Şule Yüksel Şenler’in Aile ve Kadın Algısı


Uçar R., Tarcan Y.

DİNİ ARAŞTIRMALAR, sa.68, ss.75-92, 2025 (TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: Sayı: 68
  • Basım Tarihi: 2025
  • Doi Numarası: 10.15745/da.1646663
  • Dergi Adı: DİNİ ARAŞTIRMALAR
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.75-92
  • Süleyman Demirel Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Aile ve kadın, sosyolojinin üzerinde durduğu temel konulardan birisidir. Ülkemizde de kadın konusunun çeşitli sosyolojik perspektiflerle ele alındığı bir gerçekliktir. Türk toplumunun gelenekselden modern yaşam tarzına geçiş süreci aile ve kadın konusunun merkeze alındığı bir anlayışla tartışılmış ve tartışılmaya devam etmektedir. Türk toplumunda yaşanan değişim süreci çeşitli sosyal kesimler tarafından farklı şekilde değerlendirmiş ve yorumlamıştır. Dolayısıyla bazıları Türk toplumunda yaşanan değişimi kadınların bireysel ve toplumsal kazanımı üzerinden analiz ederken, bazıları da toplumun değer ve normlarında meydana gelen çözülme şeklinde görüp değişime direnme veya ters yüz etmenin yollarını arama çabası içine girmiştir. Türk toplumunun yaşadığı değişim sürecini kadınlar üzerinden okuyan ve anlamlandıran sosyal kesimlerin başında İslamcı/muhafazakâr ideolojinin mensupları gelmektedir. Söz konusu ideolojinin mensupları yaşanan değişim sürecinin kadınların geleneksel rollerinde zafiyet oluşturacağını öne sürmüşlerdir. Onlar, düşüncelerini temellendirirken dinsel argümanlara atıfta bulunmayı şiar edinmişlerdir. Çünkü din olgusunun Türk toplumunda en işlevsel faktörlerden biri olduğunun bilincindedirler. Bu noktada Şule Yüksel Şenler Türk toplumunda yaşanan değişim sürecinin kadınlar üzerindeki etkisine dair görüşleriyle öne çıkmaktadır. O, değişim sürecinden kadınların olumsuz etkilendiği düşüncesinden hareketle geleneksel yaşam kalıplarını koruma ve yeniden üretme adına kaleme aldığı eserleri ile etkili olmuştur. Değişim sürecinin kadınların geleneksel statü ve rollerinde ciddi toplumsal çözülmelere sebep olduğu düşüncesindedir. Şule Yüksel Şenler, bir kadın olarak; kendine özgü giyim tarzı başta olmak üzere, duygu ve düşünceleri ile döneminin dini düşünsel zeminine damga vurmuş, özellikle İslamcı/muhafazakâr kadınların din anlayış ve yaşayışlarını yönlendirmiştir. Söz konusu yaklaşımı ile hemcinsleri üzerinde etkili olmanın yanında düşünce ve fikirleri ile geleneksel din ve kadın anlayışına sahip erkekleri de rahatlatmıştır. Şule Yüksel Şenler, kadınların aile içi rol ve statüleri başta olmak üzere, eğitim, sosyal hayat, çalışma hayatı vb. hususlarda nasıl bir davranış içinde olmaları gerektiğine yönelik görüşlerini paylaşarak idealize ettiği anlayışın toplumda yaygınlaşmasına öncülük etmiştir. Kadının yaşamını sürdürürken erkeğe olan itaatini ve ihtiyacını vurgulamış, bir noktada birey olarak kadının ayakta durmasının mümkün olmadığını kendi düşün dünyası çerçevesinde izah etmiştir. Özellikle kadınların giyim tarzları üzerinden analiz ve değerlendirmelerde bulunan Şule Yüksel Şenler, buna bağlı olarak Müslüman Türk erkeklerine yönelik değerlendirmeler yapmaktan da geri durmamış ve kadınlarının ve kızlarının giyim kuşamları üzerinden erkekleri de kategorize etmiştir. Bu çalışmada, Şule Yüksel Şenler’in nasıl bir aile ve kadın anlayışına sahip olduğu, Türk toplumunda yaşanan değişim sürecine yönelik nasıl bir tutum ortaya koyduğu ve değişim sürecinden etkilenen aile ve kadınlara dair yaklaşımları ele alınmıştır. Çalışmada Şenler’in kaleme aldığı eserleri merkeze alınmış, dokümantasyon yöntemi ve sosyolojik bakış açısıyla analizler yapılarak yorumlarda bulunulmuştur.
Family and women are among the fundamental issues that sociology focuses on. It is a reality that the issue of women has been addressed from various sociological perspectives in our country. The transition process of Turkish society from a traditional to a modern lifestyle has been discussed and continues to be discussed with an emphasis on the issues of family and women. The process of change experienced in Turkish society has been evaluated and interpreted differently by various social segments. Therefore, while some analyze the changes experienced in Turkish society through the individual and social gains of women, others see them as a disintegration in society’s values and norms and try to resist or reverse the change. The members of the Islamist/conservative ideology are at the forefront of the social segments that read and interpret the process of change experienced by Turkish society through women. The members of the said ideology have argued that the process of change experienced will weaken the traditional roles of women. They have adopted the basic principle of referring to religious arguments while formulating their thoughts. Because they are aware that the phenomenon of religion is one of the most functional factors in Turkish society. At this point, Şule Yüksel Şenler stands out with her views on the impact of the process of change experienced in Turkish society on women. She has been influential through her works, which were written in order to protect and reproduce traditional life patterns based on the idea that women are negatively affected by the process of change. She believes that the process of change causes serious social disintegration in the traditional status and roles of women. As a woman, Şule Yüksel Şenler has left her mark on the religious intellectual landscape of her period with her feelings and thoughts, especially with her unique style of dressing, and has directed the religious understanding and lifestyle, especially of Islamic/ conservative women. In addition to influencing other women with her approach, she has also resonated with men who hold traditional religious and feminine values through her thoughts and ideas. Şule Yüksel Şenler has pioneered the socialization of the idealized understanding by sharing her views on how women should behave in matters such as their roles and status within the family, education, social life, work life, etc. She has emphasized women’s obedience and their need to depend on/rely on men while continuing their lives, and at one point, she has explained within the framework of her own worldview that it is not possible for women to stand on their own feet as individuals. Şule Yüksel Şenler, who has analyzed and evaluated especially women's clothing styles, has not refrained from making evaluations about Muslim Turkish men and has categorized men according to the clothing styles of their women and girls. In this study, what kind of family and women understanding Şule Yüksel Şenler has, what kind of attitude she puts forward towards the process of change experienced in Turkish society, and her approaches towards families and women affected by the process of change are discussed. In the study, Şenler's works are taken into the center, and analyses are made using the documentation method and a sociological perspective, and comments are made.