centuries. Notably, the monumental tomb (mausoleum) discovered at Uzunçarşı represents a unique specimen for the Byzantine archaeology of the Western Black Sea. The discovery of these two new monasteries reveals that the Byzantine presence in the Bartın hinterland was not merely limited to a military or commercial network, but rather possessed a sophisticated religious architectural tradition. These findings, serving as time capsules frozen since the abandonment of the region in the second half of the 13th century, offer an original contribution to the literature on the settlement archaeology of the Western Black Sea.